tolerans sınırlarımı sikip atan şey, dilim varmıyor "yiyecek" demeye..
maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi incelendiği zaman "fizyolojik ihtiyaçlar" bu piramidin tabanını teşkil eder. yani "yeme, içme, barınma, cinsellik" gibi bir takım ihtiyaçlarını karşılamadan üst kademelere erişmesi mümkün değil, makul.. buraya kadar mutabıkız..
demek ki insanoğlu vaktinde acıktı, ilkel av aletleri yardımı ile ufak tefek besinleri de topladı.. bir anlamda "id" tatmini için girişti.. zamanla kendine daha modern aletler yaptı, av, avcılık mühim bir statü kaynağı oldu toplumlarda..
ara süreci atlıyorum; farklı lezzetler için "koyun" kesme fikri zuhur etti; kesti.. "bunun orası da yenir, burası da yenir" derken "kebap" diye müthiş bir şeyin temelleri atıldı.. gurur duyduk..
e bumbar nereden çıktı mnkym! hayvanın bağırsakları içerisinde kalan dışkıyı boşaltıp, [sözüm ona] bağırsaklar içi ve çevresini temizleyip yüksek ateş ile de kalan mikropları def ediyormuş.. bak hele sen, neler de yapıyor.. ya hu; hakikaten böyle bir şeye dahi tenezzül ediyorsa insan, korkacaksın.. düşün bi, bunu yapanın yapmayacağı ne kalmış..
hadi o bi bok yedi yaptı; ne diye yiyerek prim yaptırıyorsunuz! illa işin bokunu çıkarıcaksınız..
edit: maslow'dan bahsetmesen anlaşılmayacakmış sanki.. bir de "id" sıkıştırmış beyim.. geçicen bunları oğlum