|
|
- (bkz: kolay para kazanmanın yolları)
(bkz: acaba)
- (bkz: yürü be hocam kim tutar seni)
- (bkz: ekmek parası)
(bkz: oeh)(siyah, 31.01.2006 20:00)
- fizik profesörlerinin de devlete ve aldıkları maaşa isyan bayrağı çekip atom bombası yapmaları şeklinde gelişecek olaylar zincirinin ilk halkası.
- kafalarda, 'kimya profesörü yapıyorsa, benim sıradan vatandaşım niye yapmasın?' diye soru işaretleri oluşturan, kimileri için 'harekete geçme zamanı geldi artık' dedirten haber**
(siyah, 02.02.2006 19:05)
- inanıp inanmamak hususunda çelişkide kaldığımız, gündem yaratan iddia.
pollyannacılık oynayıp, "iyi bari, en azından profesör eli değiyor, uyuşturucu kalitelidir" diyecek olsak, pollyanna denen yaratığın dahi bu tip bir cümle kurmayacak kadar mantık kırıntılarına sahip olduğunu düşünüp kahroluyorum.
bir profesörü çağın zehirini üretmeye ne itti bilinmez. zorla mı yaptırdılar, ailesini kullanıp tehdit mi ettiler, yoksa kendisi aldığı profesörlük maaşını beğenmeyip de mi bu işe girdi...
her türlü diyecek tek bir şey var: vah ki ne vah...
- mesela narkozcular da uyuşturucu yapmasalar bile kesin kullanıyorlardır.düşünsene adamın elinin altında, hangi dozda ne işe yaradığını biliyor.zaten dikkat edin narkozculara kendi kendilerine konuştukları çok görülmüştür.
- profesörlerin "hocam sizin için uyuşturucu yapıyor diyorlar, doğru mu?" şeklinde geyik konusu olmasına sebep verebilecek haber.
- doktorların da organ mafyasına çalışmaları bu durumun değişik bir versiyonudur.
- uyuşturucuda kimyasal bir maddedir .kaliteli bir kimyasalı ancak bu işin üstadı,formulünü ,açılımını ,miktarlarını iyi bilen becerir. (bkz: işi uzmanına bırakalım)
- (bkz: bu memlekette otobüs firmaları uyuşturucu taşıyor)
(bkz: biz insan değil toz taşıyoruz)
(bkz: bir kilo toz bir otobos)
- her işe memleket kelimesini karıştırmanın güzel bir örneği olan cümle. ama tabii, bu cümlenin başkahramanı iki yüzyıl önce yaşayıp, patlayıcı geliştirmekle uğraşıp, dinamiti icat etseydi o zaman adına ödül verirdik.
- insanın işini sevmesinin en gerçekçi ama en illegal tezahürüdür.bu mesleki beceriyi diğer disiplinlerde okuyan öğretim görevlilerinden de beklemekteyiz...siyasal bilimlerde görevli olup adam gibi siyaset yapacak bir profesör hatta muhalefete bir el atsa...sonra tıp okuyup kanseri yenecek bir profesör hiç olmadı deniz baykal'ın genetik devamlılığını kontrol altına alsa üst madde de ki muhalefet sorunu çözülebilir hatta bir neslin kanser olma olasılığı zayıflar ve hukuk okuyup adam gibi bir anayasa hazırlayacak bir profesör ki bu da muhalefet kısırlığı çekilen bir ülkede çoğulcu demokrasiyi egemen kılsa şu taktığım muhalefet meselesi iyiden iyiye çözülür yani kendi idealizmlerini ve türk kurnazlığını birleştirip çığır açsalar da gülsek mi ağlasak mı belli olmayan bu tarz haberlerde ki ironi bizi biraz da güldürse...hiç olmadı ben tebessüme de razıyım...
|