hal hatır soran, kıymet bilen güzel insan güzel yazar. valla billa laf olsun diye demiyorum. işten güçten zamanım artınca yazılarını takip ettiğim ender yazarlardan. itü sözlük chat e ne zaman girsem gözlerim bu nicki arar oluyor. hoşsohbet arı demiyeceğim çok klasik olacak çünkü. fakat sohbeti gerçekten uykusuz geceler için bire bir.
söylediği bazı sözler ve verdiği akıllar ile resmen gözümü açan kişilik. koca bir teşekkürü hakediyor zaten ama bana söylediklerini kendisi de gerçekleştirebiliyor mu orası ayrı bir muamma. güçlü insan, bir nevi acıların adamı pozisyonu da üstleniyor ama muhtemelen benden başka da anlayabilen çıkmaz zaten bu adamı. bu konuda ona saygım sonsuz. en azından bu yolda yalnız değil.
eliflere olan sevgimiz çok yüksek seviyede seyretmekte. [ki zaten tanışma sebebimiz bile olabildi] lakin; allah ona sadece sabır versin diyorum. dünya sınav dünyası bunun farkında olduğun müddetce her şey aşılır, aşılacak da yalnız karamsarlıkdan uzak dur bu en önemlisi.
hiç on numara olamamış ve olamayacak ama yedinin de altına düşmeyecek kişi.
ıskalayan adam bir nevi hani yolda yürüsende zafer sayılır ya bazen işte onunla övünecek olan yeri geldiğinde.
kazanırsa şampiyon olacak takımın onsekiz kişilik kadrosunda olan ama ilk onbirine giremeyen yani iyi bir yedek olan maçı rolantiye alınca oyuna alınan, pozisyonda yakalayan ama atamayan atsa çok sevincek olan ama golü yapayan yinede takımı kazanıp şampiyon olan, bütün maçlarda oyuna sonradan girdiği için takımla bir türlü birlik olamayan, içinde bulunduğu takım şampiyon olurken o kendi içinde katkısı olmadığını düşünüp -diğerleri- sevinirken bir tarafı ile mutlu görünmeye çalışıp diğer yanı ile kendine sorular soran.
çölde kutup ayısını bekleyen bedevi misali nasıl olsa gelecek diyip hiç birşey yapmayan, "-öyle olur mu çabalamak lazım" diyip tam işe başlayacakken, eli s.k.nde bir kutup ayısı karşısına çıkıveren.
kullanılmak artık onun için sıradan olan ve bunları çok sonraları fark ettiği için istede elinden bir şey gelmeyen.
ilgi istemeyen ama ilgisiz kalmanında sınırları olduğunu bilen, sınıra geldiğinide ise -kalabalığın çarpıp- sınır dışı ettiği "-ulan niye ittiniz" diye serzenişte bulunurken "-abi görmedik valla" cevabı alan.
ne istediğini bilen ama söylemekten korkan "-kendileri bulsun ben söyledikten sonra anlamımı kalır ki..." diye düşünürken kendileri hiç bulamayan
sıkılmış, dertlenmiş ama kendine dert ettiği -küçük- şeyleri kendi kendine değil bir nevi bir gücün onun böyle olmasını istemiş gibi olan, dışardan kendine baktığında "-hayır burda yanlış yapmış - düşünmüş-ü" çok rahat söyleyebilen bunları bildiği halde ordan uzaklaşmaya çalışan ama koşarak kaçtığı yeni bir yerde bu olayın aynısı yada çok benzeri ile karşılaşan sonrada çok yorulan, kızan, bezmiş insan