belki ilginizi çeker
  1. · erkeklerin ceplerinde bulunan şeyler
  2. · kefenin cebi olsa ilk konulacaklar
  3. · kızların çantalarında bulunan şeyler
  4. · cep telefonunu masaya koymak
  5. · kadınların çantasında bulunmayan tek şey
  6. · çıtçıtlı cüzdan
  7. · cüzzam
  8. · cartera
  9. · devamlı kaybedilen şeyler
  10. · babun film
gündem
  1. · fotoğraf makinası olmayan japon
  2. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  3. · her yerinden öpüyorum rüştü
  4. · cehennemin girişinde yazan söz
  5. · mutluluk veren küçük şeyler
  6. · the twilight saga new moon
  7. · colin kazım richards
  8. · gemi
  9. · sözlük yazarlarının kehanetleri

cüzdan  

  1. para taşıma çantası.
    zaman zaman pazarı canlandırmak için furyalar çıkar ortaya.

    (bkz. uzun cüzdan)
    (bkz. mikro cüzdan)
    (bkz. kredi kartı cüzdanı)
    (bkz. kadın cüzdanı)
    (bkz. çıtçıtlı cüzdan)
    (bkz. klasik cüzdan)
    (chete, 31.03.2004 19:16)
  2. george constanza'nın şeker dahil herşeyini içinde taşıdığı, sekreteri ve hayat arkadaşı
    (invisibleruh, 12.05.2004 11:59)
  3. çaldırma konusundan herkesin usta olduğu para taşıma çantası.
    (pudra, 12.05.2004 19:09)
  4. yıllar geçtikçe inceltme ihtiyacı hissettiğim, kimlikler, banka kartları ve para dışında hiçbirşey koymadığım erkek çantası
    (mavio, 29.06.2004 18:28)
  5. para kredi ve banka kartı kimlik gibi şeyler dışında genelde fotoğraf da taşınan küçük çanta
    (dydm, 29.06.2004 18:59)
  6. cepçi arkadaşlarımızın ekmek parası konumunda bulunup içinde bir şey yokkken bi boka yaramayan varlığımsı.
    (sunburn, 16.04.2005 14:25)
  7. içine para konan tercihen deri minik çanta.
    (thebibe, 24.03.2006 01:17)
  8. www.babun.org da bu isimde oldukça komik bir matrix düblajı yer almaktadır.
    http://www.babun.org/...'den indirilebilir.
    (saçmaladı yine bu, 05.03.2007 02:25 ~ 02:27)
  9. arka cebe konularak taşınması, oturma bozukluğuna bağlı olarak bel ağrısı rahatsızlığına sebep olan para taşıma cüzdanı.
    nitekim gazetedeki bir haberde, kenan evren, bel ağrısı şikayetiyle gittiği doktorun, cüzdanınızı arka cebinizde mi taşıyor musunuz, bir de diğer türlü deneyin tavsiyesiyle sağlığına geri kavuşmuştur.
    (gergedan, 09.03.2007 19:40)
  10. hırsız icadıdır. niye tüm değerli şeyleri aynı yere koymak zorundayız biri bana anlatsın lütfen. hayatta cüzdanda taşıyacak param olmadı o da ayrı konu tabi. karşıyım.
    (bergerac, 25.06.2007 12:20)
  11. çantadan daha pahalı olan şeydir. gidin sorun, valla bak. çantayı bozup 10 tane cüzdan yapıyorsunuz, sonra 5 katı para kazanıyorsunuz. adaletin bu mu dünya?
    (blue danube, 25.06.2007 12:24)
  12. yurdum insanının doğru düzgün kullanmadığı eşyadır. kullanan bir çok kişi de banknotları cüzdana tıkarak banknotların yıpranmasına neden olmaktadır. yepyeni bir şekilde piyasaya sürülen paranın iki el değiştirmesinin ardından mahvolması, sağının solunun yırtılmasının nedeni budur. bu nedenle her ay binlerce banknot imha edilip, yerine yenilerinin basılması gerekmektedir. paranın kağıdı, mürekkebi ve basılma maliyeti göz önüne alındığında göz ardı edilemeyecek derecede kaybımız olmaktadır. bütün bu bilgiler, merkez bankasında çalışan tanıdığımızdan edinilmiştir.

    lütfen artık küçük çocuklar gibi parayı eciş bücüş taşımaktan vazgeçelim. cüzdanda olmasa da doğru düzgün muhafaza edelim...
    (rasputin, 25.06.2007 12:40)
  13. yolda bulunduğu zaman sahibine ulaştırılması gerektiği,isminin uzunluğu kadar gereksiz bir ders olan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenimiz tarafından zikredilir dururdu.en nihayetinde bir gün öğle arası yol kenarında cüzdan buldum.içinde herhangi bir kimlik veya adres olmamakla beraber yüklü miktarda para vardı.ben de bir salih amel yapayım dedim.hocası öğretmenimizin yakın arkadaşı olan camiye götürdüm.ordan ilan eder imam diye düşündüm.iki gün geçti ezandan başka ilan yok.üçüncü gün her namazı niyazında olan mümin camideki klimadan bahsedip duruyordu: '' valla tayyip hoca,otuz yıldır namaz kılarım böyle rüku ya durmadım.allah tuttuğunu altın etsin,iyi ki aldın şu gavur aletini.''
    (uçan tavuklar kümesi, 20.07.2007 20:30)
  14. dikey eksenden bakıldığında -zaman içerisinde- herhangi göt yarımküresi ile birebir parabolik eğime sahip olan süper uyumlu kadim cisim.

    kot pantelunun aşağı kısmını aşındırıp deler geçer sonunda,
    içi boş ya da dolu olsa da.
    bi sor, yeri var mı erenler
    bu ya da öbür cihanda?

    deriyle kumaş, kumaşla deri yanyana..
    ateşle barut bir olunca
    şişkinlik, göt mana eder mi
    kurusıkı ya da sahi altı patlar ses yapınca..
    (esrarengizisyon, 22.01.2008 23:35)
  15. ne zaman aldığınızı hatırlamazsınız bile genelde. ya üzerinden çokça vakit geçmiştir yahut gerçekten önemsemediğiniz bir detaydır bu. bir insanın gizli tarihi yatar onun içinde halbuki. neler neler çıkar uzunca süre kurcalamadığınız vakit o cüzdanın içerisinden.. boş bulunup bir baksanız kim bilir nerelerden nerelere sürükleyecek o cüzdan sizi..

    başlayalım;

    kartvizitler.. bir sürü. eş dostun, tanıdığın iş yerlerinin kartvizitleri. niye taşıdığımı bile bilmem, lazım olmayacağına da adım gibi eminim ama atmaya da hep üşenmişimdir. benim gibi uzunca süredir cüzdanınızı değiştirmediyseniz içerisindeki herşey konulduğu cebin bulunduğu yerden ötürü biraz şekil değiştirmiştir. malum, genelde erkekler oturma organlarının üzerindeki cepte taşırlar cüzdanı. otur kalk, hep ezilen o olmuştur halbuki. avukat bir arkadaşımın kartviziti, askerde şu an kendisi. buralarda tanıdığım ilk insan. abim diyecek kadar çok sevdiğim birisi. yüzümü gülümsetecek kadar çok şey yüklüymüş diyorum baktıkça kartvizite. koyuyorum tekrar hepsini yerine. atmaya üşeniyorum sanki biraz.

    bir akbil. istanbul'da yaşayan bir bünyenin vazgeçemeyeceği bir ihtiyaçtır bu meret. eğer akbiliniz yoksa, dünyanın yol parasını harcarsınız ki istanbul gibi trafiği hem eziyet hem de bela olan bir şehirde bir yerden bir yere gitmek hem zaman ister hem de sabır. öğrenci olmamama rağmen öğrenci akbilim var üstelik. para herkese lazım, nereden kırpabilirsek kardır gözüyle bakıyoruz, bi şekilde bulmuşuz akbili. cüzdanın baş aktörü akbil nihayetinde, onsuz yola çıkmak yarım kalmak gibi birşeydir benim için, başka istanbullular ı bilmem.

    kredi kartı var bi tane. o da öğrencilik zamanlarımdan kalma. çok sık kullanmak zorunda kalmadığım için sanırı bir şükrü hakediyor bu durum. nice insan bu kart borcu yüzünden sürüsepet sıkıntı içerisindeyken üstelik. bi adette bankamatik kartı var, çıkan yasa gereği artık elden alınmadığından maaşlar bankada şahsa ait hesaba yatıyor ya, maaş kartı diyor insanımızda buna. işimde var bu açıdan bakarsak, bir şükür sebebi daha. nice insan iş diye kıvranırken dışarıda.. birazda nakitim var, ay sonu gelmek üzere cebimde hala para var. hayatta beni utandıracak soruların başında gelmiştir her daim cebimde kaç para olduğunun sorulması. bu yüzden annem babam bile bilmez ne kadar param olduğunu benim. tutumlu olduğumu söylerler nitekim ay sonlarına para arttırabildiğime göre, sanırım öyle.

    para diyorlar bu kağıt parçalarına. hiç canları yok üstelik, yırtıldığında tüm forsları sönüyor. dosya kağıtlarından farkı devlet tarafından alım gücünün yüklenmiş olması. ve bu kağıtlar kimde çoksa, onun yaşam kalitesi daha yüksek. kazanılması bi dert, varken kullanması bi dert. yeryüzünde bir insan evladı yoktur ki para yüzünden sıkıntıya düşmüş olmasın. halbuki kağıt parçası, tapınılacak hiç bir yanı yok. kim niye bu kadar bir anlam yüklemiş buna, niye yapmış böyle bişey çözemedim hiç.

    kimlikler.. çok tipsiz bir fotoğrafa sahip bir hüviyetim var. liseye başlarken çekilmiş taa fotoğrafı, bıyıklarım terlemiş. kesmemişim bende hiç, öylece fotoğraf çekinmişim. bakmaya üşenecek kadar sevmediğim bir resmi evraktır bu yüzden kimlik kartım. ehliyetimi kullanmaya daha çok elim yatkın fotoğrafından dolayı. birde sigorta kartı var. başıma bir sağlık problemi üşüşse, devlet tarafından bakımımı üstlenileceğinin garantisi sözde. ücretimden kesilen vergiler, primler kurulmuş sistem üzerinden devlete yeni bir kaynak oluyor işte. ilerde de aylık olarak ödemeyi planlıyor benden kestiği parayı devlet baba. yarına çıkacağımız garanti değilken.. emeklilik..

    fotoğraflar.. eskiden daha çoktular gerçi, şimdi sadece iki kişinin fotoğrafı var cüzdanımda. birisi benim, yeni traş olmuş halimle çekilmiş bir fotoğrafım, parlak halim bana bakıyor. diğeri sevdiğim kızın fotoğrafı, cüzdanı ilk açtığımda gözüme ilk çarpan o oluyor. onda da benim bir fotoğrafım var ama bir çocukluk fotoğrafım. fotoğraftaki tipim ise tam bir haydut tiplemesi. çocukken nasıl bi psikolojik yapıya sahip olduğumu apaçık ortaya koyuyor. gülümseme sebebi oluyor kız arkadaşım için. onun fotoğrafı da benim için öyle, her gördüğümde 'işte ben bu kızı delicesine seviyorum' diyorum. bir şükürlük durum daha işte. şükrediyorum bende allah a, böylesine bir kız arkadaşım olduğu için şükrediyorum.. gülümseyerek kapatıyorum cüzdanı.

    bir kişinin kısa öyküsünü dinlediniz.. iyi günler.
    (biloperat, 23.08.2009 17:04 ~ 17:08)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil