meteorlojiye bağlı tek müzik türü. yağmurlu günlerden gayrı dinlenmez. dinlenirse tadı vermez. ama havada yağmur varsa koyarsın oasis'i, coldplay'i dalarsın melankoliye. dibe vurursun
bu grupların çoğunun müziklerinde piyanonun önemli bir yeri bulunur.genel bir tanımlamaya sığdırmak çok zordur ama adadan çıkmış pop-rock müziktir işte.günümüzdeki temsilcilerinin vokalleri yumuşak sayılabilir. türkiye'de bu türe en yakın isimler mor ve ötesi ve teomandır
alman çeşmesi adlı fransız filminin soundtrackinin türüdür. bilmiyorum bazılarına bir şey hatırlattımı. beatles, rolling stones, radiohead, coldplay, travis, the smiths, morrissey, blur, pulp, suede, the verve, manic street preachers gibi grupları da bu türe dahil edebiliriz.
dikkat edilirse gruplarının genelde ingiliz orta/işçi sınıf kökenli olduğu müzik türü. buradan yola çıkarak üst sınıf tarafından sürekli inceden aşağılanmış bu kesimin kendini ifade etme yolu olduğunu düşünebiliriz.
her ne kadar söz konusu pulp olduğunda düşünmeye gerek yoktur. adamlar açık açık söylüyor zaten.
(bkz: different class)
(bkz: i spy)
(bkz: common people)
genelde tiz seslerin kullanıldığı, basların bile ince ince geldiği müzik türü. ağlayan gitarlar ve çığırtkan vokaller karakteristikleridir. (bkz: brit rock)
müzik kalitesi yüksek pop müzik türü...çok tanınmayan birkaç örnek saymak gerekirse starsailor , acceptance , snow patrol, ant and deck...son günlerde james blunt'da gerek şarkı sözleri , gerek aksanı gerek sesiyle etrafı bayapı sallamıştır.bireysel bazda şu anda en meşhur olan brit-popçular dido ve joss stone'dur...
bunun çok seveni var ülkemizde. gençleri çocukları esir almış durumda. sayıyorlar böyle birsürü grup ismi. hepsi hepsini biliyor. ben sıkılıyorum. klozete oturup (kapağı kapalı) çamaşır makinesini dinliyormuşum gibi geliyor. hassas da bir insanım halbuki.
hep kulağıma hoş gelen ne varsa dinlerim diye iddia ederken last fmle tanışınca aslında dinlediğim hemen hemen her şarkının mensup olduğunu ilginç bir şekilde anlamış olduğum türdür kendisi.
sanırım biraz melankolik bir tip olmakla da ilgisi var ama kesinlikle insanı sıktığını söyleyemem. bir dido, bir travis, bir james blunt, bir coldplay insanı hoş eder yahu.
britpop aslında britanya müziği, britrock, indie gibi kavramlarla da ifade edilebilecek bi tarzdır. 60'ların bağımsız ingiliz müziğinin 90'lardaki yansımasına genel olarak britpop diyen eleştirmenlerin izinden gidelim biz de. "ver ordan bas gitarı, piyanoyu, ağlak bi solist bul, ingiltere'den 4 kişi toplayınca britpop oluyor zaten" falan falan.
90'lı yılların başında blur, suede, lush gruplarının öncülüğünde britpop rüzgarı başladı. ne yazık ki bu yıllarda fazla piyano tınıları duyamayız. hatta 80’lerden kalma disco-synthpop havasını bile rahatça yakalayabiliriz.
britpop’u en güzel haliyle sunan gruplar hiç kuşkusuz 90’ların sonu ve milenyumun başında piyasaya çıkan gruplardır.
son dönemlerin bazı grupları
aslında müzikal olarak alternatif rock'la çok içiçe bir tür olduğundan aralarındaki ayrımı tam olarak yapmak zordur. ama biraz daha açarsak 60 e 70'lerdeki ingiliz gruplarından esinlendiğini ve amerika'daki grunge hareketinin ingiltere'den çıkmış cevabı olduğunu söyleyebiliriz sanırım. şimdilerdeki karşılığı indie rock/post-punk revival olabilir, emin değilim.
bence en güzel britpop albümleri (ki hepsi 90'larda çıkmış, ipucu olsun) şunlardır: