gündem
  1. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  2. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  3. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  4. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  5. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  6. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  7. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  8. · egos
  9. · sinistrad

bulvar iti  

  1. hasan hüseyin korkmazgil şiiri/ şöyle ki;

    bulvar iti

    ne zaman sevmek desem bir tedirgin bulvar iti gecede
    biraz müzik, biraz içki ve çok çok resim
    kim sarmalar bu bebeği ?
    kimler taşır bu ölüyü belirsizliğe
    nerelerde kalır gözüm/nerelerden döner sesim
    bu ne biçim hayvan ki bu/beslenir acılardan
    tohum atar kuşaklara kan göllerinde
    bu ne biçim oyun ki bu/gizlenir gölgesine gerçeğin
    mutluluklar aranır ateş çemberlerinde

    bir umarsız bulvar iti vitrin ışıklarında
    anladım ki birdenbire/kopmuşum toprağımdan
    kopmuşum masallara süt emziren akşamlarımdan
    köklerim orda sızlar/yapraklarım bulvarda
    resim diye duvarlarda müzik diye ıslıklarda
    o çıldırtan deniz orda/balıklar tablalarda
    özlemek orda kalmış özlemi sevmek burda
    ferhat'sa mendil açmış dileniyor güvenparkta

    taradım bütün sözlükleri aşka yer yoktu
    bir kaygulu bulvar iti karanlık çıkmazlarda
    koşuyordu masallarda/koşuyordu imgelerde
    başka yer yoktu
    başımdaki ağrı sendin sesimdeki kuşku sen
    ne düşünsem dört boyuttu ne ağrısam dört boyut
    kopmak belki bir ülkeydi tutkular eski zindan
    herkes kendi bukağısının tutkulu demircisi

    bu evleri biz mi yaptık bu yolları biz mi çizdik ???
    ölümlerden biz mi kaçtık biz mi düştük ölümlere ?
    senleştirip giriyorum koynuna gecelerin
    senleştirip açıyorum gözlerimi sabaha
    bir şey eksik biliyorum bir şey artık sen değil
    şafak diye söken sendin, sendin gülen penceremde
    çayımdaki bahçe sendin içkimdeki bulut sen
    içimdeki kuş sürüsü çabamdaki arılardın
    nere gitsem karşımdaydın ama sen yoktun
    sen sahi niçin yoktun ?

    senleştirip biniyordum külüstür taşıtlara
    senleştirip okşuyordum osmanlı sokakları
    kan bulaşmış caddeleri, ölülerli alanları
    tepelenmiş çiçekleri, kanatılmış mavileri
    senleştirip seviyordum bütün çirkinlikleri
    telefonlar sensin diye koşturuyordum ,
    kanıyordum
    sensin diye karanlık çağrılara
    susuyordum senleştirip kahpelikleri
    nere gitsem karşımdaydın ama sen yoktun
    sen sahi niçin yoktun ?

    duruyordum seni sanıp yangın çığlıklarına
    yaşamakbelkibuydu belki de öbür yüzü
    unutmakbelki güzel aramaktı belki sevmek
    belkideki varsıllıktı kesindeki yoksulluktu
    yitirmek buydu belki yakalamakbelkibu
    bu kafesi biz süsledik biz aldandık bu süslere
    içimdeki sızısendin yüzümdeki merak sen
    gitmelerden beklediğim kalmalardan korktuğum
    nere gitsem karşımdaydın ama sen yoktun
    sen sahi niçin yoktun ?

    iki bulvar itiyiz biz reklere dolaşmışız
    ağzımızda ölüm tadı tüylerimiz kanlı çamur
    ikimiz iki yandan bir koca yalnızlığı
    bir amansız şaşkınlığı ikimiz iki yandan
    dolaştırıp duruyoruz eski zamanlar gibi
    müzelik bir inanmanın ören kapılarında

    anlamamak elde değil, anlamaksa soykırım
    uçup uçup düşmek kalır inanmaklardan
    kelebekler konuyor yaşlı salyongozlara
    ölülerin gölgesinde diriler güneşleniyor
    yakın artık gemileri, köprüleri atın artık
    kim ne derse desin vazgeçin onarımdan

    ne seçilen renklerdeyiz ne gidilen yerlerde
    danışıklı gözyaşları yapmacık mutluluklar
    soykırımsal bir çoğalma solucanımsı bir eşleme
    bir yanımız doğum evi bir yanımız hiroşima
    iki bulvar itiyiz biz koşulların kölesiyiz
    zincir sesi duydukça sızlar bileklerimiz

    bir kenti tanır gibi tanıdım seniancak
    etine değdi etim/otuzaltı onda yedi/çok değil
    elini buldu elim/otuzaltı onda yedi/çok değil
    öptüm seni/otuzaltı onda yedi/dudaklarından
    bir kenti yaşar gibi yaşadım seni ancak
    yaşamadım kendimi

    ellerin ellerimdeydi ellerin yoktu
    gözlerin gözlerimdeydi gözlerin yoktu
    iki portre gibi yanyanaydık albümde
    uykunda sevmiştin haberin yoktu
    bir kaçağı tanır gibi tanıdım seni ancak
    tanımadım kendimi

    şarkılarda buldum seniyitirdim
    yılgılarda buldum seniyitirdim
    resimler bir türlü konuşmuyordu
    fotoğraflar kaçıyordu ben yaklaştıkça
    bir yalanı anlar gibi anladım seni ancak
    anlamadım kendimi

    evin de mi yoktu senin, sokağın da mı ?
    adresini silip silip yazıyorlardı
    düşlerin türkçe miydi hotantoca mı ?
    çince mi arıyordun eskimoca mı ?
    herkeste mi arıyordun ne arıyordun ?
    neden öyle gülüp gülüp yaşlanıyordun?
    bir yüzünü buluyordum öbür yüzün yok
    bir çizgini buluyordum öbür çizgin yok
    olgörüp gelmiyordu adın fırçama
    düş müydün düşünce mi anlamıyordum
    uzattıkça ellerimi dağılıp gidiyordun
    kendimdenkorkuyordumyoksa yok muydum?

    binlerce göz binlerce yüz binlerce biçim
    aradığım yerde yoktun, sormadığım yerde var
    etimdeki acı sendin, kanımdaki kuşku sen
    nere gitsem karşımdaydın ama sen yoktun
    sen sahi niçin yoktun

    sen
    sahi
    niçin
    yoktun?
    (provezza, 13.09.2007 13:35 ~ 13.01.2009 15:35)
  2. (bkz: poster iti)
    (universalmind, 13.09.2007 13:40)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil