kitabını okuma hatasına düşmedim, filmini de çok popüler olmamasına rağmen yıllarca izlememiştim. ta ki o kara düne kadar. ortamdaki kişilere ayak uydurmak adına izledim, yanlış anlaşılmasın, tataklarımın rengini kontrol etmek ve ayak parmaklarımın arasını karıştırmak gibi çok daha önemli işlerime vaktimi ayırmalıydım sanırım, gaflet ki ne gaflet. film cidden vakit kaybı ve sinirleri geren bir yapım. standart bir korku/gerilim filminden daha çok gerildim izlerken. şizofren ve nemfoman bir karakter var protagonist pozisyonunda. bu meşrebi geniş, haysiyeti dar, kişiliği eksi sonsuzdaki ucube yaratık; güzelliğinin ve hayatının keşfedilmemişliğinin tadını çıkaracağı yerde en lüzumsuz şeyleri kafasına takıyor. (bkz:
her kuşu siktin bir leylek kaldı)
efendi efendi olmak lazım, düzgün insanlarla normal bir networking kapsamında yaşayamak lazım. normallik benim kafamdaki basistir. ananla baban boşanırken sen hala adamın tekiyle nasıl daha çok sevişebileceğinin (sevişmek ne lan, sikişmek onun adı,
unconditional sex) hesapları yapıyorsun brijit, yavrum bu yaptığın normal mi? yau yuh, anan olacak orospuyu yakasından tutup 2 tane çakacağın yerde pır pır eden kukunun götürdüğü yere gidiyorsun. neyi hakettin de bulamadın merak ediyorum, haketmediğin onca şeye sahipsin amma, buna ne diyeyim. yamyam edası ile kapmayı beklediği insanlar var ama o aynı 2 kişiyi hayatının merkezine koyuyor, bu ne basitlik. çıkarın at gözlüklerini, az etrafınıza bakın yahu. benzer işlenişte giden bir de
ally mcbeal dizisi vardı, ağzını ayırıp bu diziyi izleyenler ile filmi/kitabı hatmedenler; yaşam felsefesini belirleyenler "kendimi buluyorum :'(" diyenler peri masallarına inanmaya devam etsinler, hayatlarını damızlık merkezli bir çember içerisinde dönerek harcasınlar. yanarak ölmeleri ve acıyı tatmalarını diliyorum. yanarken gerçi akıllarından geçen şey yine mokar olacaktır, hataları değil. ama olsun, cezalarını çekmeleri lazım bir şekilde. yakalım onları di mi benjamin, evet abi yakmalıyız.
bir de bu filmi izlediğim gün,
kötü kızın ilişki rehberi diye bir kitap geçti elime, bu ikisi sayesinde tüm günümü insanlığa küfrederek geçirdim. rehabilitasyon için önümüzdeki 6 saati
küçük prens'i (bitirdikçe ilk sayfaya dönerek) okuyarak geçirmeyi planlıyorum.