1. ilkokulda tüm öğrencilerin başına gelen işkence metodu. "bugün öğrendiğimiz kelimeleri cümle içinde kullanalım." çocuk kelimenin anlamını bilmiyor ki cümle içinde nereye koyacağını bilsin. işin sonunda saçma sapan cümleler çıkar ortaya.
    ben küllük gördüm.
    babamın harddiski var.
    afacanların bu cümleleri yazarak adam olmasını isteyenlere selam olsun.
  2. bu sistem yabancı dil öğrenmekte olan öğrencilere de uygulanır ayrıca. orta hazırlıkta okurken yeni öğrendiğimiz ingilizce kelimeleri cümle içinde kullanmaya çalışırdık. "to put (koymak)" ile ilgili bir cümle kurması gereken arkadaşımız "i put my teacher" cümlesini kurmuştu da coşmuştuk hepimiz.
  3. aynı zamanda cem yılmaz espirilerine malzeme olmuş türkçe öğretme yöntemlerinden birisi.
  4. "sevdiğim kelimeler: bla bla bla ... dır" diye birden çok kelimeyi aynı cümlede kullanabildiğimiz türleri de mevcuttur.
  5. ilkokulda yapılan, anlam kabiliyetini kökleyen iş. okuma parçalarında geçen kelimenin anlamını daha iyi kavrayabilmemiz için, öğretmenlerimiz bu şekilde ödevler verirdi bizlere. (bkz: ilkokul öğretmeni)

    - azurcum şimdi bu kelime listesini al, anlamlarını bul cümle içinde kullan. yarın kontrol edicem. itü sözlükte'ki bizi uzaylı sanan girilerden kopya çekmek yok ama.
    + eyw örtmenim.

    ek: spyder'in eşsiz bir yorumu var bu konuya dair, müzeden taşıyım istedim.
    (bkz: http://www.itusozluk.com/...)
  6. bir kelime bir işlem yarışmasında kelime bulunduktan sonra onun doğruluğunun sağlanması için gerekli sağlamayı yapmak
  7. ilk ya da orta okulda, gerçi şimdi ikisi ilköğretim oldu ama bizim zamanımızda... neyse konuyu dağıtmayalım, biz küçükken yeni öğrenilen kelimeler cümle içinde kullanılırdı pekişsin diye ama komiklik çıkardı ortaya sadece. (bkz.yukarıdaki örnekler) hele ingilizce hazırlık sınıfında "i'm from sedat" şeklinde hevesli bir telaş ürünü komiklikler olurdu. ne güzel günlerdi.. şimdi anca formulü soru içinde kullanıyoruz. kahrolsun diferansiyel! pis acımış ya