çok ama çok beyaz tenli insanların nail olamayacağı mertebedir.
ortalama 7 gün süren bir tatilin ilk 3 günü tırsa tırsa güneşe çıkan ve 50+ koruma föktörlü güneş kremleri kullanan bu zavallı insan -evet evet hikayedeki zavallı benim-, herkes bronzlaşır kızarır güzelleşirken -yahu en azından değişirken- hiç tatile gitmemiş gibi bikini mayo gibi şeylerin izlerinden dahi yoksun bir şekilde dolaşmaya devam eder.
eee başlarım ulen diyerek yanmaya 4. günde karar veren ve hatta sebat eden aynı insan, 50'yi bırak 5 koruma faktörlü krem bile kullanmadığı son 3 günde, tekne gezilerine çıkar, güneşin altında uyur, denizde şeberir... ve
inan olsun sayın okuyucular güneş kendisini es geçmektedir. lanet gibi bir şeydir. bir ecnebi bebeleri beyazdır o plajda bir de bahsi geçen zavallı. kızar be mübarek ya kızar bari. o da bir renk.
sonuç, pazartesi sabahı yüzdeki alık gülümsemeyle işe gelinir. 'aa canım hoş geldinnnn, ama hiç yanmamışsıııınnn', 'güneş parayla mıydı ekiri kikiri', 'konakta mı büyüdün seeeen?' gibi son derece rahatsız edici karşılamalara maruz kalınır.
ve o da yetmezmiş gibi, iki saatte bronzlaşan insanlar vardır ve aramızda yaşamaktadırlar:
-- a hikmet bey yanmışsınız? siz de mi tatildeydiniz?
++ yok zinkafnun hanım, çocukları hanımı pikniğe götürdüm hafta sonu geh geh geh!!
---keneler yesin seni de hanımını da...
++efendim?
--aa ha ha yok bi şey, ne hoş. kene filan korkmuyorsunuz inşallah.
++yok esmere gelmez kene...
---hınk! aha ha ha ühü
(bkz:
bronzlaşamamak)