|
|
- çoğunlukla okul müdürü, müdür yardımcıları gibi kişilerin ders ortasında sınıfa baskın yapmak suretiyle sorduğu sorudur. büyük ihtimal, bunun altında bir bağış ya da yardım yatmaktadır. fakat öğrenci, arkadaşlarının arasında "ben fakirim!" diye bağırmaz, bu hep göz ardı edilir. ha, emrah'sa o başka.. ama bunun için fizyolojik yapısının da uygun olması gerekir ve daima arkada ağlak kemanlar bulunmalıdır.
bir ihtimal daha var, o da günümüzde özel üniversitelerin bazılarında başlatılan bir uygulama. burslu öğrenciler, müşteril.. afedersiniz, paralı öğrenciler tarafından ezilmesin, dışlanmasın diye, onlara 2. el "marka" giyecekler veriliyor, talebe göre. bu da aslında bir bakıma o mü.. aman, paralı öğrencileri daha da hiyerarşik bir duruma getirse de, bunu pek düşünmeyen okul müdürü, gayet utanmaksızın bu ahlaksız teklifi okulu bileğinin hakkıyla kazanan öğrencilere yöneltebiliyor. bir şekilde bu abuk sistemin parçası haline gelen müdür, zaman içerisinde bu teklifi sınıfın ortasında söz konusu soruyu sorarak da uygulamaya başlayabilir. başlamamalıdır, ama karnı toktur ki onun..(steel, 11.12.2007 18:59)
- (bkz: biz orospu çocuğuyduk)
- saçma sapan bir soru cümlesi.sanki ellerinde hangi öğrencinin annesi sağ değil;hangisinin babası ölmüş;hangisinin maaş durumu ne derecede bilmiyorlarmış gibi sınıfın ortasında millete ahanda bu çocuğun anası yok ahanda bunun parası yok eee fakir onlar dermişçesine sınıfın ortasında sorarlar.hiçbir zaman sınıfımda hiçkimse parmak kaldırmadı bu aptal soruya.birçoğu utandı belki de.ben fakirim demeye.benimde diğerleri gibi annem veya babam yok demeye.ve bu ileri zekalılar hala aynı şekilde soruyolar bu soruyu.sanki çocukların nelerden ne kadar etkileneceklerini düşünmezmiş gibi;düşünmedikleri gibi...
bunu aşırı duygusal hale getirmeye çalışmıyorum.ama hepimiz yaşamadık mı bunu?ve birçoğumuz müdür sınıfa bu cümleyi söylemek için geldiğinde bir küfür sallamadık mı?
- bunun bir ileri seviyesi ''annesi babası boşanmış olan var mı?'' dır ki kendisi son derece akıllara zarar bir cümle olur.
- - bu sınıfta öksüz yetim veya fakir öğrenci var mı? 250 ytl para yardımı yapıcaz.
+ emrah var hocam. kendisi yetim ve fakir.
e: hocam ayrıca orospu çocuğuyum.
- al 500 ytl.
- -bu sınıfta öksüz yetim veya fakir öğrenci var mı?
+o yokta bi öküz var
-nerde
+bilmem sen düşün onuda
- (bkz: var amına koyim var ühühühühü)
- belki de bilinçli olarak soruluyordur. hem bağış ve yardım yapan iyi insan havası yaratıp, hemde kimsenin böylesine bir soruya cevap vermeyeceği bilindiğinden "eh napalım o kadar da yardım edesimiz vardı ama edecek insan yok işte" yaklaşımıyla sahte hayırseverliğin üstü örtülüyordur.
- ayı yavrusunu severken öldürürmüş derler ya, yardım ederken bile pek bir yüksek gönüllüdür yurdum yiğidi.
- aranızda orospu çocuğu var mı sorusuyla aynı oranda gücendirme potansiyeline sahip soru. yardım ederken bile adam gibi yardım edilemiyorsa, koyayım öyle işin götüne.
- ilkokul müdürümün başrolünde oynadığı bilim kurgu filmlerin senaryolarını düşünsel boyutta muhakeme etmemi sağlayan sorudur. o zamanlar durumumuz pek iyi değildi, babam hem dört çocuk okutuyor, bir yandan evi geçindirmeye çalışıyor, öbür yandan da dedemlere bakıyordu. bu soru her dönem gelirdi, ihtiyacımız olsa bile hiç istemedim/isteyemedim. çünkü ...(burada sıfat var) müdür bu soruyu sorduğunda "been" diye parmak kaldıran çocuğa "eviniz sizin mi?" diye soruyordu her seferinde. biz kendi evimizde oturuyorduk, ama gecekondu. kışın damı akar, ilk baharda kanatlı karıncalar çıkar, farelerin mevsimi yoktu zaten, annemin ayağının üzerinden yılan bile geçmiş evin içinde, öyle bir ev.. bir keresinde çocuklardan biri "oturduğumuz ev bizim" dedi, o oldu, çocuğa neler demedi ki; "sen benden zenginsin! bir de yardım istiyor!" ona diyen bana da derdir diye, neyse işte. ama bence çok alçakça bir soru, yavru severken öldürmek bile değil, tamamen onur kıran, aşağılık duygusu aşılayan, hiyerarşik sınıf ortamında güç kaybettiren kelime yığını, soru bile değil. gerçi ihtiyacı olmadığı halde el kaldıranlar da vardı, bir çocuk nasıl yetiştirilirse öyle davranıyor. ayırt etmek de zor. ama kesinlikle böyle olmamalı. ama nasıl olacak ki? kimsenin geliri belli değil ki... durumu iyi olduğu halde 500 küsür ytl burs alan da var, ailesinin aylık geliri 500 ytl anca olan var, ama bakıyoruz ki resmi olarak ikisi de eşit düzeyde. zaten olan yardımlar da hep sağa sola tanıdığıa gitmiyor mu? gidecek de...
- (bkz: vurmayın lan orospu çocukları)
- (bkz: küçük emrah)
- bizim zamanımızda durumu kötü olan öğrencilere yardım edileceği ilan edilir, müdürün veya sorumlu öğretmenin odasına uğramaları gerektiği söylenirdi.
sınıfa dalıp "fakir gel", "piç sen de gel" şeklinde çekilip çıkarıldıklarına, deşifre edildiklerine şahit olmadım hiç.
80'lerde çocuk olmanın güzelliği sanırım. sınıflar kendi içlerinde de örgütlenirler di dönem dönem. aramızda okuyan fakir çocuk için dağıtılan zarflara herkes bir şeyler koyar öğretmene verirdi. sonra o zarf adı, sanı bilinmeyen sınıf arkadaşımıza sunulurdu öğretmen tarafından.
- (bkz: bu sınıfta öküz ketum ya da fucker öğrenci var mı)
|