soğuğun tadını çıkarmak. şikayet etmeden kendini bırakmak, mutlu olmak biraz da huzur bulmak...eve gidince içeceğin sıcak çikolatayı düşünüp içini ısıtmak...
denize hasret bünyelerin gerçekleştirdiği eylem. ankarada deniz deniz diye tutuşurken, bir solukluk istanbul tadı fırsatınız varsa sıcak lükstür sizin için. içerde oturanlara imrenerek bakarsınız ve titrek sesinizden martılar ki sokak çocukalarıdır denizin dizesi dökülüverir. özdeşleşmek bu olsa gerek...
kadıköy beşiktaş arası sık sık tekrarlanan eylem. önce soğuk hissedilmez ve üst katın en uç köşesine melankolik bir biçimde gidilir, muhteşem istanbul silueti gözlenir,daha sonra hafiften soğuk işlemeye başlar içinize ve bir sigara yakmak istersiniz,en uçtaki rüzgar nedeniyle sigarayı yakamaz ve az gerilere;rüzgarın nispeten daha az olduğu bölümlere kayarsınız hafiften. sigara yakılır,soğukta artık iyiden iyyie üşütücü fakat kabul edilebilir olmuşltur,hafiften uyuşturur insanı,geçmiş gelecek yoktur artık karşı iskeleye kadar,sadece o an ve sigara vardır,her nefeste biraz daha kendi içinize dalarsınız,sona yaklaşıp parmaklarınız sigaranın ateşinden dolayı yavaştan ısınmaya başlayınca gerçek dünyaya dönüş inceden başlar. sigara biter ve o anda biter,akabinde iskeleler atılır...
denize nazır sigara içme sevdasından dolayı yapılan, akla bir o kadar da sağlığa zarar eylem.
belkide;
buz gibi insanlara inat, hayata inat
martılarla paylaşmaktır içindeki sıcaklığı..
mekan istanbul'sa, geceyse, vapurun boğaz köprüsüne bakan yan tarafında oturuyorsan, seni sıcacık sarmalayan sevdicekle diz dizeysen, rüzgar saçlarını uçuşturuyorsa, boğazın ışıkları denizin üzerinde dans ediyorsa, dalga sesleri kendi şarkılarını söylüyorsa, şimdi ölsem yeridir dedirten, tadından yenmeyecek eylemdir.
kendinden geçme, ruhunu temizleme, özünü bulma gibi soyut hallerin dışında, deniz çocuğuzsanız kaçınılmaz son. çnkü iyot kokusu çeker kendine adamı. gerçi istanbulda biraz zordur almak bu kokuyu. fekat sabah erken vakitte duyulduğuna tanık oldum. ayriyetten sigara ve çay pezevengidir bu eylemin.
yalnız yolculuk yapıyorsundur.. her pazar günü olduğu gibi yine içine bir hüzün çökmüştür.. dışarıda oturuyorsundur zaten içeride oturmayı sevmezsin.. birkaç tane martı görürsün uçup gider üzerinden.. "keşke ben de uçabilsem.." diye iç çekersin.. sonra sigara paketini çıkartırsın kalan son sigaranı alırsın içinden ve yakarsın.. ilk çektiğin nefesle beraber sanki o vapur denizin üzerinde değil de bulutların üzerinde senin hayatının üzerinde dolaşıyordur.. görürsün belki geleceğini belki geçmişini o sigara dumanında, yalnız oturduğun o vapurdan..
martılar ve deniz... karşınızda boğaz,yanınızda sevgili... denizin kokusunu nefesine karışmış sıcak sıcak esmektedir yüreğinize doğru.ne soğuk hissedilir o an ne de titreyişiniz soğuktan olur...
buz gibi havada dışarda olacaksın ki soğukla beraber sigara dumanını içine çekebilesin,soğuk havada içtiğin çayla elini ısıtıp çayını 2-3 yudumda içebilesin.tabi ki martıları beslemek ve martı resimleri çekebilmek,kıyıdan uzaklaşırken denize bakıp hayallere dalabilmek için dışarda oturmak gereklidir.
-hay am.na koyayım böyle işin. amma soğukmuş lan.
+öyle deme olum saçlarda geriye doğru yattı birde dalga vurup cool takılırsan.
-hep o filmler yüzünden bu.
+içerideki kızlar bakıyor mu acaba?
-ben çay içeyim bari simit falanda atayımda kuşlara tam olsun.
kafa dumanlıysa,biraz kafayı dağıtmak aslında birazda sakin kafayla düşünebilmek için çok iyi bir yöntemdir.hasta olunması muhtemeldir ama psikolojik olarak rahatlatır.orası kesin.