belki ilginizi çeker
  1. · bulgaristan maacırları aman da aman
  2. · trakya düğünleri
  3. · todor jivkov
  4. · naim süleymanoğlu
  5. · soydaş
  6. · toşnu zavoyda katastrof olmuş
  7. · muhacır
  8. · türkiye cumhuriyetinin dış politikası
  9. · şarkı
  10. · bütün genellemeler yanlıştır
gündem
  1. · günün tek cümlelik özeti
  2. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  3. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  4. · ibrahim üzülmez
  5. · yaran diyaloglar
  6. · zongul ducks
  7. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  8. · sucked
  9. · üretim yönetiminin temelleri

bulgaristan göçmenleri  

 sayfa  / 2
  1. bulgaristandan çeşitli yıllarda göçlerle gelmiş insanlardır. kocaeli, izmir, bursa, balıkesir, tekirdağ da yoğun olarak bulunurlar. mekanik, satranç, ve sporda çok iyileri vardır. özellikle spor için (bkz: naim süleymanoğlu).
    (shine on me crazy diamond, 05.11.2005 18:27)
  2. cumhuriyet'in kurulduğu yıllarda, türkiye'ye gelirken yolda yakınlarını kaybetmiş, yitirmiş, acılar çekmiş kişilerdir.
    (marla singer, 05.11.2005 18:30)
  3. tüm genellemeler yanlıştır biliyorum ama genelde çok çalışkan ve çok tutumlu insanlardır. kıl kapılası tipleri de vardır, şeker gibi yiyilesi de. ancak aksanlı konuşmaları vardır ki benim tüm faşist duygularımı ayağa kaldırır.
    (thefittiriktospik, 05.11.2005 18:56 ~ 18:56)
  4. 91 göçünden önce özal, dış işleri bakanı mesut yılmaz'a güvenerek bulgaristan'a meydan okumuş, sonrasında da kapıları bahsi geçen vatandaşlarımıza açmıştır. mesut yılmaz hiç bi araştırma yapmadan 30-40bin dolayında giriş olacağını söylemiştir amma velakin 300bini aşkın türk, türkiye'ye sığınmıştır. kapılar açılmasındı demiyorum tabi, zaten o başka bi başlığın konusudur..

    (bkz: türkiye cumhuriyetinin dış politikası)
    (napoleon, 05.11.2005 18:56)
  5. 80'li yılların sonunda türk maarifine "kiril alfabesiyle kopya çekmek" kavramını sokmuş insanlardır.
    (wondrous, 05.11.2005 18:59)
  6. izmir'de, yaşadığım muhitte sevdiğim bir abi vardı sumen - bulgaristan'dan göçme. adı asan, oğlu vardı bi de, adı amdi (oolum amdi diye seslenirdi). diyeceğim o ki, söyleyemedikleri halde çoluk çucuğuna h harfiyle başlayan isimler koyan "a be" insanlarıdır bulgaristan göçmenleri. sayelerinde cümleleri "be ya" ile bitirir oldum. çok seviyorum.
    (fantastik karakter, 05.11.2005 19:06)
  7. (keyif pezevengi, 14.01.2006 07:17)
  8. kap kavramına bulgarca'da caşka dediklerini beynime kazımış olan bir örneğiyle tanışmış bulunduğum insanlar.
    (selam kelamı, 14.01.2006 11:18)
  9. bulgaristan'dan din değiştirmeye zorlanmaları, ibadetlerine karışılması, sünnetin yasaklanması, hor görülmeleri gibi sebepler yüzünden türkiye'ye zorunlu göç eden balkan türkleridir. türkiye de kendilerine çeşitli imkanlar tanınmış olsada, esas olarak çalışkanlıkları sayesinde almanyadaki türk işçileri gibi türkiye'de dinamo vazifesi görmüşlerdir.. ve yine zamanında türkiye de yaşayan türkler tarafından da hor görüldükleri vakidir. çalışan kadınları, komşularınca horlanmış, her işlerini kendileri yapan erkekleri göze batmıştır.nihayetinde küçük mahallelerde, ya da belli muhitlerde yoğunlaşarak varlıklarını ve yaşayış tarzlarını da kabul ettirmeyi başarmışlardır.. alkol, bazı istisnaları olsada vazgeçilmezleridir. 13 yaşında ilk birasını annesinin elinden içen birisi olarak en azından bunu rahatlıkla söyleyebilirim sanıyorum.
    (kuzudis, 21.04.2006 14:09)
  10. bir bulgaristan göçmeni olarak diyebilirim ki bazen benim bile anlamadığım şekilde konuşurlar. yarı bulgarca yarı macırca bir şeyler ortaya çıkartıp insanı gülme krizine sokabilirler.

    -toşnu zavoyda katastrof olmuş lafı bunlardan en bombasıdır mesela. türkçe meali "tam virajda kaza olmuş"tur.
    -kuruşkayı kaçır lambayı söndür; toklar gitti ise elektrikler gitti manasındadır.
    -yaşlı teyzeler (tiize ya da tete) bir erkek evladını severken "a benim kadın yavrım" diyebilirler ki buradaki kadın güzel anlamına gelir.
    -bir de kuuduuru gitmek lafı vardır ki düşündükçe gülerim. kuu kısmını bilmesem de duuru doğru anlamındadır ve her hangi bir yöne rasgele gitmek anlamına gelir.
    nerden çıkmış, nasıl bu hale gelmiş ciddi bir merak konusu ve büyük bir muallak benim için.
    -kıfısına gitmek lafı da çok orijinaldir, "çok kıfıma gideeri" lafı söz konusu olan şeyin o insanın çok gülüncüne gitmesi gibi bir şeye delalet eder.

    -özellikle dedelerin- diyalogları ise şöyledir:

    +merabayın (merhabalar çoğul anlamda)
    -a ba nabaasın ba (nasılsın)
    +islaa ba yaşayaarız (iyi, yaşıyoruz)
    -uşaklaa nabaarı? (çocuklar ne yapıyor)
    +okuyaala bicem aynı te tööle (okuyorlar, aynı işte)
    -pek islaa.. pek islaa.. okusunlaa ba. (çok iyi çok iyi, okusunlar)
    +adi ben alatlayaarım. gideem ben (hadi benim acelem var, gidiyorum ben)

    -peçkayı yakmak, (sobayı yakmak), celetka*, potnik*, gaşti*, diiren* gibi orijinal bulgarca lafları da hala kullanırlar.

    bu nedenle türkiye'ye yeni gelmiş ve ilkokula başlamış göçmen çocuklar bi iletişim zorluğu çekmiştir hep. mesela ben morka sevmiyorum der zavallı yavrucak, karşıdaki de morkanın havuç anlamına geldiğini bilmez. morka diyen yavrucak da morkanın başka bi adı olduğunu bilmediğinden bi anlaşamanın içine düşerler. oldukça hayal kırıklığına uğramıştım ben mesela diirenin çatal, gaştinin külot olduğunu öğrendiğimde.

    te toşnu tööle bizim macırlar
    (tanrim ben nerdeyim, 07.04.2007 00:02 ~ 11:06)
  11. (jimela morrison, 07.04.2007 00:06 ~ 00:07)
  12. gayet çalışkan insanlardır. ve sanırım bu çalışkanlıkları yüzünden bazı yurdum insanı tarafından kıskanılırlar, ve bu yüzden kendilerine özgü bazı ayrı mahallelerde yaşarlar. evlerini kendileri yaparlar genelde, çünkü apartmana tıkılmayı sevmezler(bulgaristanda zamanında hep köyde yeşillik içinde yaşadıkları için) ve evlerinin bahçesi vardır mutlaka. kendilerine has konuşmaları da insanın içini güldürür böyle yüzünüzde bi tebessüm belirir. iyi niyetli insanlardır, ve zamanında çok ezilmişlerdir. çok büyük zorluklara göğüs germişlerdir, bu yüzden saygı duyulası insanlardır bence.
    (ananas, 07.04.2007 00:25)
  13. çeşitli politik kararlar sebebiyle bulgaristandan türkiyeye göç etmiş güzel insan topluluğudur .anneanneleri o günleri hep ağlayarak anlatır çünkü kendilerine ait olan bir çok şey bulgaristanda kalmıştır onların kendi annelerini ziyaret edebilecekleri kendi mezarları ,ürün albilecekleri kendi toprakları kalmamıştır yeni bir ülkede yeni bir hayat kurmalıdırlar,artık onlar türkiyede kendi topraklarına sahip olmak için çabalarlar kaldiki bu çok zordur ama yeni mezarlıklara sahip olmaları pek zaman almaz.
    (füg, 07.04.2007 01:04)
  14. tanıdığım versiyonlarını genellemem gerekirse, ortak özellikleri;

    -dağlara, bulutlara bakarak konuşmaları,
    -seks hikayeleri anlatmaya meraklı olmaları,
    -kaçak içki siparişi almaları

    olan insanlardır. yinede temiz ve düzgün insanlardır.
    (ağ kablosu, 07.04.2007 01:09)
  15. işin başı balkan savaşlarına kadar dayanan göçler.
    (rollerpig, 07.04.2007 01:18)
  16. 1989 yılında eskişehir'e gelen göçmenlerdir ayrıca, çok çalışkan ve tutumlu olurlar, eskişehir yerlilerinden önce ev ve araba sahibi oldukları için eskişehirliler pek sevmezler. ayrıca devlet yardımıyla ev aldıkları ve devlet sektöründe memurluk görevi verildiği efsane şeklinde dolaşır. muhacırlar kabul etmezler, çok sıkıntı çektiklerini söylerler; ama eskişehir yerlisi böyle bilir. diğer şehirlerde durum nasıl bilemeyeceğim.
    (acayip biri, 06.06.2007 08:55)
  17. türkiye'nin pek çok bölgesine dağılmış olsalar da genellikle marmara ve özellikle trakya bölgesinde öbekleştikleri malumdur.ivo andriç'in 'drina köprüsü' adlı eserinde okuduğum bir kaç cümle vardı;
    osmanlı imparatorluğu balkanlardan tamamen çekildiğinde vişegrad'ın en yaşlıları ağlayarak:
    'artık buralar iflah olmaz, hiç bir düzen eskisi gibi kalmaz' demişler ve o yıllardan sonra gerçekten balkanlı yaşlıların dediği çıkmış, balkanlar kanayan yaraya dönmüştür.o yarayı kanatan en baskıcı bulgar dikdatörü jivkof, bulgaristan'da yaşayan türkleri ve bulgar olmayan her milleti, isimlerini, dinlerini, kültürlerini değiştirmeye zorlamış, eğer adınız ali ise alexsandır, meryem ise maria demiş, müslümanlara sünnet yapmak bir yana müslümanlığı da yasaklamış ve daha pek çok eziyetle o insanları asimile etmeye çalışmış.düşününce bunların gerçekten çok acı şeyler olduğu idrak ediliyor.
    bu zulme dayanamayan türkler, jivkof her ne kadar yasaklasa da türkiye'ye göç etmişler, yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan. göç sırasında yaşadıkları sıkıntılar acılar gerçekten vijdanı olan herkesin yüreğini sızlatacak cinsten.ana vatana geldiklerinde ise başka türlü sıkıntılarla karşılaşmışlar.evet türksünüz ama türkiyeli değilsiniz, gelenek görenek konuşulan dil herşey bambaşka.siz bulgar zulmünden, bulgarlardan kaçmışsınız ama türkler sizi bulgar gibi görmekte, yadırgamaktadır.durum ne olursa olsun alışılacaktır zira geriye dönüş imkansızdır.
    çalışır göçmenler, hiç gocunmazlar çalışmaktan, ayıp değildir çünkü çalışmak karı koca, çoluk çocuk hep birlikte çalışırlar.tutumludurlar.bu gün benim tanıdığım pek çok göçmenin hiç birşeyi olmasa da kendine ait evi vardır.
    kendi hallerinde kimseye zararları olmadan yaşarlar, özellikle hadımköy'de kimin göçmen kimin yerli halktan olduğunu evlerinin düzeninden anlarsınız.herşeyden önce evlerinin önü gayet muntazamdır, bakımlı , her renkten çiçeklerle süsledikleri bahçeleri vardır.sokakları temizdir.
    konuşmaları trakya türklerinin konuşması gibidir artık bu özelliği kim kimden aldı bilinmez ama bilindiği gibi konuşmalarında sık sık 'be ya!' geçer. esasında kullandıkları kelimeler eski osmanlının kullandığı kelimelere çok yakındır.örnek verecek olursak;
    göçmen olan bir akrabamızın yeni doğan çocuğunu yıkamakta olan annem akrabamıza seslenir:
    - x tası ver tası...
    ne istendiğini anlayamayan akrabamız duraklar bir an anlamaz ve bana sorar:
    - neyi der anan ba casillasmania 'maşrapa'yı mı?
    - he maşrapa...
    - biz buna maşrapa deriz bea ben ne bilem siz tas mı dersiniz buna?
    - maşrapa da deriz su tası da
    - haaa....
    - yaaa....
    çok renkli, güzel düğünleri olur ayrıca. o hep beraber bir araya gelip, halka oluşturup oynadıkları bir halk oyunu var, insan oynamasa bile seyrederken eğleniyor. düğünde çaldıkları, söyledikleri türküler de cabası.
    bu insanlar türkiye'ye hiç bir şey vermeseler de(-ki öyle değil) en azından ülkemizden bir şey almıyorlar, bölücü değiller yani.
    (casillasmania, 19.06.2007 12:15)
  18. çeşitlilik gösteren halk oyunlarına sahiptirler. pravo, aligali, prinka, elano, damat*, kurubakır bu oyunlardan bazılarıdır. macir düğünleri, nişanları, kınaları bu sebeple çok renkli bir hal alır. özellikle pravo gerçekten enerji isteyen bir halk oyunudur. temelde kasap havasına benzese de, kasap havası bastonlu dede gibidir yanında. sürekli yükselen bir tempoya sahiptir. tempo yükseldikçe genç olanlar halayın ortasında yeni bir halka kurarlar. içiçe üç hatta dört halka bile oluşabilir. bu halkalar da tempoya göre sıralanmışlardır. en içteki halka genelde gazı almış ve kendini kaybetmiş "coştum yine dalgalanıyorum ben" diyen gençlerin halkasıdır.

    pravodan sonra göze hoş gelen diğer halk oyunları ise aligali ve prinkadır. iki oyunda da uyum çok önemlidir. ikisinde de halay yoktur, insanlar yanyana ve arka arkaya dizilerek uyumlu bir şekilde melodinin eşliğinde oyunu oynarlar. step yapan insanları düşünürsek eğer, step tahtasını kaldırıp, hareketleri kompleksleştirip bir de bunlara ileri geri hareketleri de eklersek benzer bir görüntü oluşur sanırsam.

    bana göre en zor halk oyunu ise elanodur. ayak hareketleri insana kafayı yedirtir, sonrasında vazgeçersiniz zaten.*

    eğer imkanınız varsa kesinlikle bir macır düğününe gidin derim. oyunlarını bilmeseniz de sizi aralarına alıp öğreteceklerdir hızlandırılmış bir kursla. olmadı mı, imkanınız yok mu mesaj atın bana, ayarlarız bir şeyler. neyse, ben lafı çok uzattığımda annem bana "nogo pirikaazvaş" der. onu duyar gibi oldum. susuyorum. ha son olarak bir macır size "kaksi kaazvaş" diye seslenirse "iyilik hacı seni sormalı" diye karşılık verin.

    toşnu edit: tanrım ben nerdeyim'in beni bızıklaması* üzerine tete* modasının öncü markası bindallıdan bahsetmeyi unuttuğumu farkettim. özellikle türkiye'ye yeni gelen macır kadınları bu giysiyi çıkarmazlar üzerlerinden. kına gecelerinde ise gelinler göz alıcı bindallıları ile arzı endam ederler.
    (ronn, 19.06.2007 12:44 ~ 11.07.2007 13:33)
  19. bulgar göçmenlerinin kullandığı günlük hayattaki kelimeler türk insanı için kocaman bir soru işaretidir. genellikle macır dedeler ve teteler* tarafından tercih edilir bu kelimeler ve türkiye'de doğmuş bir macır çocuğunun hayatını karartabilir. misal rahmetli ananemden örnek verecek olursak:

    -ıştırma ma uşaam. ıştırma da urbalarını giy.

    şimdi bu cümleyi incelediğimiz de farkediyoruz ki tek anlaşılır kelime "giy" fiili. diğerleri ise birer kapalı kutu. "ıştırma" her ne kadar lezzetli bir yemek adı gibi dursa da "ses etme" anlamında kullanılmıştır(tabi ben bu gerçeği çook sonra öğrendim). "uşaam" ise "yavrum", "çocuğum" gibi bir anlamdadır. "urba" ise "elbise" demektir. "ma" ise bir ünlemdir. bunca senelik gözlemime dayanarak söyleyebilirim ki "ma" ünlemi kadın macırlar tarafından kullanılmaktadır. erkek macırlar ise "ba" şeklinde bir ünlemi tercih ederler. sonuç olarak cümlenin deşifre edilmiş hali şudur:

    -yavrucum ses çıkarma. ses çıkarma da elbiselerini giy.

    ikinci bir örneği annemden vermek istiyorum:

    -sıbıtıvee şu çöpleri dışarı.

    her ne kadar cümlenin gelişinden annenin ne anlatmak istediğini anlasak da ilginç bir kelime dikkatimizi çekmiyor değil: "sıbıtıvee". sıbıtmak, sıbıttırmak kelimesi macırlar tarafından fırlatmak, atmak manasında kullanılır. ilk duyduğumda çok gülmüştüm annemin karşılığı da şu olmuştu:

    -te toşnu sıbıttırıveecem terliği susak kafana.

    bu cümlede ise annenin kombo yaptığını görüyoruz.

    son inceleyeceğimiz kelime ise "mayko" kelimesi. her ne kadar ağır bir küfür gibi görünüyorsa da "anne" anlamına gelmektedir. arada anneme takılmak için mayko diye seslenirim kendisine. fakat hep bi garip olur içim, sanki küfür ediyormuşum gibi. mayko, mayko, maykoooo ulan!

    öhöm... bir macır çocuğunun en büyük derdi ise akşam ailecek otururken anne ile babanın bir anda bulgarca konuşmaya başlamasıdır. tamam az çok tanıdıktır bu dil size fakat yazık değil mi o yavruya?. "ne güzel konuşuyorlar lan!" şeklinde tenis maçı izler gibi anne ile babayı izler durur garibim. ama ben de ingilizce öğrendim kardeşimin de öğrenmesini bekliyorum, intikamım çok acı olacak.*
    (ronn, 19.06.2007 21:49 ~ 20.06.2007 13:46)
  20. maacır * derler.
    (akaydo, 19.06.2007 23:05)
  21. meşe* oyununa bulgar atışıkavramını sokmuş insanlardır. ayrıca konuşmalarıyla da insanı gülme krizine sokabilirler. temsil misal yeni tanıştığımız bir göçmen arkadaşımız mahalledeki üçüzlere teşhisi koymuştur:
    -olum var ya bu kızların üçü ikiz.
    (gocmelinus, 19.06.2007 23:39)
  22. tutumlu oldukları aşikardır.

    - aga gömleğin güzelmiş, kaça aldın?
    + 40 milyon.
    - ne! ben bi gömlee 40 milyon versem gece uyuyamam be ya!

    yemek işlerine de pek önem vermezler.

    - komşum misafiriniz mi gelecek?
    + yoo bizimkiler seviyor, sık sık yapıyorum.
    - aaa bi tencere sarma, üşenmedin mi be ya, bayram olsa hadi neyse.

    not: yaşanmıştır. tümevardım mutluyum.
    (mahi ye siyah e kuçuli, 19.06.2007 23:58 ~ 20.06.2007 00:02)
  23. izmiri izmir yapan insanlar olduklarına inandığım insanlardır. kimisi maddi konularda gereğinden fazla eli sıkıdır*, ayrıca güzeldirler, aşık ederler adamı. hayatının merkezi oluverirler, anlamazsın.
    (rene, 15.08.2007 02:11)
  24. çokça gaziemir-sarnıç tarafına konuşlanmış vatandaşlarımızdır.


    (bkz: soydaş)
    (maia, 15.08.2007 18:56)
  25. avrupai insanlardır.
    (beyourself, 15.08.2007 18:59 ~ 19:18)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil