belki ilginizi çeker
  1. · aleksey fedoroviç karamazov
  2. · karamazov kardeşler
  3. · bratya karamazovy
  4. · ergin altay
  5. · fyodor pavloviç
  6. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  2. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  3. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  4. · peygamberle dalga geçerken ölen sırp spiker
  5. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  6. · erkekte ses tonu
  7. · ugg
  8. · sınav stresi
  9. · bıktım

bratya karamazovi  

  1. dostoyevski'nin suç ve ceza dan sonra gelen* romanı, kanımca suç ve cezadan daha iyidir. tolstoy ölürken bu kitabı okuyormuş derler*.cem yayınevinin bastığı, tek ciltlik versiyonunun çevirisi gayet iyidir.
    (livingdeath, 26.08.2004 22:25)
  2. orhan pamuk bir röpörtajında, "son 1000 yılın en iyi romanı" olduğunu iddia etmiştir.
    (livingdeath, 26.08.2004 22:27)
  3. karamazov kardeşleri, dostoyevski, bir romanın birinci bölümü olarak düşünmüş. ikinci bölümü yazmaya ömrü yetmemiş maalesef. ilk bölüm(yâni karamazov kardeşler)13 yıl önce olan olayları anlatıyor. dostoyevski önsözde bundan dolayı aslında bunun bir roman bile sayılamayacağını söylüyor. esas roman ikinci kitapmış ona göre.
    (mitya, 29.09.2005 18:13 ~ 07.06.2007 22:26)
  4. şimdiye kadar yazılan, tüm zamanların en iyi romanı olarak nitelendirilen dostoyevski'nin başyapıtı.
    (luxury of tears, 29.09.2005 18:57)
  5. (bkz: aleksey fedoroviç karamazov)
    (silahşor, 07.01.2007 16:46)
  6. dostoyevski'nin kendini aştığı edebiyat başyapıtı. tolstoy'un en sevdiğim kitap dediği romanı dostoyevski ruhsal olguluğun zirvesindeyken yazmıştır.
    (neandarthel, 21.01.2007 23:50)
  7. dostoyevskinin sanatının doruk noktası ve tarzını en iyi yansıtan kitap olarak gösterilse bile benim için suç ve cezayı sollayamamıştır.
    (karamelize ekmek, 05.07.2007 02:43)
  8. suç ve ceza kadar iyi bir kitap değildir...yine de piyasada kitabım diye gezinen pek çok sayfa topluluklarına tercih edilmelidir
    (günahkeçisi, 05.07.2007 02:45)
  9. öldürülen baba ve üç oğlu (biri cahil köylü, biri rahip diğeri de ateist sosyalist) metaforunda rus sekülerleşmesini sorgulayan, "büyük engizisyoncu" bölümünde siyaset felsefesindeki özgür irade tartışmasına ciddi bilimsel katkı yapan ve bu yüzden de hemen bütün akademik felsefi literatürde referans verilen roman, fakat ne yazık ki aynı zamanda freud'un metaforları anlamayıp ciddi ciddi kendi tezleri doğrultusunda baba katilliğini konu ediyor sandığı için üstüne uzun uzun makale döşendiği talihsiz kitap.
    (earendill, 10.09.2007 19:53 ~ 19:55)
  10. kendilerini kutsaması için staretz'e gelen kadınların anlatıldığı bir bölüm vardı kitapta. orda bir kadını anlatırken: "bakışlarında çılgınca bir boşluk vardı." demiş dostoyevski. nedense en çok bu cümle etkilemiştir beni bu kitapta. nasıl bir tasvirdir bu. üzerine günlerce düşünebilir insan.
    (çılgın orman meyvesi, 25.11.2007 20:44)
  11. kitaptaki tüm karakterlerde insan bir parça kendisini bulur.baba karamazovda,alyoşa'da ivan'da.ama içlerinde en baba karakter dmitridir.onurlu serseridir dmitri.
    (nyksss, 25.11.2007 22:25 ~ 22:27)
  12. dimitri - arabacı arasındaki diyalogla beni düşüncelere salan kitaptır:

    dimitri babasını öldürmekten suçlanıyor. sorgulanıyor. sorgusu sürerken tabii ki tutuklu.
    gece uyuyor. bir rüya görüyor. rüyasında çok kötü şeyler görüyor. sütü kesilmiş anneler, kurak topraklar, sefalet.
    bir arabada da gidiyor. bu sefaletin ortasında da bir çocuk ağlıyor. arabacıya soruyor dimitri, çocuk niye ağlıyor diye.
    arabacının verdiği cevap “çocuk ağlar”.

    beklenen cevap bu değil. ama bu cevap doğru bir cevap:
    "çocuk ağlar".

    ***

    bizler... her sorunumuzda, üstelemek istemediğimiz konularda "çocuk ağlar" diyerek geçiştirmiyor muyuz?
    (syst, 28.02.2008 22:12)
  13. yer yer sıkıcı olabilen, serseri, ayyaş, uçkuruna düşkün ama çıkarlarını gözeten bir baba ve bu babanın zamanında 2 farklı kadından peydahladığı 3 çocuğunun, hayatlarının belirli bir dönemini konu alan dostoyevski romanı.

    bilmem kaç yüzyılın en büyük romanı olarak görenler olabileceği gibi; benim gibi ''okunması gerekli bir yapıt'' olarak değerlendirenlerin olabileceğini de tahmin edebiliyorum.
    (buruk pess, 03.04.2008 23:31 ~ 23:31)
  14. bazı cümleleri altını çize çize okunması,kitap bittikten sonra tekrar tekrar okunması gereken bazen aşırı sıkıcı olup mahkeme bölümü gibi bölümlerin edebiyatı biraz kassa da çok sürükleyici olduğu,gereksiz bir kıyaslama olacak belki ama kanımca tolstoy un anna karenina eserinden daha güzel olmayan dostoyevski eseri.iletişim yayınlarından ergin altay ın çevirisiyle okunması tavsiye edilir tarafımdan.
    (uysalim, 03.04.2008 23:43)
  15. freud'a göre oedipus kompleksi temalı çoğu ünlü yazar tarafından dünyanın en iyi romanı olarak gösterilen uzun hikaye seven rus halkına göre uzunca bir roman (bkz: oedipus kompleksi)
    (sazak, 14.06.2008 11:55 ~ 11:57)
  16. çok güzel bir din kitabıdır.özellikle zosima dede nin vasiyetinin olduğu bölüm insanı derin düşüncelere sevk eder.
    ama okuması zor bi kitap,sabırla okunmalıdır,mutlaka!
    zosima dede der ki;
    "zaten tanrının sınırsız sevgisini tüketecek bir günah da işleyemez kişioğlu,tanrı sevgisini aşabilecek günah mı olurmuş?"
    (sureya, 12.07.2008 17:41)
  17. bitirene kadar ölüp bittiğim dostoyevski yapıtı.
    (julyyy, 05.08.2008 02:10)
  18. kanımca dünya edebiyatının en büyük romanı. karamazov kardeşler romanıyla - ki öyle ayrı bir dünya ki, roman demeye dilim varmıyor - dostoyevski, bir insanın sorgulayabileceği neredeyse her şeyi, muhteşem bir titizlikle sorgulamıştır. romanda, en kötü karakterden dahi nefret edememek, yazarın büyüklüğünün insana duyduğu sonsuz sevgi ve şefkatten de ileri geldiğini okura hatırlatır. dostoyevski, kahramanını öyle bitmez tükenmez bir şefkatle sever, herkesi öylesine kolay bağışlar ve bağışlatır ki, her sayfada, her cümlede, kendi insaniyetinizi, kalp temizliğinizi size sorgulatır. karamazov kardeşler'in okuru, roman'ı bitirdiğinde kendini eleştirir, insaniyetini sorgular ve en önemlisi, masumiyetin tanımını öğrenerek, kendininkini yitirir.
    (phoebe, 05.12.2008 12:13)
  19. dünya klasikleri arasında gösterilen kitap rusya'nın küçük bir kazasında yaşam mücadelesi veren bir aileyi konu edinmiştir. içinde aşk, ihtiras, boynuz, geçim sıkıntısı, piç evlat gibi dramatik ögeleri barındırır. türk edebiyatına dahil bir yapıt olsa garanti dizisi çekilirdi, şarkıcı emrah da kaçınılmaz bir biçimde rol kapardı.

    fyodor pavloviç karamazov' a ise helalinden bir nuri alço yakışır.
    (onurcam, 11.03.2009 00:48)
  20. okuması gerçekten zorlayan kitap.
    sıradan bir sofra muhabbetinde çıkan sıradan bir tartışmayı sayfalarca sürdüren, bir adamın bir başka kişinin kulağına eğildiğinde bile en az 2 sayfa konuştuğu kitap.
    konuşmalar çok çok çok uzun, son derece detaylı ve inanılmaz gereksiz. sosyal yayınları basımı aşağı yukarı 1400 sayfa. kitap böyleyken bu 1400 sayfayı okumak gerçekten bir işkenceye dönüşüyor. suç ve ceza da zerre sıkılmamış biri olarak aynı yazarın bir başka kitabını okumakta bu derece zorlanıyor olduğuma şaşıyorum. ayrıca bu kitaba mükemmel, dahice, insanüstü vs gibi yakıştırmalar yapılıyor oluşunu da anlamlandıramadım bir türlü.

    yok klasist yok realist filan gibi edebi eleştirilerden zerre anlamam. kitap okurken uykunu getiriyorsa ve ilgi çekmiyorsa problem var demektir. bunu bu kitap açısından değerlendirecek olursak, belki o dönem rusya sını tanımıyor olmam bu denli sıkılmamda önemli bir etkendir. ama beğenen diğer arkadaşların hangisi doğma büyüme moskova lı ki? nedir onların ilgisini böylesine cezbeden şey çok merak ediyorum.

    sanırım sanat filmlerini izlerken uyanık kalmayı başarabildiğim gün bu gibi kitapları okumaktan zevk alır hale gelicem.
    (adrian, 19.03.2009 00:29)
  21. iletişim yayınlarından alınız. zira iletişim yayınları rus klasiklerini rusça aslından, işin ehli insanlara çevirtmektedir. bu başyapıt kitaplığımda bir yıldır okunmamış olarak durmaktadır orası ayrı. fakat edebiyatla iyi-kötü ilgilenen herkes okumalı diye düşünüyorum. herkesin bildiği, üzerine yazılar, makaleler okuduğu ya da göndermede bulunduğu bir kitapken, pek az okunur. kendime de kızıyorum bu konuda.
    (katip, 25.05.2009 00:32 ~ 00:33)
  22. okuduğum en iyi romanlardan biridir,psikolojik çözümlemeler ve tasvirler çok etkileyicidir.dostoyevski ivan karakteri ile babasının ölmesini dileyen bir adamın,babasının ölümünden sonra yaşadığı vicdan azabını ve iç hesaplaşmalarını anlatır.yazarın kendisinin de ömür boyu böyle bir duyguyla yaşadığı düşünüldüğünde romanın etkileyebilitesi artar
    (kayıtsız umuntu, 25.07.2009 21:40)
  23. dostoyevskinin en çok tanınan romanlarındandır. kitabın konusu rusyada yaşayan bir baba ve oğullarıdır. baba karamazov (pavlovic karamazov ) iğrenç tiksinç bir adamdır. zengin bir kadınla evlenir. kadının tüm mal varlığını üzerine geçirir ve sonra kadından boşanır, kadının yokluk içinde ölmesine göz yumar. pavlovicin bu kadından dimitri diye bir oğlu olur. dimitri sonra subay olacaktır. sonra pavlovic başka bir kadınla evlenir o evlilikten de ivan ve aleksi diye nurtopu gibi iki oğlu olur. kadının da ilk evliliğinden smerdiyakov diye bir oğlu vardır. kısa süre sonra bu kadın da pavlovic'e dayanamayıp delirir ve ölür. dimitri bir gün annesinden olan mirası pavlovicten alacağını düşünür. katerina adında soylu bir kızla nişanlanır ve babasından parayı isteyince araları bozulur. baba öldürülür, bu cinayeti kimin işlediği incelenir. oğullarının teker teker psikolojik analizleri yapılır. mahkeme cinayeti dimitri'nin para yüzünden işlediğini sanar. halbuki cinayeti smerdiyakov işlemiştir. ıvan bunu bilir fakat katherina'ya aşık olduğu için söylemez.

    smerdiyakov sara hastasıdır. bir süre sonra kendini asar. ivan entellektüel bir yazardır. aşkı ile kardeşi arasında kalır. vicdan azabına dayanamaz kendini içkiye verir. sonra da beyin kanaması geçirir ölür. kardeşlerin en iyisi aleksi bir papazdır ve iyilik timsali olarak sunulur romanda.

    ivan ölür, smerdiyakov da kendini asar. dimitri'nin suçsuzluğunu ispat edecek kimse kalmaz ve adamcağız sibirya'ya 20 yıllık sürgüne gönderilir.

    kitabın en güzel yeri, genç karamazovlardan ivan'ın sarhoş ve hasta olduğu dönemde şeytanla arasında geçen konuşmalardır. açılıp tekrar tekrar okunasıdır kitabın o kısmı.;


    ivan'a şöyle der bir yerde şeytan;

    ” daha geçen bahar buraya gelirken; orada yepyeni insanlar vardır, bu insanlar her şeyi yıkmayı ve işe yamyamlıktan başlamayı düşünüyorlar diye karar vermiştim. aptalar bana sormadılar! bence hiçbir şeyi yıkmamalı sadece insanlığın içinde yaşayan tanrı düşüncesin yok etmeli! işte işe oradan başlamalı diyordum genç dostum. bir kez insanlık tanrı’yı reddettikten sonra o zaman yamyamlığa ihtiyaç duymadan tüm eski dünya görüşleri ve en önemlisi eski ahlak anlayışları kendiliğinden yıkılacak ve yerine yenileri gelecektir. “

    sonra ilerleyen kısımlarda şeytan bir gazeteye ilan vermek istemiştir ancak gazete ilanı reddeder, bunu da şeytan şu sözlerle anlatır;

    “sizin çağınızda tanrı’ya inanmak gericilik olur. ama ben tanrı değilim ki! ben şeytanım ve bana inanılabilir” dedim. “tabii anlıyoruz şeytana kim inanmaz? ama gene de bunu yayımlayamayız, gazetemizin yönüne aykırı olur. ama isterseniz fıkra olarak yayımlayalım olmaz mı? dediler. “
    (vilnius vastavnic, 19.08.2009 15:00)
  24. (bkz: fyodor pavloviç)
    (mihman, 06.11.2009 13:25)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil