|
|
- (bkz: so was red)
- sinema tarihinin en mükemmel sahnelerinden biridir.yani kaç kişi ölüme bu kadar başı dik ve onurlu yürüyebilir ki.
- thomas newman ın bestesi ile vuruculuğu çok daha artmış, shawshank redemption da adamın yüreğini parça parça eden bir sahne. kanımca tek sahne.
40 yıl boyunca dünyayı görmemiş olan 70 li yaşlardaki bir adamın hayat mücadelesindeki yalnızlığı. direnişi. veya direnemeyişi...
shawshank'tan hayatın acı gerçeklerine doğru tutulan bir spot ışığı..
- muhteşem filmin en çok akılda kalan sahnesi.
- (bkz: esaretin bedeli)
- muhteşem filmin, filme damgasını vuran bölümünün yarısıdır. red, brooks ile aynı eve konulduğunda ''brooks was here'' yazısının yanına ''so was red'' yazdığında tamamlanmıştır. duygusal yürekler için iki damla gözyaşına sebep olabilir.
- thomas newman ın bu muhteşem eseri çalarken, brooks hatlen kendi ağzından arkadaşlarına yazdığı mektubu okumaktadır;
--spoiler--
sevgili dostlarım:
dışarının bu kadar hızlı büyüdüğüne inanamadım. çocukken bir keresinde araba görmüştüm. fakat şimdi her yerdeler. dünya büyük lanet bir acele içinde. şartlı tahliye komisyonu, beni bu yarım eve soktu. adı "biracı". ve bir iş, alışveriş mağazasında yiyecekleri poşetliyorum. zor bir iş ve ben dayanmaya çalışıyorum. fakat çoğu kez ellerim acıyor.mağaza müdürünün beni pek fazla sevdiğini sanmıyorum. bazen işten sonra, parka gidip kuşları besliyorum. ve jake'in birden çıkıp bana 'merhaba' diyeceğini düşünmeye başlıyorum. fakat bu hiç olmuyor. umarım, her neredeyse, iyidir ve yeni arkadaşları vardır. geceleri uyumakta zorlanıyorum. kötü rüyalar görüyorum yere düşüyormuşum gibi. korkarak uyanıyorum. bazen nerede olduğumu hatırlamak biraz zamanımı alıyor. belki bir silah alıp mağazayı soymalıyım ki beni evime geri yollasınlar. oradayken müdürü vurmalıydım. bir çeşit ikramiye gibi. sanırım artık bu tür saçmalıklar için çok yaşlıyım.
burayı sevmiyorum. her zaman korkmaktan yoruldum. kalmamaya karar verdim. sanırım benim gibi yaşlı bir hırsız için
fazla üzülmezler.
not: heywood'a söyle, boğazına bıçak dayadığım için üzgünüm.
hiç kuvvetim kalmadı...
brooks.
--spoiler--
- insanoğlunun nihai amacı kendinden bir iz bırakmak dünyaya
|