genelde romantik işlerle özdeşleştirilir. oysa, ortaokul yıllarında kıl olduğunuz örtmenin adını başına salak getirerek masasının hemen yanıbaşındaki cama yazmak şeklinde de uygunlanabilir. hocayla iletişim kurmanın bir yoludur. yalnız temiz çalışmak gerek, ispiklenmemeli.
ne denli beyhude bir iş olursa olsun, birilerinin o yazıyı görmesini umduğumuzdan fırsat bulunca yaptığımız iştir. işi ilerletenler şiir falan yazarlar cama. çok çabalayanlar ise yazar olur, kitapları falan çıkabilir.
küçükken kışın bindiğim her araba, minibüs, otobüse yaptığım eylemdir. çok zevk alırdım bazen bazense saece alışkalınktan ötürü icra ederdim bunu. ama mutlaka yaprdım. hatta abartıp yazdığım yerin bir süre sonra yine buğu tutmasını beklerdim ki yeniden yazayım. ne yapalım, küçük çocuk aklıyla yazı tahatası ve tebeşiri pek kullanamazdık, yanına gitsek bile hocanın sözlü sorularına maruz kalırdık.
bir yüzeyi soğuk, diğer yüzeyi ise nemli hava parsellerine maruz kalmış, muhtemelen bir pencerede düşey vaziyette duran bir cam tabakacığının sıcak tarafında yoğuşmuş su damlacıklarını parmakla silmek suretiyle yazı yazmak
misal olarak arabanızın camı içten buğu yaptığında parmağımızda sevilen şahsın ismi başta olmak üzere çeşitli kelimeler yazar manasız karakterler ve logolar yaratırız.. ön cam buğu yaptığında avucumuzu cama dayayarak buğulu alanı tararız.. fakat bilinenin aksine bu hareket son derece zararlıdır.. buğu ortadan kaybolduğu anda yazdığımız isimler,çizdiğimiz resimler leke olarak kalır..
buğulu cama parmakla dokunmayın, dokundurmayın..
anne tarafından yeni silinmiş cama bu girişimde bulunmuşsanız eğer kısa bir süre sonra bir elinizde silgi bezi diğer elinizde cam silici ile gününüzü zehir edebilirsiniz.bir de diğer camlar silinmemişse 'eline almışken diğerlerini de temizle' gibi bir cümleyle karşı karşıya kalma ihtimaliniz yüksektir.
mit'de
* yapılan bir buluş ile tarihe karışma ihtimali ufukta görünen olay,
mit'li bilim adamları camı bir çeşit maddeyle kaplayarak buğulanmanın önüne geçmeyi başarmış ve patent için başvurmuş. birkaç sene içinde de bu teknolojinin uygulandığı ürünlerin piyasada görüleceği iddia ediliyormuş. bu icat genel olarak benim gibi gözlük sahibi insanları sevindirdi, aynı şekilde araba camları ve banyo aynalarının sıklıkla insana yaşattığı zorlukları da ortadan kaldıracağı için önemli bir icat olduğu kesin ama öyle görünüyor ki çocuklarımız, ya da en geç torunlarımız, buğulu cama yazı yazma zevkini hiç tadamayacaklar...
detaylar için:
(bkz:
http://www.hurriyetim.com.tr/...)
(8844455, 15.09.2005 11:47 ~ 11:47)
otobüs yolculuklarında hem karşıdaki yakışıklıya mesaj vermek hemde can sıkıntısı adına yapılan işlem.
okula giderken veya okuldan dönerken serviste, herkesin bi defaya mahsus bile olsa yaptığı eylem. şayet herkes okul servisinde bu haltı yemediyse adım kadar eminim sevdiğinin adını bir kere herhangi buğulanmış bir cama yazarak yaptığı olay. tamam erkekler utangaç olabiliyor, sevdiğinide geçiyorum en azından tuttuğu takımı yazmıştır diye düşündüğüm aksiyon. ayrıca nedenini bilmesemde bayağı zorladığım bir giri.
otobüs yolculuklarında, can sıkıntısını atmak için birebirdir. bu yöntemle, bazen sanat eserleri, bazen de
nacizane küfürler oluşturulabilinmektedir.
(venom, 15.09.2005 13:56)
genellikle kış aylarında, insanoğlunun refleks olarak kendi adını yazarak uyguladığı eylem.
çocukken, havanın yağışlı olduğu günlerde sokağa çıkamazdım. karşı evde oturan arkadaşımla en zevk aldığımız, şey buğulu cama yazı yazıp iletişim kurmaktı. dumanla haberleşmeden sonra, cep telefonlarının icadından önce doğduğum için bizim haberleşme yöntemimizde böyleydi.
cama yazı yazan el yağlıysa daha bi kalıcı olur yazılan.
belediye otobüslerinde çoğumuzun beldiye otobüsünün o anki durumunu, insanların hayat felsefelerini, o gün yemiş olduklarını, ağız ve diş sağlığına verdikleri önemi, herhangibir solunum yolu hastalığına sahip olup olmadıklarını ve de camda buğu diye adlandırılan tabakanın tüm bu insanların nefes alıp verişlerinten mütevellit bir nesne olduğunu unutma veyahut bilmeme gafletinden kaynaklanan talihsiz olay. zaman zaman zatımında dalgınlıkla yaptığı daha sonrasında otobüsten ininceye kadar parmağımdan tiksinmeme sebep olan iğrenç eylem.
edit: an itibariyle başlığın üzerime kalmasıyla daha da iğrençleşen olay
edt2: an itibariyle ilk defa mesajımın taşınmasını sağlayarak ne kadar iğrenç bir hadies olduğunu bana bir kez daha ispatlamış harekettir.
(uncle, 26.01.2007 02:05 ~ 02:40)
camların buğusuna yazı yazabilme ihtimali... demişti yılmaz erdoğan ve her cümleye yükledigi bir kamyon manayı bu cümleyede yüklemeyi basarmıstı.
buğulu cama yazı yazmak genellikle ortaöğrenim yıllarında yapılan ama cesaretle yapılan bir ifade yöntemiydi bizim için.
sınıf penceresi'ne yazılan kimlik bilgileri, sevgili isimleri ve ifade biçimleri, günün anlam ve önemini belirten sözler, sınav sonucları...
ve bir süre sonra o yazının buharlaşmasını izlemek...
sözcüklerin yas olup akması...
herseyın anlamını yitirmesi...
yeni bir pencereden bakmak ve yenı yazılar yazmak...
karşıki otobüste bir kızın size tiptip bakması sonucu telefon numaranızı otobüsün camına, ters yani dışarıdan okunabilecek şekilde yazarsanız bütün otobüsü gülme krizine sokabileceğiniz olay.
(bkz:
based on a true story)
25th hour filminde
edward norton' un hapishaneye giderken otobüsteki bir çocukla karşılıklı isimlerini yazdığı güzel sahnede geçen olay.
askerliğin son aylarında yemekhanenin camına "şafak 48" "12den sonra doğan güneş başka yok" yazıldığı olaydır. genelde askerliğinin bitmesine daha çok gün olan askerler yazdığında alay konusunu olan gülünç bir durumdur.
giden sevgiliye yazılır.
nöb ireg
*