kahraman, kaplan ve ejderha gibi filmleriyle "her karesi fotoğraf lezzetinde" övgülerini hak etmiş yönetmenin ödüllü son filmi; ovalarda inek güdüp dağlarda gezerken çevrelerinde başka kimse olmadığı için çaresizlikten birbirine aşık olan iki kovboyun sıra dışı aşkını anlatmış.
ödül töreninde fragmanını izledim, konularını doğudan alarak çektiği filmlerde kullandığı görsellik yok gibi geldi bana. kendisini izledikten sonra daha rahat karar veririz.
edit: pardon, kahraman bu yönetmene ait değilmiş. o zaman üzerinde konuşmaya gerek de yok.
(muzevir, 15.09.2005 11:48 ~ 11:52)
iki eşcinsel kovboymuş hikayenin kahramanları... 4-5 altın küre de götürmüş... vay vay vay.
atına tecavüz eden kovboyu bilirdik hep. bunlar atına veren kovboylar grubundan. bunu da gördük ya gözümüz açık gitmeyecek. atlar adına sevindim ama kovboylar adına üzüldüm.
8 dalda aday gösterildiği oscar ödüllerinin bu sene en çok konuşulacak filmi olacak sanırım. ang lee gibi süper bir yönetmenin imzası ve başrol oyuncularının (özellikle de jake gyllenhaal) performansı oscar'a uzanacatır diye düşünüyorum.
bu filmdeki aşk iki heteroseksüel arasında geçiyor olsaydı, ne ödülü ne de adaylığı olurdu bugün. bence son derece sıradan bir hikaye, oyunculuklar fazlasıyla durgun belki de ama yine de iyi.
altın küre de
bafta da
oscar da verilecekse filme değil, homofobik dünyada bu filmi çekebilmiş olan
ang lee'nin cesaretine verilmelidir.
bu arada
jack gylenhaal nefismiş.
kıçıkırık dağlar diyede türkçeye çevrilebilecek film.
sadece görüntülerine (manzara görüntüleri, yanlış anlaşılmasın) oscar verildiğini düşündüğüm acaip boş ve bir o kadar da uzun film..
http://www.vatanim.com.tr/...
("newsid"nin "n"si ve "categoryid"nin "c"si büyük harfle)
erkeklerce genel olarak "sittir lan" tepkisi gören ama kadınlarca "ayy ama oonlaar aşıııık" şeklinde anlayışla yaklaşılmaya kasılan film.
ben mi?.. hadi be aşkmış peee...adamlar zaten erkek olarak doğmuş, hani bir bozukluk olsa neyse, ne diye durup dururken böyle bir şey yaparlar ki..
filmin oscar ödülünü nasıl aldığı konusunda hiçbir fikrim yok; ne diyaloglar, ne kamera, ne konu, ne de roller hepsi bence vasat durumda..film rastgele tanışan ve bir anda kendilerini birbirleriyle sevişirken bulup hayatları altüst olan iki biseksüel erkeğin 1960 lı yıllarda geçen hayatlarından bir kesit sunuyor..
brad pitt'in filmi seyri sonrasında "ben de böyle bir rolde oynamak istiyorum" diye bir yorum yapması da ilginç...
(halukk, 31.03.2006 09:20 ~ 10:30)
bir çok ödül almasına rağmen oskarı
crash e kaptırmıştır.
çok çok iyi bir fotoğraf yönetmenine sahip olduğuna inandığım film.filmin hiçbir sahnesinde kompozisyon hatası yoktu. teknik özellileriyle bence sinema dünyasında çok iyi bir yeri hakediyor, insanları psikolojik olarak çok iyi çözümlüyor ancak gene de biraz uzun tutulmuş bence.
jack gylenhaal'ı tekrar tekrar gördükçe allahım o ne güzelliktir yarabbim diye insanı gay mi olsam diye düşüncelere gark ettiren bir film.çok başarılı mıdır,konusu çok gerekli midir orası meçhul ancak görsel açıdan izleyiciyi memnun etttiği kesin.oscarlık bir film olmadığı da gün gibi ortada mı bence ortada.
(angelic, 05.04.2006 01:59 ~ 02:00)
abazanlığın nelere kadir olabileceğini bizlere göstermeye çalışmış film. karıdan kızdan 1 ay uzak kalan her erkeğin birbirine kayabileceğini, hatta birbirlerine aşık olabileceklerini, bunun çok doğal olduğunu vurguluyor. öyle ki, birbirleriye görüşmedikleri zaman diliminde ikiside evlenip çoluk çocuğa karışıyor, normal bir erkek gibi aile babasını oynuyolar. yıllar sonra tekrar görüşmeye başladıklarında kaldıkları yerden cinsel ilişkilerine devam ediyolar. demek ki abazanlık sonucu olagelen bi anlık tatmin dürtüsü bağımlılık yaratıyor ve tadı damaktan gitmiyor. her erkeğin içinde bir "gay" vardır mesajı verilmiş. "haddi lenn" diyoruz...
sinemada izleyenler arasından ağlayanları duyunca ağlamaklı olduğum film.
hatta (bkz:
ybsg)
kovboyların sevişme sahnesinde yurdum insanının ''tuuuuuuuu,reziller allah belanızı versin'' şeklinde tepki vermesine neden olan film.
behey adam madem dayanamıyosun iki erkeğin ilişkisine ne diye girersin filme.
sanılanın aksine kovboylar değil çobanlar arasında geçen bir hikayedir. amerika'da her şapka takan kovboy değildir çünkü...
bu filmin kadınlar versiyonu bu kadar ilgi çekermiydi diye düşünüyorum ve sonra gereksiz düşündüğümü düşünüyorum böyle kısır döngü gidiyor işte aslında bu film ilk gay filmi değildir bu kadar reklamın yapılması ve oscar alması şaşılacak ve düşünülecek şey gay lik hakkında konuşamayan entellere fırsat doğurmuştur allah beterineden korusun
filmde geçen türden ilişkilere normalde hiç de sıcak bakmamama rağmen, yönetmenin şiirsel görüntüler eşliğinde çok etkili anlattığı aşk öyküsüyle beni bile hislendirmiş ve hatta ağlatmış film. artık homofobik değilim.
hayatın sıradanlığı yüzünden hislerini bastırmak zorunda kalan iki kovboyun hayat hikayesi. yıllar boyu süren sıradışı bir aşkı anlatan izlenesi bir film.
filme değil de brokeback dağına hayran olmuştum izlediğimde.
jake gyllenhaal ı öyle görmek de ayrıca acı vericiydi. nerde casanova nerde bu jake??!!
nihayetinde korsan tezgahlarında "ipne kovboylar" adıyla arz edilen, oscarlı film
sıradan bir aşk filmi,eğer baş karakterlerimiz eşcinsel değil de biri kadın biri erkek olsaydı bu filmin hiç bir özelliği olmayacaktı.2-3 tane de güzel sinematografik an var,psikolojik çözümleme var ama onlar da kalburüstü her filmde bulunuyor.
bir arkadaşımın vcdsini almak için girdiği evlerinin karşısındaki dükkanda türkçeye ''ibnelerin dağı'' olarak çevrilmiş olduğunu gördüğü film.
türk halkının pek de sıcak bakmamasına rağmen bildiğiniz klasik aşk hikayesini anlatan, tek farkın bir kadın ve bir erkek arasında geçmesindense iki erkek arasında geçtiği muhteşem bir
ang lee filmi.
son kısmında
heath ledger ile beraber ağlatabilme etkisi vardır.