|
|
- en dikkat edilmesi gereken nokta "istanbul" değil "ıstanbul" olmasıdır, ufak ama önemli bir ayrıntıdır bence.
- rakı eşliğinde dinlenecek olmazsa olmazlardan biridir.
- kendi içinde çelişkili olan bir durumdur. tüm meyhaneleri dolaşmak isteyen kişi elbette dibine kadar sarhoş olup dağıtmak isteyen kişidir bu kişi duvar diplerine sürüne sürüne gitmek , yorulduğu zaman yerlerde yuvarlanmak, bulduğu kuytularda işemek, kusmak, ara ara ağlayıp zırlamak isteyecek kişidir.
sarhoşluğu yaşayan her şahsiyetin bildiği gibi bu eylemler içip içip alkol alma oranının son noktasına geldikten sonra ayılmaya neden olan hadiselerdir ki genellikle içki içtiğin mekandan: meyhaneden, bardan, evden..vs çıktığın anlarda gerçekleşir.işte bu söylemle ilgili çelişkiler de burada başgösterir.
bir düşünelim amacın istanbulun bütün meyhanelerini dolaşıp köpekler gibi sarhoş olmak bunun için de gerekli şartların olgunlaşması lazım gelmez mi? istanbul koca şehir bütün meyhanelerini dolaşmak için bir akşam yeter mi sana ya da gerekli finansmanı sağlayabilir mi bünyen? hadi sen her şeyi düşündün bu şartları sağladın. sarhoşluk hadisesini nasıl sağlayacaksın? diyelim ki girdiğin ilk meyhanede içtin eşşek gibi sonra diğerlerine nasıl gideceksin? gidersin de isyan naraları atarken, duvar diplerine kusarken , yerlerde sürünürken ayılmaya başlamaz mısın yavaş yavaş? bünye kaldırır mı bu ani değişikliği?
hırs yaptığını varsayalım illa ki yapacaksın dediğini o zaman başka alternatifler sunalım sana: girdiğin ilk meyhaneden zilzurna sarhoş çıkma fikrini unutalım. sen her meyhanede bir tane iç. bu kez de adamaklıllı sarhoş olamayacağın için aklında acaba kaç meyhane kaldı, gecenin bitmesine ne kadar var, acaba başarabilecek miyim? gibi soru kelebekleri uçuşmaya başlar, böylece bünyenin ağzına sıçılır.
en iyisi, adam gibi otur bir meyhaneye iç köpek gibi eşşek gibi nasıl istersen işte(!) sonra istersen kus oraya buraya, taşkınlık çıkar, seviyorum uleeeyn! diye bağır, hatta eve hiç girme yat sokaklarda.. adı olur en azından tat alırsın.
bir dakika ya bu şarkı sözü değil miydi? sonu da "seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinden" şeklinde bitiyordu.yani adamın sarhoş olmak gibi bir kaygısı yoktu dedektiflik yapacaktı bir nevi: sinek gözlükleri, yakalarını kaldırdığı uzun pardösüsü, ve ağzında sigarasıyla girecekti meyhanelere ellerine beyaz bir eldiven geçirip kadehlere fırçayla siyah bir toz sürecekti böylece dudak izini arayacaktı.şimdi çelişkiler kalkıp olabiliriteler giriyor işin içine.
(bkz: çıldırıyorum)
- hüner coşkuner'in pek güzel yorumladığı, insana, meyhaneye gitme isteği veren hatta gitme isteğiyle kalmayıp,
sarhoş olma güdüsünü uyandıran başarılı bir türk sanat müziği eseridir.bestesi, avni anıl'a, güftesi, turham oğuzbaş'a aittir.sözleri şöyledir;
bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım ıstanbul' un
seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde
canım doya doya sarhoş olmak istiyordu
seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde
- gerek bestesi gerek güftesiyle insanın içine işleyen, alkollüyken alınması gereken bir eserdir.
akabinde şu dinlenebilir;
(bkz: istanbul sokakları)
- bugün bestekarını kaybeden şarkı.
(bkz: ağla gitar)
(bkz: bir peri masalı)
(bkz: düşündükçe maziyi)
(bkz: ege'li güzel)
(bkz: maziyi düşündüm de yoruldum)
(bkz: öyle dudak büküp)
(bkz: son gemi)
(bkz: avni anıl)(quenya, 14.06.2008 13:03 ~ 13:07)
- huysuz virjin in, "bu akşam bütün kerhanelerini dolaştım istanbul un" şeklinde söylediği şarkıdır.
|