26 yıl önce bugün dünyaya gelmiş olan yazardır. evde kalmış kız kurusudur. yaşını ulu orta söylediğim için de bana bi düzine laf edecektir muhtemelen. cevaben sıradaki şarkıyı kendisine armağan ediyorum:
ne var sen üstüme mırıldıyisen
sanki paslanmışsın cırıldıyisen
sesinde çıkmıyir hırıldıyisen
benzinsiz çakmaklara benziyirsen
duygu insanı, kafası karışık sevecen yazar. evliya çelebi gibi o şehirden o şehire koşan hoca hanım...
seni çok seviyoruz, ömür boyunca da mutluluklar diliyoruz.
(bkz: nice yıllara)
1 ay kadar önce bana feci ayar vermiş yazarımız. biraz istenmeyen bir şekilde başlayan diyaloğumuzun bugün vardığı nokta "allah bozmasın" dedirtmektedir. ayrıca kendisi göçebe bir öğretmendir.
sözlüğe ilk girilerimden birinde attığı mesajla ayarın alasını vermiş yazar. gerçi geyik amaçlı olduğunu belirtmiş kapatmıştık konuyu, ama öğretmenmiş, şimdi kanım kaynadı. * burdan kendisine selam eder akabinde zeytin dalı uzatırım!
...
bir söz bitişi gibi son buldu sevişler
bir yaz güneşi gibi eritir hep bu terkedişler
aman aman
acı yüzler
kurşun gibi izler
son bakıştaki o gözler kaldı aklımızda
...
kendi kendine konuşan insan
dünya'nın en yardımsever, en şeker, her zaman kendisinden önce başkalarını düşünen, insanlık nedir anlayan, yaptığı yanlışta bile art niyet olmayan, iyi niyetinden sual olunmayan, en güzel ve en büyük mavi gözlere sahip olan, mutluyken birlikte gülen, huzursuzken rahatlatmaya çalışan, tanıdığı herkesi karşısına almak uğruna "nereye gömüleceksin ? kendi ülkene mi yoksa eşininkine mi ?" sorusuna ben eşimle sonsuzdanda sonra birlikte olmak istiyorum diyebilen, dünyanın en cesur insanıyla evli olan yazardır bu burcumsu.