bir tek dilekçe vermeye üşenen vatandaşın, gördüğü ilk kamera karşısında avazı çıktığı kadar bağırarak söylediği cümle. bir defasında olay yerini incelemeye gelen valiye demişti bir amcamız, buradan yetkililere sesleniyorum diye. vali de yetkili benim, seslen demişti. netekim oradan yetkililere seslenmek yetmez, gidin iki satır bir dilekçe yazın, hiç değilse meramınızı anlatın. ha işleme konur mu, çözüm bulunur mu bilemem. ama en azından deneyin.
en takdire şayan türk klasiklerinden biridir. "orta asyadan gelen atalarımız" ya da "viyana kapılara dayanan türkler" önermesiyle yaşıt olduğunu düşünmekteyim. bir de seslenilen yetkililer inatla (!) o feryadı duymazlarsa suçlu durumuna düşerler, işte bu da türk komedisidir.
kendini bi b.k sanan insan modelinin kullanacağı cümlelerden biri. sanki yetkililer de iki kulağını açıp "aa bak önemli bişey dicek galiba" diyerekten dinliycek seni. peh.
yetkililer de bir zamanlar kendilerine seslenenlerin bulundugu mahalleden gelip, yetki koltuguna oturdugu icin; genel itibariyle kendisine yönelik seslerin sadece kuru gürültüden ibaret oldugunu, gerçekten de görev alanına giren çağrı nitelendigindeki seslere de yapacak pek bir seyinin olmadıgını iyi bilmenin vermis oldugu adam sen de anlayışı ile kolutguna daha bir yaslanmaktadır. bir de yetkililere vatandasın veryadı niteliginde lanse edilen ses; aslında kimi zaman medya patronları için rantın tercümesidir. her seslenme de masum degildir anlaşılan, bir ihale mihale veya başka birşey de olabilir perde arkasında.