izlemesi en zevkli oyun. 1-2 saat buz hokeyi izlenerek uykuya balıklama dalınabilir. bir arkadaşım o küçük diski görebildiğini iddia etmişti. enteresan bir spordur. nhl var mesela süper. çok güzel filmler de var buz hokeyi üzerine. (bkz: ducks)
televizyondan izlerken puck* görünmüyor, ne biçim spor bu, hiçbir şey takip edilmiyor dedirten ama arenada izlendiğinde keyiften ağızda salya birikimine sebep olan süper oyun. ayrıca belli bir süre izledikten sonra da puck eye* gelişir kişinin ve tv de de rahatlıkla izleyebilir olur.
isveç, finlandinya, rusya, çek cumhuriyeti, amerika, kanada ve slovakya bu sporun en güçlü ülke takımlarıdır, torino 2006 kış olimpiyatlarında isveç ve finlandinya finali nefes kesmiştir karşılaşmayı 3-2 isveç kazanmıştır. bu yukarıda sayılan takımların maçları genelde nhl all-star maçı izlemek gibi bir şeydir zaten keyifli olan spor bu vesileyle daha da tadından yenmez olur.
gelmiş geçmiş en süper en bilindik hokey oyuncusu kanadalı efsanevi wayne gretzky dir, şu anda kanada milli takımı başında olan bu insan evladı kendi adıyla anılan hareket ve vuruşlar geliştirmiş, hokeyi bıraktığında 99 numaralı forması tüm nhl takımları tarafından emekli edilmiştir.
son dönemin en parlak oyuncusu ise rusyanın genç hücumcusu ovechkin* dir.
temel ögesi puck'ın (bkz: puck) çoğunlukla disk,disque vb çağrışımlarla anıldığı muhteşem mi muhteşem bir oyun...maalesef türkiye'de emekleme safhasını geçememiş oyunlardan biridir...
2 yıla yakın yaptım bu sporu. zorluklarını yazmaya kalksam sanırım 3 günümü alır. türkiye'de extreme sporlar kategorisine giriyor. ama bir federasyonu var. öyle gelişmemişti ki 5-6 sene önceye kadar kızlar ve erkekler aynı ligde oynadı, siz düşünün akıbetini...
bi kere malzemeleri türkiye'de bulunmaz. ciddi zordur bulmak. genelde sipariş üzerine getirtilir ve fiyatlar dudak uçuklatıcıdır. türkiye'de icra şekli şudur. ankara ve kocaeli'nde olimpik yani maç yapılabilir pistler vardır. onun dışında istanbul, izmir ve antalya'dan gelen takımlar göt kadar, sulanarak temizlenen sahalarda antreman yapar. tabii artık izmir ve antalya pistleri bile yok, kapandı. en son izmir takımı ligden çekiliyordu. antalya takımı da çimde çalışıyordu...
bu spor dalının bir de milli takımı var ki akıllara ziyan. 30 gol yemeden maç bitirmeyen cinsten. gururluyuz. elbette oyuncuların suçu değil bu. öyle sporcular düşünün ki sahanın 1/10 u kadar, delik deşik buz pistlerinde antreman yapıyorlar. tüm malzemelerini ve deplasman maliyetlerini cebinden ödüyorlar. sponsor, destek bulmaları imkansız.
eğlenceli bir spor zira vücudun aldığı şekle dikkat etmeli. şahsen 2 sene sonunda benden bir tane daha ben oluşmuştu...
oynaması izlemesinden daha zevkli olan, dünya üzerindeki en zor sporlardan biri. kondisyon, yetenek, çalışma, zeka, şans faktörlerinin hepsini ihtiva eder. sakatlansanız bile, piste dönmek için gün sayarsınız.
sporcuların üzerine giydiği koruma malzemelerinin oldukça fazla olması sebebiyle kişiyi olduğundan 2 kat iri gösteren ve oldukça tehlikeli spor. abim bu sporla uğraşırken kaburgaları çatladı, çenesi yarıldı vs vs.
malcolm gladwell'in outliers isimli kitabında ilginç bir bilgi var: kanada'da hokey oyuncularının ezici bir çoğunluğu ikizler burcundanmış. devamı da balık ve koç olarak geliyor. bunun çok eğlenceli bir açıklaması var. hokeyin milli spor olduğu kanada'da çocuklar 7-8 yaşından itibaren yerel takımlarda oynayıp yetenek avcılarının gözüne girmeye çalışıyorlar. ancak yasalar gereği yerel ligler yaş gruplarına ayrılıyor. mesela 1999 doğumlu çocuklar liginde 1 ocak 1999 ile 31 aralık 1999 arasında doğmuş çocuklar oynayabiliyor sadece. o yaşta bir kaç aylık yaş farkı bile fiziksel gelişim açısından önemli olduğundan ocak, şubat ve mart aylarında doğan çocuklar kendi liglerinde daha avantajlı oluyor ve yetenek avcılarının daha kolay gözüne giriyorlar. bir defa bu ilk elemeyi geçtikten sonra da doğum ayı bazında oluşan dengesizlik gençler ve yetişkinler liglerinde de devam ediyor.
dikkat edilmesi gereken nokta yılın başında doğan çocukların daha yetenekli olmadığı. sadece ilk eleme sırasında rakiplerine üstünlük sağlıyorlar ve sonrasında da muhtemelen daha iyi imkanlar, daha kaliteli takımlar ve daha çok maç yapma şansı edindikleri için bu şansa dayalı avantajı sürekli hâle getiriyorlar. oyuncunun içindeki potansiyeli göreceğini varsaydığımız yetenek avcılarının en azından yaş faktörünü göz ardı ettikleri açık. sırf bu sebepten dolayı, kanada'daki ulusal hokey takımları alt yapılarını neredeyse mümkün olan yetenek havuzunun yarısından seçiyor diyebiliriz. başka bir deyişle yılın ikinci yarısında doğan çocukların fiziksel gelişimden kaynaklanan -bir iki yıl içerisinde kayolacak- dezavantajını dikkate almayı başarabilen bir takım bir anda iki kat daha fazla yetenekli aday arasından seçim yapma şansı kazanır.
türkiye'de basketbol veya futbol konusunda benzer katı yaş kısıtları var mı bilmiyorum. ancak tahminim olmadığı ve bizim liglerimizde doğum ayına bağlı böyle bir dengesizlik görülmeyeceği. mesela amerikan basketbol liglerinde bu etki gözükmüyor çünkü bir sene seçilmeyen bir çocuk ertesi sene de seçilme ve bu yıl boyunca en az seçilmiş rakipleri kadar çok maç yapma şansı buluyor. buz hokeyi gibi çalışma yapmak için tesislere dolayısıyla da sık maç yapan takımlara olan ihtiyaç basketbol gibi daha erişilebilir sporlarda yok.