'kumral ada mavi tuna' ve 'uzun beyaz bulut gelibolu' romanlarıyla tanınan yazar adayı bayan. 'uzun beyaz bulut gelibolu' fena değil tavsiye edilir...
yazar adaylığı dönemini yıllar önce geçtiğini yayınlanan boy boy kitaplarıyla ve kazandığı ödüllerle dosta düşmana ispatlayan,genelde kumral ada mavi tuna,iki yeşil susamuru,balık izlerinin sesi gibi romantik kitaplar yazan fakat son zamanlarda deneme ve anı türü kitaplara yönelmiş,amerika'da kanser tedavisi görmüş ve yenmiş olan,1993 yunus nadi ödülünün sahibi usta kalem..
(doaaa, 14.05.2004 23:33)
1955 yılında ankarada doğmuştur.hikaye,gezi ve roman yazarıdır.üç kıtanın kuzeyinde öğrenci ve araştırmacı olarak yaşamış,uzun tren yolculukları yapmıştır.yerleşememek,uzak-uzun yollara düşmek ve yazmak en bilinen zaaflarıdır.(kaynak:kumral ada-mavi tuna)
kumral ada mavi tuna, güneş yiyen çingene, benim adım mayıs, balık izlerinin sesi, iki yeşil su samuru, şiirin kız kardeşi öykü, ayın en çıplak günü kanımca en güzel kitaplarıdır. romanlarında değişik zamanlarından alıntılar yaparak çok heyecanlı hale getirir. insanı kendine yaklaştıran öyküleri vardır. şiddetle tavsiye olunur..
kendi deyimiyle rahatsız çocuk
insanın ruhuna dokunan, sürükleyici, çok güzel hikayeler romanlar yazan bayan yazarlarımızdandır. "balık izlerinin sesi" kitabı özellikle tavsiye olunur çünkü bu romanı hem şaşırtıcı ve kafa karıştırıcıdır ama aynı zamanda bir o kadar da insancıl ve anlamlıdır.
yeni kitabi
istanbullular gün itibariyle satışa çıkmıştır.
3 mart 2007 cumartesi günü
erenköy d&rda imza günü olmuş kızıl saçlı,güzel suratlı yazar.müptelasıyız.
en sevdiğim romanı iki yeşil su samuru'dur...şiddetle tavsiye ederim.
(dulcinea, 15.03.2007 21:33 ~ 22.03.2007 23:25)
çok yakın bir okul arkadaşımın annesidir. kendisiyle tanışma fırsatı da bulmuştum, kısa bir sohbet esnasında çok kendisini beğenen bir kişi olduğunu anlamıştım.
en son yazdığı istanbullular romanında inanılmaz bir mantık hatası yapmıştır. ordu'da lâzca konuşulduğunu belirtmiştir. ancak anne tarafı ordulu olan birisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ordu'da lâz yaşamamaktadır, dolayısıyla lâzca da konuşulmamaktadır. hiçbir zaman da konuşulmamıştır.
türkiye hakkında ki bilgisi, yurt dışında türkiye deyince "okula deveyle mi gidiyorsunuz" diyenler kadar olsa gerek..
romanlarında ingilizce bildiğini gözümüze sokmak isteyen, ancak türk edebiyatında yer edinebilmek için türkçe bilmek gerektiğini öğrenmesi gereken, dil katili yazar. "biri diğerine..., diğeri öbürüne.... dediler" ya da "son karar, self-decision
* özgürlüğü" gibi cümlelere, sadece kendisinin kitabında rastlanabilir...
iki yeşil susamuru ile çok beğendiğim gezi kitapları ile beni heyecanlandıran selin ve cem ile yolculuklarda okuyucuları yazar olma hayaline sürükleyen aklımda hep hafif paspal şirin bir kadın olarak hayal ettiğim ve bir imza gününde karşılaşmamız ile hayal ettiğimin aksine çok süslü ve bana göre okuyucu ile iyi iletişim kuramadığını düşündürten yazar.
buket uzuner
ispanya’da ‘altın satırlar’ etkinliğinde…
sakıp sabancı müzesi hat sanatı sergisi: ‘altın satırlar’ ispanya ve türkiye kültür bakanlıklarının himayesinde, madrid türkiye büyükelçiliği, ispanya casa arabe ve san fernando güzel sanatlar akademisi’nin desteğiyle 11 aralık’ta madrid’te açıldı.
ispanya-türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 225. yılı kutlaması çerçevesinde düzenlenen etkinliklerde edebiyat seminerlerine türkiye’den nobelli orhan pamuk ve buket uzuner, ispanya’dan juan goytısolo ve fanny rubıo katılacak. kutsi ergüner ve burhan öçal’ın performanslarıyla, türk sinemasından örnekler ve türk mutfak sanatı konferanslarının da yer alacağı etkinlikler 16 ocak 2008’e kadar devam edecek.
kendilerini daha önceleri yazar zannettiğim ancak eserlerini okuduktan sonra benim gözümde bilmem kaçıncı nesil çaylak yazar'a düşmüş, sanki hayatı boyunca hep bir yazar adayı olarak kalacağını düşündüğüm kişi. şöyle ki; yani aslında bir cevher var gibi ama sanki kullanamıyor bunu. romanları tuzsuz bir yemek gibi. içinde malzeme var ama hep bişeyler eksik.
kumral ada mavi tunaromanıyla hayatıma giren ve bu kitapla beni çok etkileyen yazardır . ada ve tuna arasındaki o tutkulu aşk , dostluk , etkileyici anlatım ve ifade diliyle okunması gereken bir kitaptır . buket uzuner dünyanın bir çok ülkesini gezip görmesi özellikle
iskandinav ülkelerindeki tecrübe ve birikimini bir yazar olarak
türkiye alışkanlıklarıyla harmanlaması ortaya mükemmel eserler çıkarmasına neden olmuştur .ayrıca zaten ilgilenmez deyip kendisine bir konuda görüşünü sorup soru sorduğum bir mailimi anında ve çok ayrıntılı bir şekilde yanıtlayacak kadar alçak gönüllü ve insan bir yazardır .
''avrupa görmüş'' kerime nadir.
asla bir romancı olmayan ve olamayacak kişidir
vaktiyle, annelerimiz ''şu kız büyüse de bir iş yapsa, ben onun yaşındayken evi çekip çevirirdim hatta pasta kek yapardım'' diyerek yer silerken, bize, diğer odada interrail ile avrupa gezisi hayalleri kurduran abla.
ne günlerdi.
buket uzuner'den, kazanacağımız okuma alışkanlığını kazanıp, sevgi soysal okumaya başlamak en iyisi, zaten buket uzuner'in okurlarına bir yararı varsa, sevgi soysal'ı öğretmesidir.
ilgi çekici konuları ele almayı çok iyi başarıyor lakin,sıkıcılıktan ve durağanlıktan kurtaramıyor bir türlü romanını.
çoğunlukla okunmaya kumral ada mavi tuna'dan başlanan ve daha sonra bu kitabın etkisi ile tüm romanları okunan, aynı tadı vermese de yine de çok etkileyebilen, bunun yanı sıra 'şiirin kız kardeşi öykü' gibi muhteşem öykülere imza atmış, kitaplığımın baş köşesinde bulunan şahane yazar.
son romanı
istanbullular ile hayalkırıklığına uğratmış olsa da, kredisi asla tükenmeyecek yazarlar arasındadır.ayrıca gezgin ruhludur ki bu tarz insanların gitmeye karar vererek hayatta 1-0 öne geçmeleri , bende derin bir saygı uyandırmıştır.
reha muhtar'ın karşısına yanında iki-üç mankenle birlikte çıkmasından sonra, kendisine duyduğum saygı ve sevgiyi sorguladığım kadın yazar.
okumuş, kültürlü bir insan.
biyoloji eğitimi hatta eğitimleri aldığını öğrendiğimde çok şaşırdım ve bölümümle övündüm.
* yolda isimli öykücükler kitabıyla beni cezbetmiş, ve devamını da getirtmiştir.
istanbullular isimli romanına başladım ve şimdiden 70. sayfasında bayılmaya başladım. ama en çok
iki yeşil su samuru seviliyormuş sanırım..
web sitesinde "book@in köşesi" diye bir bölüm bulunan yazar.
(bkz:
yorum yok)