görseller
burası istanbulburası istanbul
burası istanbulburası istanbul
belki ilginizi çeker
  1. · southpark sessizliği
  2. · boyfriend jeans
  3. · adamın götünden kan alırlar kamil kan
  4. · başlık kapatmak
  5. · direnistanbul
  6. · istanbul a gittin değiştin sen
  7. · ali taran
  8. · çok oluyoruz
  9. · this is sparta
  10. · burası bolu olsa da olu olmasa olu
gündem
  1. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  2. · 2012
  3. · babaların garip huyları
  4. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  5. · uludağ sözlük
  6. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  7. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  8. · besiçler
  9. · ludovic giuly

burası istanbul  

 sayfa  / 4
  1. mavi jeans'in an itibariyle yeni reklam sloganı.
    (bkz: başlık kapatmak)
    (impala, 15.09.2009 00:02)
  2. kız saçları darmadağın üzerindeki mavi leri paramparça ağlayarak içeri girer
    anne: kızım ne oldu!?
    kız : anne bana tecavüz ettiler
    anne: e kızım burası istanbul
    (koloni, 15.09.2009 00:12)
  3. gayet başarısız mavi reklamı.
    (victor van dort, 15.09.2009 00:13)
  4. hitap ettiği kesim itibariyle gayet yerinde ve başarılı bir reklam sloganı. dillere pelesenk olmaya aday. tebrik ediyoruz mavi'yi.
    (milwaukee, 15.09.2009 00:16)
  5. 14 eylül 2009 türkiye sırbıstan maçının reklam aralarında televizyonun sesinin kısıp, başka yöne bakmama sebep olmuş mavi jeans reklamı sloganı.
    dikkat ettiysen o markaya gizli bakınız bile vermedim. ibneler prim yapmasınlar. lan bu kadar mı gıcık edersiniz ya. hayır ntv de başka reklam alamıyor mu arkadaş. zaten milyon tane reklam olacak belli. milyon tane adamdan al reklam. hayır bir de reklama girince moladaki kızların dansını da göremiyoruz. birine yetişti slow çekimde. maşallahı varmış onların da.

    (bkz: konuyu saptırmak)
    (diye düşünüyorum, 15.09.2009 00:19 ~ 00:20)
  6. alternatif mavi jeans reklamıdır.

    gazeteci mikrofonların başında bulunan topbaş'a sorar;

    - sayın topbaş sel felaketi karşısında belediye olarak tedbirsizliğiniz bir çok cana mal oldu. ve kalkıp kendinizi aklamaya çalışarak, olayı halkın tedbirsizliğine ve "burada halk suçludur"'a getirmeye çalıştınız. bunca zamandır belediye başkanısınız. bu kadar zamandır edinilmesi gereken tecrübe ve halkın verdiği oyların güvencesinin ürünü bu mudur?

    topbaş, üzerindeki mavi jeans kapşonlusunu kafasına geçirerek yağmurdan korunmaya çalışır ve cevap verir;

    - burası istanbul...
    (victor van dort, 15.09.2009 00:20 ~ 00:21)
  7. başarılı fakat sonradan başına iş açabileceğinden korktuğum mavi jeans sloganı.
    malum burası istanbul
    (asymmetry, 15.09.2009 00:22 ~ 20.09.2009 00:42)
  8. saçma slogan.istanbul dışında mavi jeans satılmasını yasaklıyorum an itibariyle.hayır post-modern misin,ille de urban olsun ister çamurdan olsuncu musun anlayamadım gitti,öğrenemedik pazarlama iletişimini gitti...halbuki gel ben öğretirim ''metropol markasıyız,küçük yerde yaşayanlar özenmesin,çünkü biz böyleyiz'' nasıl ifade edilir...
    böyle de ''konumlandırma'' olmaz ki bebeğim benim.
    (arbitrary, 15.09.2009 00:26 ~ 19.09.2009 18:40)
  9. mavi jeans ın reklam sloganı ne yapmak istiyorlar anlamadım istanbulumu pazarlamaya çalışıyorlar.
    (turkishot, 15.09.2009 00:33)
  10. bence uzun yıllardır adam akıllı bir ürün kataloğu olmayan mavi için, güzel bir slogan olmuş.
    ha tabi burası istanbul derken, emo'ları kastediyorsa, eski tas eski hamam vaziyetleri olacaktır.
    (banker yakup, 15.09.2009 02:53)
  11. ömrünü istanbulda geçirmemiş birini gezdirirken ya da bizden hayatta daha az tecrübeli olduğuna inandığımız biriyleyken söylemek için an kolladığımız ama bunu belli edemediğimiz cümledir.
    biz alışığızdır tersliğe ya da anormalliğe. aslında normaldir yanımızdakine anormal gelen. gezeriz ve içten içe o cümleyi kurmay bekleriz. hatta bunun için istanbulun en kalabalık yerlerine götürürüz misafirimizi. ve o an gelir...

    bir tinerci gözleri buğulanmış sallana sallana üzerinize gelmektedir. tek istediği 1 liradır. sözümona çorba parasına az da olsa katkıdır. ama biliriz ki ciğerini biraz daha eritmek içindir o para. elden bir şey gelmeden korku ve acıyla karışık, "korusun" diye veririz en alışkın halimizle. beklediğimiz an gelmiştir ve biraz yürüdükten sonra misafirmize döneriz:

    burası istanbul...
    (eden blur, 15.09.2009 03:07 ~ 03:07)
  12. (asymmetry, 15.09.2009 03:14)
  13. daha kötüsü olamazdı denilebilecek reklam. insan azıcık da olsa zeka kırıntısı bekliyor izlerken ve bazen gerçekten de bayıla bayıla izliyor... ama bu olmamış...

    sadece istanbul'u hedefleyerek ülkedeki kanallara bu reklamı vermek, bariz bir biçimde saçmalamaktır.

    neden adapazarı değil?
    sebebi bu mu? diye sorarlar adama;
    (görsel: adapazarı/96266)
    (elpinoras, 15.09.2009 03:17)
  14. marka adına talihsiz bir seçim.

    burası istanbul diye başlayan bir cümle yüzde 95''burda adamı sikerler ''diye devam eder. e sen böyle bir slogan kullanır, niyetini baştan belli edersen, ben gelir miyim mağazana? kesin fiyatlar da kazıktır.
    (suskungeveze, 15.09.2009 03:17 ~ 24.09.2009 00:55)
  15. "kızlar baya taş da, o saçlara nolmuş be abi "dedirten mavi jeans reklamı. ve de ne hikmetse şu ana kadar sadece 14 eylül 2009 türkiye sırbistan maçının mola aralarında gördüm bu kızları. eurobasket 2009 un dansçı kızlarının yerine bu saçları izlemek zorunda kaldık abi şaka gibi.
    (rindane, 15.09.2009 03:24)
  16. ebeveyn ya da eşin "başına bişe gelirse ben demiştim.o zaman başının etini yerim" edasıya "burası istanbul" diye söylediği gence,eşe vs "mavi" giydikten sonra "burası istanbul" cümlesinin telif haklarını ve bu cümleyle ebeveyn,eş sustarma gücünü garanti eden firmanın reklamıyla anlatmaya çalıştığı yeni sloganı.sallamış olabilirim.
    (endefinononebonjorno, 15.09.2009 03:44)
  17. kafana göre takıl kampanyasından sonra yine herkesin kendi kafasına göre takılması durumunu benimseten mavi kampanyası. bir tarz yakalamış ve dünya markası hedefi olan mavi için doğru konsept.
    (teardrop, 15.09.2009 08:50)
  18. reklama sövenlerin fazlaca abarttığını düşünüyorum. bi' kere mavi'nin istanbul serisinden filan da biliyoruz ki, mavi istanbul ruhunu yansıtmaya çalışıyor. bunu da cuk oturmuş iki kelimeyle iliklerimize kadar hissettirmiş adamlar. bi' de türkiye'yle sınırlı kalacağını sanmıyorum ben bu kampanyanın. yurtdışında bu sloganın koskocaman yazdığını düşünsenize, etkileyici olmaz mı? ayrıca, kafana göre takıl konsepti burda da var. giyim tarzınız kendinizi nasıl tanımlandırdığınızla ilgili sonuçta ve mavi yine 'sen kafana takma, başkalarına aldırma' diyor bi' yandan da.
    (andromeda, 15.09.2009 15:37)
  19. çok oluyoruzdan çok daha güzel bir slogan bence, neydi o gazete reklamları gibi levi's a sataşmalar filan.
    (banker yakup, 15.09.2009 15:41)
  20. nasıl egoist olunurun resmidir. özrü kabahatinden büyük. burası istanbul yırtık pırtık porlak emomsu kotların başkenti mi burası ? ulan bu şehir buram buram hüzün kokar buram buram aşk... tecavüz edilmiş gibi giyinip de burası istanbul diyemezsin ben aykırıyım falan de ya burası istanbulmuş bu da el tersi diyip sağlam bir osmanlı tokadı aşketmek gelir insan içinden.
    (otsuz deli ökkeş, 16.09.2009 03:34)
  21. özellikle evladını küçük bir şehirden istanbul'a okumaya göndermiş olduğu için içinde hep bi korku barındıran ve bunu çocuğunu sitem ettirecek derecede dile getiren* ailenin evladı için ve o ana babanın sağlığı için pek hoş olmadığını tespit ettiğim mavi reklamının sloganı.

    (bkz: istanbul'a gittin değiştin sen)
    (driada, 16.09.2009 05:41 ~ 05:42)
  22. şimdi bu reklamları izliyorum, reklamın iyisi kötüsü olmaz diye bir sallama tespit yapım asıl merak ettiğim bu reklamın yaradılış aşaması.

    hangi reklam ajansı tarafından yapıldı bilmiyorum ama, reklamı düşünme aşamasın da gerçekleşen beyin fırtınasın da reklam yazarları nasıl böyle bir fikir ortaya koydular onu gerçekten çok merak ediyorum.

    masaya toplanmış reklam yazarları birbirleri arasında beyin fırtınası yapmaya başlarlar ve;

    - abi kendi ailelerimizden örnekler verelim, bizler ebeveyn olarak uyarma babında çocuklarımızı filan uyaralım, onlar da “burası istanbul, burada her türlü insan var, kimse bişey demez filan bize cevap versinler, yakışanı giy kimse bişey demez filan ha..nasıl fikir ha..

    - valla iyi fikir, mesela ağabeycim senin ne gibi bir tip var evde?
    - abi benim kızım var, hafif böyle tikiler var ya yeni türedi..onlardan
    - tamam birisini bulduk, senin neyin var nermin ?
    - vallahi yanee benimde kızlar var, şu emocu mu memocu mu ne o tiplere benziyorlar..
    - buda tamam
    - senin neyin var abi?
    - abi benim oğlan var, çakal artis, cool takılır kızlar filan alında araba..
    - buda okeydir.
    - senin neyin var hüsamettin?
    - abi benim karım hafif kevaşe!!
    - ne?
    - orospu abi orospu!!
    - ha..iyi..


    (bkz: southpark sessizliği)
    (pink floyd floyd yaylalar, 16.09.2009 14:45 ~ 22.09.2009 19:05)
  23. (asymmetry, 16.09.2009 15:10)
  24. b:baba o:oğul

    b-oğlum slip giymişsin her yerin meydanda
    o-e baba burası istanbul
    b-kime çektin bilmem ki
    *

    böyle de bir diyalog barındıran mavi reklamı.
    tamam tamam ben sıktım ama yaklaştım.
    (yemek borumu dışarı bağlayın 24 saat yerim, 16.09.2009 20:41)
  25. aslında reklam filmlerini eleştirmeyi saçma bulurum. zira herkesin malumu, reklamlar sahtedir. kapitalizmin en önemli kozlarından biridir reklamcılık. ve reklamlar sahte, ambalajlı, hiçbir realitesi olmayan balon ve sahte dünyalar üretirler. ciddiye alınmadığı sürece de problem değildir. özellikle türkiye'de son yıllarda 'belirli bir amaç için belirli sınırlar dahilinde fütursuzca saçmalama' düsturuna dönüldü, ciddiye alınma opsiyonunu iyice yitirdi reklamcılık.

    amma ve lakin, bazen susamıyor işte insan.

    burası istanbul! burası istanbul! her reklam arasında karşımıza çıkmaya başladı bu slogan ve daha ilk duyuşumuzdan itibaren nefret ettik.

    bu mudur yahu? yerli bir markanın amerikan rakipleri kadar iyi mal üretebildiğini - bu da yalan ya, neyse - vurgulamak için bulabildiğiniz en iyi koz amerikancılık oynamak mıdır?

    tamam, reklamcılık etiği, diğer pek çok mesleğin ahlak anlayışına göre daha gevşektir ama allah aşkına söyleyin, içiniz sızlamadı mı bu reklamları yaparken?

    bu kadar kof, bu kadar sahte, bu kadar içi boş bir şekilciliği empoze etmek ve bunu yaparken 'istanbul'a sığınmak ne kadar sindi içinize? gerçekten vicdanınız rahat mı? ya da şöyle sorayım - reklamcılığınızı bir kenara bırakın, istanbul'da yaşayan herhangi biri olarak yaşadığınız şehre böylesi ihanet etmekten rahatsızlık duymayacak kadar metalaştınız mı? gerçekten hiçbir sorumluluk hissetmiyor musunuz şehrinize, insanlarınıza, ülkenize karşı? insanlığınıza karşı hiçbir sorumluluk hissetmiyor musunuz yahu?

    bu kadar tepki göstermeme şaşıracaksınız belki. ama ne var, biliyor musunuz kardeşlerim? bir duvar tuğlalardan oluşur. irili ufaklı taşlardan bazen. harçtan, topraktan, kumdan. yani bilincin önüne atılan her engel, bir diğer engelin tutunabilmesi için zemin yaratır.

    yani dahi reklamcı kardeşlerim, siz bu reklam kampanyasıyla hem istanbul'un, hem gençliğin, hem kültürün önüne bir engel daha çekmiş oldunuz. milyonlarca taştan biri belki, ama koydunuz ve o orada duruyor şu an.

    istanbul, istanbul'da yaşamayan pek çok insan için garip ucubelerin gezdiği bir şehir artık sayenizde. daha önceden böyle düşünenler fikirlerini ispatlamış oldu, bundan sonra böyle düşünmeye yöneleceklere de zemin kurmuş oldunuz.

    türk genci, abuk subuk saç modelleriyle 'kimseye çekmedik anneaa, burası istanbuğll' diyen saçtan boynuzlu yosmalardan ibaret artık pek çok insan için. geçmişte böyle düşünenler fikirlerini ispatladı, bundan sonra böyle düşünmek isteyecekler mükemmel bir zemin buldu.

    özgürlüğü, özgünlüğü bir kez daha baltaladınız bu reklamla. artık özgürlükten bahseden insanlar bir kez daha özgürlüğün abuk subuk saçmalamalarla karıştırılması engeline takılacak sayenizde. kişilik sahibi olmakla şekilci ucubeler olmak bir kez daha karıştırılacak.

    demem o ki, belki ufacık bir taş bu algı önünde, ama yine de taş. ve her birine göz yumdukça, o taşlar birikiyor,
    duvar oluyor, yıkılmazlaşıyor.

    hande yener'in sosyal hayatımızda yarattığı çöküşün farkına varmayanlar bunu da önemsemez elbette. demet akalın'ın 'gördüğün gibi çok unutkanım' gibi abuk subuk şarkıları kaç yeni yetmenin hayat anlayışını daha en başından 'insan olma, kaşar ol, böylesi daha iyi' merkezine kaydırdı, bütün bu kirler nasıl birikiyor, toplum adım adım nasıl yozlaşıyor, farkında değilseniz bu reklam da sizi rahatsız etmez.

    ama iş işten geçiyor!

    herkes kafasına göre saçmaladıkça bu saçmalıklara inanan birileri var. gençler, endişelerine kulp arayan aileler, kişiliğine yön arayan ergenler, saçmalıklarına kılıf arayan dengesizler...

    böyle böyle renksizleşiyor, ruhsuzlaşıyor, anlamsızlaşıyoruz. ve herkese çok klişe gelecek ama bunu da bizzat 'kapitalizm' yapıyor.

    neyse, yine fazla uzattım lafı. toparlıyorum.

    sizi bilemem. ama ben artık ufacık tefecik de olsa, algının ve insanlığın önüne engel olacak yozlaşmışlıklara katlanamıyorum.

    insanlığımızı bize unutturmak için mesai yapan binlerce art niyetle boğuşuyoruz her gün. bu reklam da bunlardan birisi. nefret ediyorum ama şaşıramıyorum artık. şaşılacak ne var ki, bu yozluklarla karşılaşmaktan doğal ne var bu topraklarda?

    neticede, burası istanbul.
    (raven plath, 16.09.2009 21:05)
 sayfa  / 4

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil