kimi zaman konfordan ziyade sinir sahibi yapan bölüm. eğer ''fazladan para ödedim bunu insanlara eziyet ederek kuruşu kuruşuna çıkartmalıyım'' zihniyetinde insanlarla beraberseniz; yazık ki ne yazık.
ilk iş olarak gazeteler dağıtılacaktır; hanım teyzemiz tarafından yedi aleme duyrularak
times istenir. ilginç bir şekilde bulunmamaktadır; olmadığı bildirilir. akabinde bir kişi daha times ister. biraz önceki teyzem zaten gözler fıldır fıldır; kulak kesilmiş herkesi takip etmektedir; hemen atlar: ''ay times yokmuş, ben de başkasını okuyamıyorum.'' niye okuyamıyorsun lan; öksürtüyor mu? diye içimden geçirir; gözleri kaydırırım. sonrasında yeteri kadar dikkat çektiğinden emin olan teyzem battaniye ister. yaklaşık 1 dakika 37 saniye kadar bekletildiği için de hostesi herkesin ortasında paylar. teyzenin şarap istemesiyle çilenin devam edeceği anlaşılmıştır. yine haykırarak istediği şarabının gelmesiyle gitmesi bir olur: beyaz şarap önce fazla ılıktır; sonra da fazla soğuk. şarabın hangi ısıda korunması gerektiği ile ilgili bir vaazden sonra
ya sabır çekerek yolculuğa devam ederiz. sonunda kara görünür.
business class'a kontrollerde sıra kolaylığı sağlanmaktadır. bunun için de yolculukta bir davetiye verilir. haliyle de bu görevliler tarafından sorulacaktır. lakin teyzemiz, bundan pek bi alınır; sırada da milleti azarlamaya devam eder. leşbet bir yolculuk da böyle sona erer.
sonuçta gidilecek yer aynıdır ve business class'ta bu tarz kişilerle karşılaşma olasılığınız oldukça fazladır. hem üstüne para öde hem sinir sahibi ol enayiliğini gerçekleştirmemek için aklı olan ekonomiden şaşmamalı.