tercihini köy usulüyle yapan insandır.
köy usulü : özgündür, kendi çizgisinde yaşamaya alışmış, samimiyeti zirvelerde, çevresine göre değil kendisine göre yaşayan kişidir. biri ona kırıntı da hamburgeri bıçakla yiceksin, burger king de ayran istemiyeceksin, bunlar görgü kuralıdır, adaptır derse kıçıyla gülecektir ki bu gülmede de haklıdır zannımca.
ayran denen pek bir nefis, pek bir sağlıklı, pek bir şukela içeceği, içinde ne olduğu belli olmayan, diş ve kemik eritici, şeker ve kimyasal madde dolu, sağlıksız abuk bir içeceğe tercih etmiş kişidir.
çocuguna kola içirmiyen insandır . 5 yaşındaki yavrusunun midesini gazlı içeçeklerle mahvetmek istemeyen ebeveyn davranışıdır.
bir whooper menü bir çocuk menüsü ikiside ayranlı olsun denir.
baba olmak kolay değil insan nelere katlanıyor.
damak zevkine önem veren insandır. ben seviyorsam ayran da içerim şalgam da içerim kıymetli whooper'ın yanında. beni buna göre değerlendirecek insan varsa da, kendisiyle arama hiç düşünmeden koyarım mesafemi.
yalnız tam burda aklıma pulp fiction'dan bir sahne geldi hemen paylaşmak istiyorum:
filmin başları... jenerik'ten hemen sonrası... vincent (bkz: john travolta) amsterdam'dan yeni gelmiş, jules'la (bkz: samuel l. jackson) arabadalar. vincent diyor ki,
.....ı didn't go into a burger king. but you know what they put on french fries in holland instead of ketchup? jules : what? vincent : mayonnaise. jules: goddamn! vincent: ı seen 'em do it. and ı don't mean a little bit on the side of the plate, they fuckin' drown 'em in it. jules: uuccch!
itinayla güzel dilimize çevirelim:
vincent: .....burger king'e gitmedim. hollanda'da patates kızartmasına ketçap yerine ne koyuyorlar biliyor musun?
şimdi burdan anlıyoruz ki, biz patates kızartmasının üstüne mayonezi boşaltırken amerikanlar bize bi taraflarıyla gülüyorlarmış. e mayonez'den de vazgeçelim o zaman. hem de birey birey değil; milletçe! karizmayı ancak kurtarırız.
bir de, bundan yıllar önce, alman bir abi bizim memlekete gelmişti. (o zaman abi olarak görmüyordum tabi, gençlik işte). her neyse, zaman, bizim memlekette red bull'u kırmızı boğa olarak çevirdiğimiz yıllar. ailecek bi mekana gittik abi tutturdu "vodka-red bull" diye. biz sorduk işin aslını öğrendik. "hiç duymadık, burda yoktur istersen kolayla iç" diye teklif etiik. "yok dedi, bi şansımı deniycem". garsona sordu, hatta tarif etti başka marka da olabilir anlamında. garson "bizde yok efendim belki büyük otellerde bulabilirsiniz" şeklinde cevap verdi. biz kimseyi gerzek görmedik, garson krize falan da girmedi o zaman. aslında hangi memleketin insanı gerzek ve ukala hangisi kibar ve anlayışlı bu örnekte görülüyor açıkça. ama biz çok meraklıyız ya vatandaşımızı kıro bulmaya, yapıştırırız hemen hakareti, nasılsa sonuna kadar hakediyordur! (yurtdışında büyük marketlerde ayran bulunabileceğini de eklemek istiyorum)
faydalı not: diyet cola kilo verdirmez, sadece kalorisi yoktur.
edit: başlığı açan kaçmış, bu sebeple yazdıklarım biraz havada kalmış gibi olsa da, boşluklar doldurulduğunda zaten silinen giride nelerden bahsedildiği az çok anlaşılabilir.
pepsi'nin tadıyla ilgili bir sorunu olabilecek insandır. mc donalds'a gidince coca cola içebilir belki. ama buzdan koydurmasın ya yere düşüyor alıyorlar onları koyuyorlar geri falan. nerede dondurdukları belli değil, hem soğuk soğuk içmeyin hasta olmayın e mi evladım...
burger king denen mekan medeniyetin göstergesi olmadığı için zerre umrumda olmayan tesbittir.
ancak gene de dayanamadım, iki kelam etmem gerek.
adama sen ayran içiyor diye köylü dersen, millet de sana güler arkadaşım.
ayrıca köylü şehirli ayrımı içilen şeye göre belirleniyorsa eğer vay halimize. neyse sinirlendim yazamadım daha fazla. nasıl bir şeydir, yurtdışına gidince burgerking'den ayran isteyen kişiye "bizim gerzek" demek. ne zamandır ayran içmek gerzeklik olmuştur.
anneler evde köfte yapınca, ekmeğin arasına soğanın cücüğünü koyup sıcak sıcak köfteleri ekleyip,dilim domatesleri höpür höpür götürürken, ayran içmeyi biliyorsun ama.
ya da bu sıcak havalarda istediğim şeyle içerim ben buz gibi ayranımı. yeri gelir bir tane yanmış simitle içerim, yeri gelir tek dal sigaramla, yeri gelir tansiyonum düşmüş şekilde ayaklarım havada.
ben burger kingden yemem, yiyen adamla özel bir husumetim yoktur, ama böyle ayranmış pıtırcıkmış diye insanları kategorize edince sinirleniyorum ben.
tansiyonum düştü, bir bardak ayram içeyim ben.
allahım yaa gece gece
sinirli sinirli edit: 10 kadar saydım, geçti, niye sinirlendim ki ben şimdi. bir de hey arkadaşım sana söylüyorum konuşurken yüzüme bak.eksile bişey yap.
ayrancıdükkanı bulamadığı için burger king'den içendir. kendisine yardımcı olmak için, ayranbucket adlı ayran dükkanı zinciri açacağım ki, bi daha öyle börgır kink'e mekdanılds'a muhtaç olmasın.
bir takım şekilci zorlamalara yada toplumda -ayy şuna bak -öğğ banal gibi tepkilere hiç aldırış etmeyen insandır bu insan. entellektüel kimliğide varsa bu insanın tadından yenmez. okumuş, tecrübe etmiş ve olayın şekilcilikte değilde bireysel özgürlüğünde, şartlar ne olursa olsun kendi zevkinde varolduğunu kavramıştır. alından öpülesidir. burger king de ayran içmeyi toplumsal bir arada kalma durumu olarak değerlendiren varoşluktan tutunda uzak durulası insan modeliyle bağdaştıran zihniyetlere kapak bir insandır. burger king'de bir fastfood mekanıdır. elemanlarını 7,5 saat çalıştırıp 30 dakika farkla part time sigorta yapan uyanık bir mekan. ayranı dışarıdan çok pahalı fiyata satan da aynı börgır kingtir ki, amacı kardır, şekille falan işi yoktur. türk usülü menüler çıkarıp bakın buda sizden diyende aynı yerdir. madem bir tarz yakalamak yolundasındır, müşteri kitlen ayran içmeyenlere yöneliktir satmazsın benim ayranımı, light kola içerim bende diyesi bir serzenişe neden olanda aynı yerdir. bunu demeyen bir yerde bir müşterinin kalkıp ayranla whooper yiyen beni pis pis süzmesi damarlarında kan gibi dolaşan şekilcilik yanılsamasına yenilmiş ve bu nedenle hayattan doğru dürüst zevk alamadan yitip gideceğini düşündüğüm insandır. aynı insanın dilinden şu sözlerde sık sık duyulur
- kardeşim madem ayran içeceksin git yan tarafta köfteci ali usta var orda ye yemeğini, beni burda strese sokuyorsun?
bahsedilen yer sanki 5 yıldızlı platinumdur da aynı insan menüdeki garip garip bir yığın ismin yerine -ver bir kuru demiştir ve olayı bitirmiştir. gözde bu kadar büyütülmemelidir. ateşte ızgaradır sadece, olayı bu. aksama kadar çalan subliminal müzik ve ortamdaki kalın enseliler seni yanıltmamalıdır. sipariş verdiğin konsolun arkasına doğru kulak kabartıp dinlediğinde yine bilindik sesler duyarsın, -gel ahmet, -yıka mehmet, -hatasız kul olmaz, -arabada beş evde onbeş.
bazı bünyeler tarafından baldır, göt açanın çağdaş, lahmacun, döner yiyen, ayran içenin kıro, maganda olarak algılandığı cânım türkiye'mde etiket yemeye hak kazanmış son üründür. bu insanları zaten model model yapıyorlar. hepsinin ne yapacağı belli. önceden kurulmuş geliyor bunlar. burger king'de ayran içen camıştır, minibüste tutamakları tutan eşcinseldir... kaçarı yok!
güzel kardeşlerim; hepimizin bildiği gibi ayran bir içecektir en nihayetinde. geleneksel mis gibi bir içeceğimizdir. bunu da burger king gibi büyük bir firma da menüsüne koyuyor ise bunu dileyen içer... çatır çatır da içer, sike sike de içer. bunu görüp atıp tutan da ne zıkkım istiyorsa onu içer. "aaay şuna bak ayrann içiyoo koylüü" gibi altintop'umsu tepkiler vermenin manası da yoktur kanımca. bu herkese "koylü" deme hastalığı da zaten altintop'un has bir "koylü" oluşundandır. bu formül tabii ki ota boka "ezik" diyenlere de uygulanabilir.
öyle ne baldır açmayla, gazoz içmeyle çağdaş olunuyor, ne de ayran içerek, döner yiyerek ilkel bir doğulu. ama biz hiçbir sikimin ayrımını yapmadan atıp tutmaya bayılırız. hobimiz bizim.
nerede olursa olsun çoğunlukla ayran içmeyi tercih eden kişidir * ya da o an canı ayran istemiş ve alıp bir güzel tadını çıkara çıkara içen kişidir. bunun olduğunuz yerle gökle bir alakası yoktur. ayrıca sana ne dir.