bu sizi ilgilendiriyor   

adana çık aradan

  1. 11 haziranda başlayacak olan program..artık siyasi kimliğini dışarı vurması gereken kişinin programı
    heyecanla bekliyoruz
    (bokarec, 03.06.2007 05:12)
  2. ilk program özellikle format anlamında beklenenin çok altında kalan, seçime bu kadar az bir süre kalmışken var olanı değil olması gerekeni tartışan, tartıştıran, bazen tartıştıramayan, makina'daki keyifli siyasi sohbetlerin binde birinin yer almadığı bir program olmuştur. keşke makina'nın formatında bir iki küçük değişiklik yapıp masaya sadece siyasileri alsalar, programı öyle yapsalarmış.

    ayrıca yine ilk program demet evgar'ın tek yapması gerekenin oyunculuk olduğunu göstermiştir. zira kendisi -umarım ki heyecandan- iki çift lafı bir araya getirememiş, neredeyse sorulan her sorunun ardından okan bayülgen'e uzun uzun, boş gözlerle bakmış, okan bayülgen'in konuyu ne kadar ustalıkla toparladığını bir kez daha görmemizi sağlamıştır.
    (nvr ws a crnflk grl, 12.06.2007 16:37)
  3. okan bayülgen'in uzun zaman aradan sonra yine yaptığı ciddi, siyaset üzerine konuşulan program.

    ilk programda bile okan bayülgen kendisinin ne kadar bilgili ve kültürlü olduğunu bir kez daha ispatlamıştır.

    ayrıca okan bayülgen'in makina gibi sulu programlardan sonra artık yaşı itibariyle böyle konular ve konukları üzerine program yapması tam yerinde bir karar olmuştur.
    (ceyus, 12.06.2007 17:47)
  4. uzun zamandır bu beyfendiyi ve kendisi ile ilgili yapılan yorumları yakından izlemekteyim. dün geceki programdan sonra bu tartışma ve yorumlara dahil olma arzusundayım. tartışmanın ekseni "iyi akşamlar okan" diyen kadınlar tayfasından ve de "mahallenin gürbüz delikanlıları" arasında yaşanıyor. ağzından çıkan her söz öbeği çiğ köfte gibi yoğruluyor.

    bu noktada eski bir çin atasözünü hatırlatmak istiyorum; "popüler olan kötüdür"

    eleştirilerin ilk ana odağı gece kuşu, televizyon çocuğu bu adamın evrimi. sert ve yıkıcı sözleri -eleştirdiğimiz(-iz burada alt kültür)- medyayı ve bu medyanın adamlarını hedef alıyordu. henüz geniş kitleler!?^# ile muhattap olmamıştı. burada bir parantez açıp toplumsal hafızamızda yer eden bir rolle karşımıza çıktı; lagari hasan çelebi. oynadığı bu rol biraz da kendisiydi bizler için. toplumun "diğerleri"nden farklı bir bireyi. hatta uçmak uğruna rasyonellikten bile uzak olan bir insan portresi. bu portreyi çizen yine takipçileriydi.

    yaptığı işlerde diğerleri tarafından sevilmeme hep vardı. ilk başlardaki sivri dilli kahraman medyadakiler tarafından hoş karşılanmıyor bazen konuklar programı terkediyorlardı. alt kültürün sevdiği adamdı o zamanlar. daha sonra bu kesimle iletişim kurduğu onları daha çok idare ettiği bir zaman geldi. o zaman da medyakiler tarafından sevilen fakat içinden çıktığı alt grup tarafından sevilmeyen bir insan oldu. sadece geyik yapan bir adam olmak istemeyip biraz daha faydalı işler yapmak isteyi ile başladı herkes bunu konuşuyor. toplumun genelini ilgilendiren konular ve işlerinin popüler uzmanları ile bir nevi sosyal bir paltform arayışı idi bu. kolera salih iyileşmişti ama hep koleralı olması isteniyordu.


    makina' da da yer alan toplumsal konularla ilgili konuklar ve söylemleriyle eleştirilerden nasibini aldı. özellikle "sözlük" ler ve medya ahlakı ile ilgili söylediği sözler sözlükçüler tarafından eleştirildi. bu eleştiriler kör tuttuğunu öper misali gerçekleşti. körler ahlakı tutmuştu ve kendisinin ahlak anlayışını sorgulandı. bu sorgulama daha çok "senin ahlakın kaç lan" ile okan bayülgen' in magazin kısmının sorgulanmasında kaldı.

    son zamanlarda yaşadığımız coğrafyada yaşanan olaylar sanıyorum ki kendisine istemeden de olsa bir yön çizdirmiş oldu. makina' da verdiği mesajlar ve konuklar yeterli gelmedi. ilk başlarda bireyleri daha sonra toplumu bu ikisinin işe yaramadığını anlayarak politik bir takım işler yapmaya yöneldi.

    söylemek istediklerimin özeti aslında şudur;

    medyaya karşı, bireysel - alt kültürle beraber,
    medyayla birlikte, toplumsal - alt kültür ona karşı

    fakat ilginç dönüşüm tam burada yaşanıyor. kafalarımızdaki soru işareti de belki de bundan kaynaklanıyor.

    medyaya karşı, toplumsal - alt kültür ona karşı.
    (bergerac, 19.06.2007 11:55 ~ 11:56)
  5. okan bayülgenin yine kendini istediği gibi gösterebiliği güzel bir program,
    konu ve konuklarıyla, okan'ın sivri, keskin zekasıyla seyredilebilirler arasında...

    dün akşam gördüğüm üzere okan dinleme moduna geçince uyku bastırıyo, gözler aşağı düşüyor,
    makina'da bağıra çağıra uykusunu geri tepebiliryormuş demek ki..
    (bakarsinbirigelirelimdekielmayiyer, 21.06.2007 17:09)
  6. herkes bunu konuşuyor harikasından sonra sabırla bekleyip, beklediğim bütün ümitleri de hayal kırıklığına çevirmiş program. devam ederken birden programa ara verilip ekranda çıkan "kota ne demektir?" kota tanımı yazısı, trt sunucusu kıvamındaki dış sesin bize kotanın ne olduğunu anlatması sonra yine arada çıkan "pozitif ayrımcılık ne demektir?" tanımlamalarının ardından dayanamayıp kapadığım program da aynı zamanda.

    çocuk programı mı yapıyorsunuz ey okan bey? "bilgilendiriyoruz da " siz bilmezsiniz ben anlatıcam tadında kafama kakar, ders öğretir gibi yapılan bu kalıpcılık fevkalade itici..
    (köylügüzeli, 24.06.2007 14:29)
  7. (bkz: pardon, hangisi)

    (bkz: bu sizi ilgilendirmez!)
    (yazar gibi, 24.06.2007 14:31 ~ 14:32)
  8. hafta içi her akşam 23.30 da başlayan, "bu adam* hiç uyumuyor mu acaba?" sorusunu akla getiren program.
    (iset, 29.06.2007 15:32)
  9. guzel program. okan milleti ve için hayırlı bir iş yapıyor. tarafsız da olmaya çalışıyor bir nebze başarıyor bunu da. (bir nebze ama) her gün olması da büyük fedakarlık. cok ciddi bir program olmuyor haliyle samimi olmayan komsularla yapılan politik sohbetler gibi geçiyor program genelde. biraz daha ciddi olabilir.
    (radioslave, 03.07.2007 01:17)
  10. ders boyunca arka sıralarda konuşan insanlardan rahatsız olan hoca sinir katsayısı yeterli düzeye ulaşınca tahtaya yazmayı bırakır, sinirli bir şekilde arkasını döner ,gözleri ateş saçarken konuşan öğrencilere bu cümleyi haykırır.
    (kaytan, 03.07.2007 02:13)
  11. bu akşamki konuğu genç parti istanbul 2.bölge adayı türkücü ibrahim tatlıses'miş.bakalım bu da genel başkanı gibi 1ytl furyasına uyup çiğ köfte 1ytl olacak mı müjdesini verebilecek mi.
    (kısırsızaltıngünü, 05.07.2007 16:58)
  12. reklamlarında "okan bayülgen soruyor...bıdı dı bıdı konuklar yanıtlıyor" gibisinden bir şey söylüyor da ben okan bayülgen' in sustuğunu görmedim ki...çok da fazla sormuyor, çok nadir olarak sorup cevabını alırken de "reklam arası" deyip konukların lafını kesiyor. orası da okan bayülgen' in oyun alanı yine anlayacağınız. program bir türlü akmıyor ya da akamıyor, çünkü bu adam çok konuşuyor. bence programın adı bu olmalıymış, "bu adam ne de çok konuşuyor"...hem ntv' nin talk-show program isimleri kategorisine de uyuyor.

    (bkz: herkes bunu konuşuyor)

    (bkz: biri bana anlatsın)

    (bkz: kime diyorum ben)

    (bkz: bu sizi ilgilendiriyor)
    (ben dedim gitme fakat o beni hiç dinlemedi, 05.07.2007 21:15)
  13. okan ibrahim tatlıses'e partinin siyasal bakışını sorar.o sürekli merkezde olduğunu söyler.sonra konuk prof. bayan der ki sayın ibrahim bey diyelim ki kyoto protokolü hakkındaki fikirlerinizi sordular size yabancı diplomatlar, ne diyeceksiniz o zaman?

    ibo cevap verir:kyoto ne abla?
    (sevmek bir eylemdir, 06.07.2007 01:12)
  14. okan bayülgen' in beri yandan kelimesini artık rahatsız edecek şekilde sık kullandığı program.
    (ceyus, 06.07.2007 01:22)
  15. ibrahim tatlıses'in bir show programı edasıyla geldiğini düşündüğüm hatta neden gelmeyi reddetmediğini merak ettiğim program olmuştur. zira konuşurken kendi için bir statü belirtisi olabileceğini düşündüğü bazı kelimeleri ilk kez kullanıyor olduğu apaçık ortadaydı. "ne diyorlar ona spekülasyon mu?" tarzında sorularla iki kelamı bir araya getirecek diye ben nefes nefese kalmışımdır. yanda oturan profösör bayan gayet mantıklı tümcelerle bir şeyler anlatmaya çalışmıştır da pek başarılı olamamıştır. okan bayülgen'in programın sonlarına doğru artık gülerek konuşması olayı bitirmiştir. evet okan bayülgen'in programda dediği gibi bir illüzyon izler edasıyla baktık ibrahim tatlıses'e. haydi hayırlısı. partinin kişiselleştirilmiş sloganını da öğrenmiş olduk. her çıkışın bir inişi varmış. anladık biz onu.
    (why georgia, 06.07.2007 01:26)
  16. bağırış, çağırış ve sert tartışmalara sahne olmadığı için pek tutmayan program.
    (çılgın veyfik, 06.07.2007 01:31)
  17. okan bayülgen baskın oran'ı ve daha birçok milletvekili adayını ya 2'den fazla konukla birlikte ağırlamış ya da programın yarısında gönderip yerine bir başkasını almışken bugün ibrahim tatlıses'i bütün program boyunca oturtmuş, diğer konuğu hemen hemen hiç konuşturmamış, yetmezmiş gibi her gün programı 00.40 gibi bitirirken bugün 1'e kadar uzatmıştır. konuk ibrahim tatlıses gibi programın izleyici kitlesinden fazlasıyla uzak biri dahi olsa okan bayülgen'in yaptığının son derece yanlış olduğunu düşünmekteyim.
    (nvr ws a crnflk grl, 06.07.2007 01:45)
  18. an itibariyle okan bayülgen'in akp istanbul 1. bölge milletvekili adayı hanıma ağır ayar verdiği program.
    edit: hala devam ediyor.
    (esbjorn, 11.07.2007 23:59 ~ 12.07.2007 00:05)
  19. son yaptıklarıyla (bkz: @1688318) "okan bayülgen siyaset programı sunabilir mi" sorusunu akla getiren programdır *
    (anti nick, 12.07.2007 19:09 ~ 19:11)
  20. hergün aynı kravatı gördüğüm sözde siyaset programı. zaten bence okan bayülgen'de sadece siyaset yapmak için yapmıyor.

    bu sizi ilgilendiriyor diyen okancığıma buna ne gerek var demek istiyorum
    (dereotundannefretederim, 14.07.2007 00:32)