belki ilginizi çeker
  1. · romantizm
  2. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  2. · sözlük yazarlarının hayalleri
  3. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  4. · her yerinden öpüyorum rüştü
  5. · domuz gribi
  6. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  7. · günün tek şarkılık özeti
  8. · şenol güneş
  9. · umut sarıkaya

cıvık ve yapışkan romantizm  

  1. yaa off. sikicem artık ha. yetti bitti ya. ulan herkes şair olmuş başımıza. bi de hepsi aşk şairi olmuşlar. sabahtan beri 4 kişi msn'den şiir yolladı. "okusana abi nasıl olmuş?" diye.

    basmakalıp cümleler. sırf cix görünsün diye götten sallama betimlemeler.

    "aşkım ben sensiz napcam yaff" tadında dizeler. kişilik haklarını sikerekten birinin iki dizesini aynen koyuyorum buraya:

    "niye gittin ki
    ben çok seviyodum seni."

    bir şey de diyemiyorsun ki adama. berbat desen bi türlü demesen bi türlü. ama hakkaten gına geldi artık. romantizmin en cıvık, en iğrenç, en çekilmez doruklarında geziyor gençlik.

    ne zaman facebook'a girsem bir sürü yeni yazı paylaşılmış. bi okuyayım diyorum anasını satayım belki ufkum genişler. 100 yazı eklendiyse 99'u aşk, terkediliş muhabbeti. hem de bir o kadar cıvık bir anlatımla. şiirler resmen iğrenç bir koku gibi üstünüze siniyor, yapışıyor.

    bu iğrenç romantik gençlik akımına bir isim bulunmazsa ayıp olur. işte tüm bu anlatılanlar cıvık ve yapışkan romantizmin tanımıdır. literatüre girmeli.

    alın benden size şiir:

    "yaa bebişim niye yazıyonuz siz şiir ya
    gelin pes atalım."

    not: küfür seviyemi aştığım bir giri oldu ama özür dilemiyorum.
    (onurene, 24.06.2009 14:05)
  2. insan her şeyin ölçütü olunca, insandan kaynaklanan her şey'lerden biri olan romantizmde de ölçüt yine insan oluyor, düz, dümdüz mantıkla. ve bu gerçek bizi, hiçkimsenin, içinde bulunmadığı, taraflardan herhangi biri olarak yer almadığı bir ilişkinin (aşk en az 1, en fazla 2 kişilik bir şeydir) romatizm kalitesini başka herhangi bir ilişkininkiyle kıyaslayamayacağı gerçeğine götürüyor. işte tam da bu noktada, gerçekliğin, doğruluğun, samimiyetin, romantizmin ifadesi için kullanılacak kelimelerin, jest ve mimiklerin, hatta susuşların "kalitesini" tümüyle mevzubahis taraflar arasındaki alışverişin neticesi belirliyor ve yine bu ilişkinin kendine has dinamiklerince romantizmin miktarı ayarlanıyor. bundan ötürüdür ki, "aşkım ben sensiz napcam yaff" ya da "niye gittin ki/ seviyodum ben seni" cümleleri de hakiki bir romantizmin tezahürü sayılabilir, hatta öyledir. abartmak gibi olmasın, "seviyorum lan seni orrospu" bile bu söylediğim sözler ışığında gerçek bir romantiklik gösterisi olarak kabul edilebilir.

    ve en nihayetinde herkes cemal süreya veya nazım hikmet olamıyor. ahmet selçuk ilkan bile olamayanımız var. aramızda maden işçisi emeklisi nurettin amcalar, aşık ve mahalle kabadayısı osman ağbi'ler, okuma yazma bilmeyen ama özünde pek duygusal, pek romantik, pek gönül adamı neriman abla'lar, ilkokuldan terk platonik aşıklar da bulunuyor ve sevmek söz konusu oldu mu haliyle romantik olmaya çalışıyorlar. süslü olmayan, ama -iyi niyetle ve güzel bir niyete hizmet etmek adına- süslemeye çalıştıkları kelimelerle az okumuş olmalarının ya da harikulade şiirler yazamayış olmalarının romantik olmaya engel olmadığını, teknik ve edebî açıdan edebiyatta söz sahibi olmayı romantikliğin gereği olarak görmediklerini bilerek, düşünerek, ya da bunları düşünmeyi bile akıllarına getirmeyerek kendi romantizm anlayışlarını gayet tabiî ifade ediyorlar. çabalarına saygı duymak, çabalarını dikkate almak gerekiyor. neticede seviyorlar.

    ayrıca romantizmden bahsederken, söze "ya offf. sikicem artık ha..." diye başlamak da pek hoş olmuş, belirtmeden edemedim.
    (karşı, 21.07.2009 22:20 ~ 22:39)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil