fiskobirlik'ten yediği müthiş çalımla feleği şaşmış kişidir.
şöyle ki bu
zapsu kişisi başbakan
* şahsiyetinin danışmanıdır, yani teoride bir mesele ona danışıldığında ülkenin menfaati(kendi cebininki değil) doğrultusunda tavsiyelerde bulunması gerekir. nitekim kendisi depolardaki fındıkların satılması konusunda başbakana tavsiyede bulunmakla kalmamış alenen baskı yapmış, hükmet de depolardaki fındığın tez vakitte elden çıkarılması, yoksa çok zarar edileceği yönünde
fiskobirlik'e baskı yapmaya başlamıştır. fındığın satılmasının zaralarına olacağını ne dediyse dinletemeyen yarı özerk yarı devlet kurumu olarak düşünülebilecek
fiskobirlik yapılan baskılara dayanamaz ve fındığı elden çıkartmaya karar verir(baskılar hakkında biraz bilgi sahibi olabilmek için
@849103). ama
fiskobirlik beklenmeyecek bir çakallıkla sattığı fındığı alt firmaları aracılıyla yine kendi alır, daha sonra da fiyatlar yükselince tekrar satarak hayatının karını yapar.(yani özetle zapsu'nun cebine girecek para fiskobirliğe yani fındık üreticilerinin kooperatifine kalır)bu olayların üzerine zapsu da kedinin ciğere baktığı gibi bakabilmiş, yediği çalım karşısında küplere binmiş, çareyi yine tayyip ağabeyine koşmakta bulmuştur. sonuç olarak zapsu kişisinin cepleri bomboş kalmış ve kendine yeni iş alanları(!) aramaya başlamıştır. mesela amerikayla gizli görüşmelerde bulunmak gibi!!!
(bkz:
bilmem anlatabildim mi)