mel gibson'un yönettiği bir de oynadığı, oscar da kazandığı irlandanın ingilizlere karşı verdiği özgürlük mücadelesini anlatan,william wallace'in hayatının konu alındığı mükemmel bir başyapıt, film.
mel gibson'un yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu yaptığı, ingilizlere "sizin kraliyet aileniz toptan iskoç.. ziktik onları biz, nihahaha!" mesajı veren film..
tarih hataları da içeren film.
tarih hocamız sayın ahmet han'a göre william wallace'la aşk yaşayan fransız hatun gerçekte wallace'ın ölümünden 80yıl sonra doğmuş
bu ay içerisinde showtime kanalında gösterilecek olan filmdir.mel gibson'un filmin sonunda ''freedom''diye haykırdığı sahne unutulmazlar arasında yerini almıştır.
ilk savaş sahnesinde müzik çalmaması ve filmin sizi kılıç sesleriyle başbaşa bırakması ne daha önce ne de daha sonra karşılaştığımız orijinal bir fikirdir...
çok başarıyla işlenmiş bir kahramanlık hikayesinin yer aldığı film. en iyi film ve en iyi yönetmen dahil 5 tane oscar ödülü kazanmış film. 13. yy' de iskoçya' da yaşamış halk kahramanı william wallace' ın öyküsü anlatılıyor.
sinema tarihinin en güzel filmi 1996 yılında 10 dalda oscara aday olan yönetim,görüntü yönetimi,efekt,makyaj ve en iyi film dallarında ödüllü bir film beni iskoç'yanın soylu kralı rober the bruts adlı kişiye nefret ettiren ve hala msn deki nickimi william wallace olarak kullandığım mel gibsonun en güzel film
iskoç televizyonlarında her ay yayınlanan,yayınlandıktan sonra sarhoş iskoçların dışarıya çıkıp "özgür iskoçya"diye bağırmalarına sebebiyet veren güzide film.
film müziğini duyduğunuz an, hafizanızda kalan sahneleri tekrar izlersiniz.o kadar çok izlemişsinizdir ki filmi.sonunu bilseniz bile, belki af diler diye her izleyişinizde beklersiniz..ama doğal olarak filmin sonu değişmez..
mendil düşer yere.o an belirir karısı..son sahneleden biri ise; mavi gözleri olan çocuğun bakışlarıdır..
içerdiği tarihi tutarsızlıklara çok güzel bir cevap vermiş filmdir: "tarih kahramanları asanlar tarafından yazılır."
hala yayınlandığında izlenen, yıllarca sinemalarda gösterilmesi tesadüf olmayan bu filmin en büyük özelliği herkesin içindeki istedi vurgulamasıdır: özgürlük.
mel gibson'ın drama filmlerindeki ustalığı ve duygusal sahneleri kurgulama yeteneği çok yüksektir. bunu hem braveheart'ta hem gişede yüz milyonlarca dolar hasılat yapmış olan the passion of the christ'ın yarattığı etkide görmek mümkün.
küçük murron'un babasının cenazesi sırasında küçük william wallace'a çiçek uzattığı an, wallace'ın sonuna kadar güvendiği robert de bruce tarafından ihanete uğradığı andaki çaresiz bakışları, ilk gece kuralı yüzünden basılan düğünde son anda kocasına sarılan gelinin fısıldaması, rüyasında karısı ile konuşan wallace, prenses'in wallace'ın hayatı için yalvarması ve kalabalığın içinen murron'un wallace'a gülümsediği unutulmaz idam sahnesi ve nihayet özgürlük... bu unutulmaz sahnelerle taçlanan bu film ne kadar eleştirilirse eleştirilsin bambaşka bir bir etki yaratmıştır.
william wallace'ın idamdan hemen önceki özgürlük nidaları böyle bir hüzünlüdür. zamanında 3 cd'lik filmi baştan izleyip izleyip dururdum. güzel filmdir. bu filmin theme'ini coverlamıştır birde moby abimiz. ortama hareket vermiştir.
amerika'da yaşayan randall wallace'ın geçmişini araştırması üzerine aklına gelen konu, hem kitap hem de film olarak düşünülmüştür, ancak kitabın türkçe versiyonuna henüz rastlayamadım.
film ülkemizde birebir çeviriyle, "cesur yürek" adıyla oynamıştır. fransız aktris sophie marceau prenses isabelle rolündedir. yan rollerde w. wallace'ın dostu hamish olarak brendan gleeson'ı görmekteyiz, ki gleeson yan rollerdeki başarısını troy, kingdom of heaven, gangs of new york ve birkaç harry potter filminde de göstermiştir. ayrıca bir başka rolde, wallace'ın amcası rolünde brian cox vardır ki o da başarılı bir yan rol oyuncusudur. eh başrol oyuncusu mel gibson'ı ayrıca anlatmaya gerek görmüyorum.
afişlerde wallace, prenses isabelle ile birlikte görülmesine karşın onun esas aşkının murron olduğunu düşünmekteyim, o devedikeni çiçeğinin hatırası için...
ve afişten bir söz:
tutkuları bir kadını fethetti
cesareti bir ülkeyi ateşledi
yüreğiyle bir krala başkaldırdı
yapılmış en etkileyici filmdir. wallace'ın intikamını alma sahnesi, aldatıldığını anladığı sahne,özgürlük haykırışı gibi birçok sahnesinde duygu seline kapılınır, boğulunur.