filmi indirip izledikten sonra çok beğendim. daha sonra ufak bir araştırma yaptım ve filmin nisan ayındaki 25. uluslararası film festivalinde yönetmenin katılımıyla gösterime gireceğini öğrendim.
2005 toronto en iyi kanada filmi
1970'lerin montreal'i, insanı havalara uçurtan rock müziği ile çılgın pop kültürüne bulanmış ve isyankâr, farklı bireylere karşı hoşgörüsüzlükle doluydu. kanada'nın yabancı dil kategorisinde en iyi film adayı olan, çılgıncasına eğlenceli bu büyüme öyküsü, sert ve kaba dört kardeşi ve katı, hemen parlayıveren ama sevgi dolu babasıyla birlikte yaşayan eşcinsel bir delikanlıyı anlatıyor. tabii ki onun, bir manken gibi giyinip tanrı yerine david bowie'ye dua etmeyi tercih etmesi, işini zorlaştırıyor. quebec'te gişe rekorları kıran c.r.a.z.y., david bowie, pink floyd, rolling stones ve daha birçok rock efsanesinin şarkılarıyla bezeli.
* yönetmenin katılımıyla
gösterim tarihleri:
11 nisan 2006 salı 21:30 emek sineması (gala)
14 nisan 2006 cuma 21:30 rexx sineması
25. uluslararası film festivali hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın.. http://www.iksv.org/...
----spoiler---
babaları gervais'in pattsy cline'ın en sevdiği şarkı olmasının dışında ailenin 5 çocuğunun isimlerinin baş harfidir. christian, raymond, antoine, zachary, yvan
----spoiler---
---filmden alıntı----- (spoiler da diyorlar)
annesinin ve babasının isteklerinin tam zıt olan bir genci anlatmakta
annesi oğlunun seçilmiş olduğunu iddia eder, çocuk ise ateist olur.
babası homo olsun istemez eleman ise...
---filmden alıntı-----
müziklerinde pink floyd, david bowie, the rolling stones `jefferson airplane gibi eski klasikleri barındırmakta. *'in odasında duvarın deseni )" onmousedown="return bkc('961198','zac%21%3Azachary%21%3A%5C%27in+odas%FDnda+duvar%FDn+deseni+')">zac*'in odasında duvarın desenidark side of the moon` albümünün kapağıdır.
gerek müzikleri , gerek konusu her yönüyle tek kelimeyle mükemmel bir fransız filmi.aile baskısının nelere sebep olabileceği,kaş yapayım derken nasıl göz çıkartılacağı çok doğru bir biçimde işlenmiş.izlemeyen kalmasın dedirten bir filmdir.
filmin orjinal adı isec.r.a.z.y'dir.
orjinal adı c.r.a.z.y. olan, 2005 yılı, jean marc vallee yapımı bir filmdir.
komedi sanarak izlemiştim fakat ağırlıklı olarak aile dramı denilebilecek türde.
c.r.a.z.y.'nin açılımı cristian, raymond, antoine, zachery ve yvan, yani ailenin çocuklarının ismidir, büyükten küçüğe.
toronto festivalinde en iyi film seçilmiş.
küçük bir not zachery'yi oynayan marc andre grondin akıllara zarar.
yaygın kanının aksine bir kanadalı olan jean-marc valleé'nin yönetmenliğini yaptığı; 2005 yapımı, kara mizahın en seçkin örneklerinin sergilendiği dramatik bir kanada filmi.
80'li yılların hippi akımını ve aile içi dramını konu alan çok başarılı bir filmdir. yanı sıra soundrackleri de tadından yenmez. pink floyd'un en güzide eserleri seçilip, mükün mertebe her kareye yerleştirilmiş. izledikten sonra insana ''ahh be işte ben bu zamanların adamıyım'' dedirtir.
2006 istanbul film festivalinde yönetmenin katılımıyla gösterime giren canada yapımı film. festivalde izleme fırsatı bulamadım ve aylar sonra elime dvdsi geçince hemen koyuverdim dvd player ıma, aldım kolamı cipsimi ödül avcısı bu filmi bir avazda keyifle izleyiverdim.
zac 5 çocuklu bir ailenin 4. çocuğudur. aile'nin babası 5'i de erkek olan çocuklarıyla erkeksi bir gurur duymaktadır ancak içten içe babasına deliler gibi hayran olan zac, aslında babasına göre yeterince erkeksi değildir. zac bir yandan kendisini babasına kabul ettirmeye çalışır bir yandan da iç buhranları ile savaşır. kendine ve ailesine gay olmadığını inandırmayı dener ama gün gelir gerçeği kabullenmek zorunda kalır.
filmin kurgusu ve müzikleri aldı götürdü. mutlaka izlenmeli.
not: ütüyle saç düzleştireni görmüştüm de ütüyle tost yapanı ilk bu filmde gördüm
crazy bir dönem filmi olmasına karşın her zaman izlenebilecek filmlerden biri. bir kere little zachary inin her türlü halleri, davulun başında yılbaşı pozu, büyük zachary inin her türlü hissini istediği gibi izlemesi, o bir tutam sarı saç, isaya yeni bir yorum.özellikle müzik seçimleri. patsy cline nin crazy sini döne döne dinlemekten geldiğim hallere, emmenez moi fondip yapıyor.
mükemmel hikayeyi geçin, 70 leri sevenleri memnun ederliğini gözden çıkarın, ütülenmiş tost da ne ola merakınızı da yenip kendinize bir iyilik yapıp bu filmi izleyin. yarın ne olur ne olmaz.
dönemleri ve tarzları, o zamana ait dokuları çok iyi vermiş bir film, kudüs ve odayı boyama konusunda kişisel ilham kaynağı da olmuştur. film hafif gibi gözükse de aslında izlenmesi gereken zihin açıcı filmlerden biridir.
son yıllarda seyrettiğim en iyi 10 film arasında rahatlıkla yer alan yapıt.
kanada'nın quebec'inden son zamanlarda çıkan başarılı bir diğer film. diğeri için (bkz: barbarların istilası)
şarkılarına mı yanayım, öykülemesine mi biteyim, filmi mi seyredeyim??? ne yapayım?
sadece müzikleri için dahi izlenebilecek bir filmdir. zaten gayet şahane olan şarkılar alınıp, sahnelere öyle bir cuk oturtulmuştur ki, artık her emmenez moi dinlendiğinde filmdeki baba ve her fırsatta bu şarkıyı söyleyişi, her 10 15 saturday night dinlendiğinde düğünde şirin şirin dans ettikleri sahneler gelir insanın gözünün önüne. böylece filmi izleyip bitirdikten sonra dahi tadını almaya devam edersiniz.
2006 istanbul film festivalinde gala gösteriminde yönetmeni jean-marc valleé'nin konuşmasının sonunda filmde 6 yaşındaki zac'i canlandıranın kendi oğlu olduğunu söylediği anda emek sineması az kalsın alkıştan yıkılıyordu.
aniden ağlatan, terbiyesizce bunu birkaç defa yapan, ardından mest eden, kudüsten gelen bir kartın yere düşme sahnesinde senaryoyu yazan ve yönetenin bile hayal edemeyeceği kadar etkileyen bir film.
başarısı çok net.
herhangi birisi bana bi' film danıştığında ilk söylediğim filmlerin başında c.r.a.z.y. olduğunu farkettim. kurgusuyla, müzikleriyle, übersonik oyuncularıyla..
allah kahretsin demeyim diyorum ama neden bu filmi öneriyorum söylemeden edemeyeceğim: shine on you crazy diamond yahu. bu kadar mı güzel gösterilir. yahu ne deyim ki. off nasıl bi' ilahidir o. başlık şaşırdım galiba. bi' dk. heh durun;