edirneden 25 km ötede cillop gibi kızları olan hayatın her aşamasında rüşveti koyarak türkiyeyi bu konuda sollayan ekonomik durumu ne kadar boktan olsada bizden önce ab ye girecegine kesin gözüyle baktıgım memleketim
eğitim ve kültür seviyesi türkiyenin çok üzerinde olan harika kızları bulunan memleketim.bazı ekstra güzellikleri şunlardır: kro ,yobaz yoktur veya çok çok azdır. yaşam çok rahattır. ucuzdur. v.s ancak mafyası son zamanlarda fazlasıyla güçlenmiştir.
ayrıca geçen yıl öğrenci yetersizliğinden dolayı 93,bu sene de 20 okul kapatılmıştır.
kendi insanlarının çoğu iş bulamayıp avrupada üç beş kruşa çalıştıkları ama nedense türkiyede refah içinde yaşayan bazı göçmenlerin çok modern buldukları, lokantalarında doğru düzgün tatlı bulunmayıp ekmeğe bile para ödenen türkiyenin tırnağı olamayacak ülke.
avrupa'nın güneydoğusunda (yani balkanlarda)bulunan ve nüfusunun çoğunluğu slavlardan ve azınlık olan türklerden oluşan ülke. yakın zamanda avrupa birliğine girmesi beklenmektedir ve türkiyenin kuzey batı komşusudur.
1 ocak 2007'de ab'ye girecek olan gudik ülke. "kültürler arası diyalog" zart zurt diyerek ab'ye gireceğimize hala ümitle bakanların sadece bir taş atımı uzaklıktaki bu bizden çok daha .ikik ülkeye bakıp hadisenin gerçekliğinin farkına varmalarını dilerim.
yaklaşık 2 saat sonra, yani 1 ocak 2007 tarihi itibarıyla avrupa birliği üyesi olacak ülke. bunun bizim için de bir anlamı var, 1989 sonrası türk vatandaşı olan 1 milyon civarında bulgar göçmeni de ab vatandaşı olacak.
topraklarında 25-40 yaş arası insan kalmayan ve vatandaşlarının ab topraklarında sadece tarım ve gıda sektöründe çalışmalarına izin verilen ülke.
fakat, pek bilinmemektedir ki dünyanın ilk bilgisayar virüsü 1986 yılında burada, quick basic diliyle yazılmıştır.
ayrıca sscb'nin çözülmesi de buradan başlatılmıştır. ilk önce azınlık olan türkler asimile edilmeye çalışılmış, zorla bulgar ismi verilmiştir. bunu kabul etmeyip imzalamayanlar ise belene kampına gönderilmişler ve kendilerinden çoğunlukla bir daha haber alınamamıştır. daha sonrasinda ise türklerin sınır dışı edilmesi ve topraklarından göçe zorlanmaları ile kendi ekonomileri de bok olmuş ve çökmüş memlekettir.
ne yazıktır ki orada yaşayan türkler orada türk, burada bulgar muamelesi görerek her halikarda hor görülmüşler ve çoğunlukla dışlanmışlardır. türkiyede kabul görmeleri ise oldukça uzun zaman almış ve sancılı olmuştur.
1 ocak 2007 itibariyle avrupa birliği üyesi olmuş ve benim de avrupa birliği vatandaşı olmamı sağlamış ülke.
osmanlı imparatorluğu’nun egemenliğinde 500 yıl yaşamış olan bulgaristan, içinde birçok müslüman-türk azınlık barındırır. 13 temmuz 1878 berlin antlaşması ile osmanlı imparatorluğu’na bağlı, ona vergi veren özerk bir prenslik haline gelen bulgaristan, 5 ekim 1908’de bağımsızlığını ilan etmiş ve krallığa dönüşmüştür. 8 eylül 1944 yılında sovyet ordularının bulgaristan’a girmesinin ardından kurulan sovyet destekli vatan cephesi iktidarıyla hızla komünizmin etkisine girmiştir ve 1956 todor jivkovun iktidara gelmesiyle 1989'a kadar sürecek ve azınlıklar için baskı dolu yıllar anlamına gelecek olan jivkov dönemi başlamıştır. 1984-1989 yılları arasında türklere yönlik yürütülen sert asimilasyon politikalarından sonra yüz binlerce türk özal'ın "herkes gelsin jivkov da gelsin" sözlerinin ardından sınırların açılması üzerine türkiye'ye göç etmiştir. 1989'da jivkov'un istifasının ardından hızla çoğulcu parlamenter rejime geçmiş ve totaliter, anti-demokratik rejimden demokrasi ye ve serbest piyasa ekonomisi ne devrimsiz, kansız, iç savaş yaşamadan dünyada eşine rastlanmamış bir şekilde kısa sürede geçmiştir. şu anda iktidar ortağında da hak ve özgürlükler haraketinin kurucusu olan ahmet doğan bulunmaktadır.
özellikle şumnu (deliorman), kırcali ve razgradda çok sayıda türk bulunur.
başkenti sofyadır, varna özellikle turizm şehridir ve dağları, doğası balkanlar çok güzeldir. biricik memleketimdir.
ciddi anlamda büyük bir nüfus sorunuyla karşı karşıya olan bir ülkedir. bulgaristan, dünyanın en hızlı "eriyen" nüfusuna sahip olan ülkelerin başında gelir. nüfus artış oranının düşmesinden ziyade gittikçe azalan bir nüfusa sahip olmaları haklı olarak bir silinme, erime endişesi uyandırmaktadır kendilerinde. bunu önlemek için devlet her ne kadar teşvik edici kampanyalar düzenlemeler uygulasa da (doğum masraflarını karşılamak, çocuklu ailelere yardımda bulunmak, bazen direk altın vermek gibi...) bunlar pek etkin sonuçlar vermemektedir. nüfuslarının hızla erimesinde gençlerin çoğunun avrupa'ya göç etmesi, artan enflasyonla birlikte zorlaşan hayat koşullarının tek çocuklu olmayı daha tercih edilir hale getirmesi de etkilidir. ayrıca zamanında mülüman-türk azınlıkların sürekli artan nüfuslarına karşın bulgarların azınlık konuma gelebileceği korkusuyla asimilasyon politikaları ve zorunlu göç anlaşmaları uygulayan bulgaristan'da şimdilerde azınlıkların dahi nüfuslarının artmaması da etkilidir bunda. kısaca türeyemiyorlar, üreyemiyorlar bulgarlar. yazık vallahi...
ayrıca büyüme hızı türkiye'ninkine yaklaşan bulgaristan'da enflasyon sorunu da önemli sorunlardan biridir ve euroya geçiş sürecinde kısa vadede artmaya devam etmesi kuvvetle muhtemeldir. tüm bunlara rağmen az sayıdaki genci ve yetişkiniyle geleceğe umutla bakan bir halka sahiptir bulgaristan. bunda sırtlarını avrupa birliğine dayamış olmanın verdiği rahatlık şüphesiz ki etkilidir.
bu sosyo-ekonomik sorunlarının yanı sıra bulgaristan'ın karşı karşıya olduğu çok ciddi bir sorun daha vardır şahsi kanaatimce: müzik sorunu! çalga olarak adlandırılan ve çingene müziği olarak özetleyebileceğimiz müzik tarzı piyasaya hakim durumdadır ve oldukça tutulmatadır. bu tarzdaki şarkılar yerel müzik aletleriyle ve seksi yoğun makyajlı hormonlu kızlarla desteklenir ve piyasaya sunulur. bizdeki 80li yılların teknolojisiyle çekilen bu klipler her diskoda dahası türkiye'de bile döner. aziz, malina, gloria, ametve benzerileriyle olucak iş değildir bunlar. ciddi bir yozlaşmanın habercisidir ama almışlar başını gidiyorlar
birkaç vahim örneğini vermek gerekirse durum iyice ortaya çıkar (klipler sakıncalı sahneler içerebilir dikkatinize)*
içindeki türk nüfusunun git gide azaldığı ve kerkükteki asimilasyonların bir benzerinin yapıldığı ülkedir..oradan göçmen olarak gelenler bütün yurtdışı türkleri gibi türkiye nerede demektedirler
her zaman etrafındaki güçlü yapılanmaya sakso çeken ülkedir. zamanında todor jivkovsscb'ye asrın saksosunu çekmiştir. öyle ki bulgaristan'ın sovyet eyaleti olmasını bile savunmuştur; fakat sscb ile sınırın olmaması nedeniyle durumun abezliğinden olsa gerek böyle birşey gerçekleşmemiştir. ayrıca kaddafi'yle beraber av düzenlemiş hatta ve hatta deliorman yöresinde camiye kadar bile götürmüş ve orada namaz kılmasını beklemiştir. şimdi ise libya ile rehine krizi yaşıyorlar. ve yine sovyet döneminde sscb'ye şarap,ekmek vs. gibi temel maddeler ile araba, sanayi makinaları vs. takasını yapmış ülkedir. 50'lerde varna, burgas gibi şehirlerin adı kısa bir süreliğine de olsa stalingrad, leningrad olarak değiştirilmiştir. kısaca sivrisinek gibi bir ülkedir, varolmak için şişman ülkelere yapışır.
osmanlı devletine karşı fransız devriminin etkisine girerek bağımsızlık için ayaklanma çıkaran ilk topluluktur. rusyanın etkilreriyle ilk isyan çıkaran topluluk olmasına rağmen ilk olarak yunanistan bağımsızlığını kazanmış ardından bulgarlar bağımsızlığını kazanmıştır. 1. balkan savaşlarında edirne ve kırklarelini alarak istanbul'un kapılarına kadar dayanmış ancak ardından balkan devletleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeni ile 2. balkan savaşında meriç nehrinin gerisine çekilmiştir ve şu anki sınırlar kısmen (90%'ı) oluşmuştur.
moldova cumhuriyeti vatandaşlarından transit vize istemeyen ama türkiye cumhuriyeti vatanadaşlarından iki ülke arasında antlaşma olmasına rağmen bir yolunu bulup saçma sapan nedenlerle transit vize isteyen ülke.