eski filmleri yeniden seyredildiğinde gülmekten kırıp geçiren kung fu ustası. aslen hong kong lu. gerçek isminin türkçe anlamı küçük ejder (ejdercik aslan parçası gibi yani). bruce takma adı. japonlar ve koreliler dışında tüm çekik ırkının kendi ülkesinde bile takma isim kullandığının kanıtı. çocukken iyi de bu bruce da ne lan deme nedenim. türbesi seattle daymış. her türk genci tavaf etmelidir.
hakkında dönen geyiği ve açılan başlıkları görünce "meğer adamın ne çok seveni varmış toprağı bol olsun" dediğim, "bir bruce lee olamadık be, sevenimiz yok" diye hicran, hicran olduğum zat-ı muhterem
filmlerinde yumruğunu sıkardı çatır çatır kemik sesi gelirdi, bende yapmaya çalışırdım bir kere bir çat sesi geldi o kadar. sonra dublaj diye bişi varmış onu öğrendik.
chicago üniversitesi felsefe bölümü mezunu, wing tsun ustası, jeet kune do yaratıcısıdır. kendisi iyi bir tai chi uygulayıcısıdır. eğitimini 14 yaşında, sokakta sopa yediği için almaya başlamıştır. eğitimini döneminin en iyi wing tsun ustası, yipman den almıştır. kendisi sonraları çinli atalarına karşı çıkarak, gizli dövüş stilini amerika' da öğretmeye başlamıştır. zamanla, öğrencilerinden de yararlanarak, kendi düşünceleriyle, dövüş stillerinin bir tür karışımı olan jeet kune do yu yaratmıştır. chuck norris' i meşhur etmiş kişi olmasıyla beraber, kareem abdulcabbar ve chuck norris in öğrencileri arasında yer aldığı kişidir. brandon lee isminde bir oğlu vardır. ölüm nedeni tam olarak bilinmemektedir. chi enerjisini televizyon önünde kullanması büyük bir şaşkınlığa neden olmuştur, 1 inch lik vuruşu sergilemiştir. ayrıca inanılmaz hızlı, ve inanılmaz düzgün, ideal bir vücuda sahiptir.
ensesine gelen bir kurşun yüzünden öldüğü rivayet edilen şahsiyet. zaten bilindiği kadarıyla ensesi dışında vücudunun her yeri kurşun geçirmezmiş! ya ya...(bkz: az daha kassa bruce lee kurşun geçirmeyecekti)
hong kong sinemasının ve enter the dragon filmi ile hollywood sinemasının gelmiş geçmiş en büyük dövüş sanatları ustası. nasıl öldüğü hakkında çok rivayetler döner ortalıkta ama işin doğrusu şudur.
bilindiği üzere bruce lee abimiz aşırı kaslı ve bir gram yağ içermeyen bir vücuda sahipti. bu vücudu bulmak bruce lee'nin en büyük idealiydi ve bunun için günde 8-9 saat antrenman yapmak zorunda kalıyordu. bu aşırı tempo ve tabiki hollywood'da setlerde yoğun stres bruce lee'nin gücünün çoğunu harcıyordu. bu aşırı yorgunluktan kurtulmak için arkadaşı (ya da dublörü tam olarak bilmiyorum) bruce lee abimize uyuşturucu almasını önermiş, bilindiği üzere bruce lee sigara, alkol ve bunun gibi şeylere kesinlikle karşıydı. arkadaşı da "bunu içmeyeceksin bir kekin içine koyacaksın bu otu * ve öyle yiyeceksin seni sakinleştirecek" diyince bruce lee dayanamamış ve bu tavsiyeyi dinlemiş ve içi otla dolu bu keklerden yemiş. bu tabi bruce lee abimizi epeyce sakinleştirmiş ama bedeninde hiç yağ olmadığından beynine çok daha fazla etki yaratmış bu maddeler. setlerde durup dururken bayılıyormuş ve bunu yorgunluğa veriyorlarmış ve çok fazla takmıyorlarmış. sonunda olan olmuş ve uyuşturucu alerjik bir reaksiyon yaratmış ve bruce lee uykusunda ölmüş. işin doğrusu budur.
not: l.a morgundaki doktorlar bruce lee'nin cansız bedenini görünce vücudundaki kas miktarına inanamamışlar onlara göre hayatlarında gördükleri en kaslı insanmış. bu tabi bruce lee'nin sonunda idealine, gram yağsız bir vücuda sahip olduğunu bize göstermiş ama ironik olan da bu tutkusu bir nevi ölümüne sebep olmuş.
bruce lee ile ilgili şehir efsanelerinden, çocukluğumdan kalan bir tanesi:
bruce lee'yi rakipleri kıstırmışlar ve kurşun yağmuruna tutmuşlar. tabii ki ölmemiş ve hepsini haklamış. ancak daha sonra eve gelmiş, su içmiş ve vücudundaki kurşunlarla suyun reaksiyona girmesi sonucu zehirlenerek ölmüş.
çocukluk yıllarımızda geceleri açık hava sinemasında filmini izleyip ulen adam budur gerisi fasa fiso dediğimiz yüksek şahsiyettir.
mahallede günlerce onun efsanelerini konuşur. herbirimiz iki sopanın ortasına takılmış bir iple yaptıgımız mınçıkaları (bkz: nunchaku)sallarken oramıza buramıza vurur acımasına ragmen genede sesimizi çıkarmazdık.
-oğlum bruce lee gençliğinde kireç kuyusuna düşmüş bütün yagları yanmış vücudunda gram yag yokmuş tamamı kasmış
-işte o yüzden kurşun işlemiyomuş olum adama
gelmiş geçmiş en büyük kung fu üstatlarındandır. bu spor üzerindeki yeteneğini sinemaya da dövüş filmlerinde oyuncu olarak taşımış birisidir.
ölümü ve sporu hakkında çok konuşulmuş kısmen sinemacılığı biraz eksik bırakılmış. kendisi erken gelen ölümü üzerine çok filmde oynayamamıştır. fakat birçok dublörünün bulunması nedeniyle dublörleriyle bir çok film çekilip, casting kısmına bruce lee eklenmişir. özellikle türk televizyonculuğuna 90'ların ortasında damgasını vurmuş flash tv, hbb gibi kanallar o dönem sıklıkla dublörlerinin oynadığı kolpa filmleri yayınlarlardı.