|
|
- küçük yatırımcıya fazla kazandırmayan ama büyük yatırana,manipüle edeni,spekülasyon koyanı paraya boğan legal hırsızlık kurumu.
- istanbul fenerbahçede bulunan ünlü ve lüks restoran
- (bkz. para tuzağı)
- sermaye borsaları, menkul kıymetlerin ticaretinin yapıldığı kurumsal piyasalardır. bir piyasadır, çünkü menkul kıymetlerin ticaretinin yapıldığı yerlerdir. kurumsaldır, çünkü kendine özgü kuralları ve standartları vardır. borsalar, sadece hisse senetleri için değil, başka tür emtiaların (ticari malların) ve enstrümanların da ticaretinin yapıldığı yerlerdir. örneğin bono ve tahviller genellikle menkul kıymetler borsalarının içerisinde ticareti yapılageldiği halde, döviz ticareti için döviz borsaları veya mal ticareti için emtia borsaları vardır.
not:ekonomi ders notlarından alıntıdır
- kumar oyunları ile aynı mantık üzerine kurulu (birinin parası diğerinin cebine) finans sistemi.
- ankara'da tunalı hilmi caddesi ve bahçelievler 7.caddede birer şubasi bulunan, fakat yaz aylarında 7.caddedeki şubesi kapatılan ünlü eğlence mekanı. özellikle cuma ve cumartesi geceleri ayakta duracak yer bulmak oldukça zordur.
- (bkz: bahis borsası)
- günümüzde tamamen elektronik ortamlardan takibi ve işlemleri yapılabilen sermaye piyasası aracıdır.
eskilerin anlattığına göre 90'ların başı daha güzelmiş.biraz geç kalmışız gibi..
- (bkz: piyasalar)
- yüksek marjlarda kar etmenin en kestirme yoludur. şöyle ki yatırımcının (prim pıtırcıkları) elinde kullanmasını bilirse müthiş avantajları vardır. şöyle ki:
+bilgi akışı sağlamdır. yani yatırımcı hangi işletmenin neler yaptığını anında görme özelliğine sahiptir. bilgi akışını sekteye uğratan davranışlar sergileyen şirketlerin kağıtları işlemden çekilir.
+piyasa sürekli denge fiyatı ile birlikte ilerler. yani arz talep dengelerinde doygun noktalar kesinlikle olacaktır. bu noktalar yerine göre destek yerine göre dirençtir. kağıtlar bu aralıklarda hareketlerini yapacaklardır.
+yatırımcı riskini azaltmak için ani müdaheleler yapabilir. yani borsada mal almanın zaman bakımından hiçbir bağlayıcılığı yoktur. sermayesini bölebileceği gibi seans içinde istediği gibi o kağıt senin bu kağıt benim şeklinde hareket edebilir. ( açıkça spekülatif davranmadığı sürece)
fakat her kestirme yolun kimi tehlikeleri vardır. bahsetmek gerekirse:
- yukarıda sayılan tüm bu avantajlar gelişmekte olan ülkelerin borsalarında tam çalışmaz. sıcak para tabanlı borsalar çok kırılgandır. her bir avantaj dez avantaja dönüşebilir.
- belli spekülatif hareketleri saptamak imkansızdır. destek direnç noktaları yatırımcının elinde patlayabilir. bu yüzden hareket özgürlüklerine belli sınırlamalar getirilse bile bunun borsa üzerinde belli bir bağlayıcılığı sağlanamamıştır. denge noktalarına o kadar da güvenmemek gerekir.
- iktisat pozitif bilim değildir. içinde insanın verdiği kararlar vardır.bu açıdan binlerce mantıksız hareket olacaktır. çözümleme çabaları beyhude kalacaktır. zaman da para demek olduğundan... e gerisini de siz anlayın.
-son olarak borsa, kimi yatırım araçları gibi parayı koyup işinize devam edebileceğiniz bir platform değildir. yardıma ihtiyacınız olacaktır. aracı kuruluşlar veya bankaların yatırım danışmanlıkları bu sorunu komisyon almak kaydıyla çözer. sürekli takip ihtiyacınızı da karşılar. fakat bu çok öenmli bir soruna işaret eder. bilgi akışı kimi kuruluşların elindedir. insanlar para vermeden bilgilere tam anlamıyla erişemez. ( bana kalırsa en büyük sorun da budur.)
fakat elimizdeki eksi ve artılara rağmen buradan kazançlı çıkma olasılığımızı yükselten kimi küçük ipuçları her zaman mevcuttur.
*sermaye bölünmelidir. risk unsurunun azaltılmasındaki en önemli etkenlerden biridir. böylece büyük sallantılardan en az zararla çıkmanın yolları daha rahat bulunabilir.
*u-30 kağıtlarına oynamak çok daha akıllıcadır. uç durumlar haricinde bu kağıtlar endeksle birlikte hareket eder. destekleri ve dirençleri belirgindir. kriz dışında değer hareketlerindeki sapma azdır.
*bir de mevsimine göre hareketli sektörlerdeki işletmelerin kağıtları kısa vadelerde veya en fazla orta vadede değerlenebilir. örnek vermek gerekirse eylül gibi okullar açıldığı için kırtarsiye sektöründeki işletmelerin kağıtları yukarı yönlü hareket ederler.
*gün içi işlemler sıkça yapılmalıdır. destek veya direncin oldukları noktalara göre alış veya satışlar yapılmalıdır.
*kağıtlarda görülen herhangi bir mantıksızlık halinde hiç vakit kaybetmeden şirket haberlerine bakılmalıdır.orada da bir şey bulunamazsa ve kağıt pek sağlam değilse bu kar toplama işlemine işarettir. oradan uzaklaşılmalı ve hemen başka bir kağıda geçilmelidir.
*beyaz eşya sektörü orta vadede yukarı yönlü hareketlenen kağıtlara sahiptir. orta vadeli karlar isteyenler buralara yönelebilir.
*borsa doviz hareketleriyle ters yönde ilerler. döviz değerlenmeleri genelde yatay seyir veya azalan seyir habercisidir.
*bizim durumumuzda olan borsalar (örneğin bovespa (brezilya)), avrupadaki gelişmiş ülke borsaları (örneğin fts (ingiltere) ve dax (almanya)) , japonya ve abd borsaları özellikle takip edilmelidir. onlardaki olumlu gelişmeler imkb yi olumlu etkiler.
bir debüyük ülkelerin merkez bankalarının faiz, üfe, tüfe, güven endeksleri ve beklentilerinin sonuçları iyi takip edilmelidir. bunlara göre pozisyon alınmalıdır.
*illa da risk isterim diyen insanlar içinde şöyle bir tavsiye verilebilir. dört veya beş seans tavan yapmış kağıdı almak ahmaklıktır. çünkü borsada göz açıp kapayıncaya kadar büyük miktarda değer kaybeden hisseler vardır.
(burada yazdıklarımın hiçbiri yüzde yüz doğru değildir. unutmayınız ki ünlü iktisatçı marshall bile servetini wall street e gömmüş ve açlıktan nefesi kokarak yaşamak zorunda kalmıştır.
neticede borsa beklentilerin alınıp gerçeklerin satıldığı bir piyasadır. mutlak gerçekler yoktur. "ben bu işi kesinlikle biliyorum" diyen yalancıdır. odunla kafasına vurmak suretiyle etkisiz hale getirilir. neden? çünkü mal canın yongasıdır.)
- bir yatırım aracıdır. borsaya para yatırmak için hisse senedi alınır. alınan hisse senedi ile de şirket ortağı olunur. şirketin tüm ortakları kanunlar karşısında eşit haklara sahiptir. örneğin sabancı holdinge ait hisse senedini aldıysanız, kanun önünde güler sabancı ile aynı haklara sahip olursunuz.
sahip olduğunuz hisse adeti oranında temettü alırsınız;
şirketin genel kurul toplantılarına katılabilirsiniz;
sahip olduğunuz hisse adeti oranında yönetim kurulu üyelerini seçtirebilirsiniz. bu yönetim kurulu üyeleri ise ceo, şirketin mali ve hukuki danışmanları gibi personelini seçebilir.
kısacası, hisse senedi aldığınız zaman şirket ortağı olursunuz ve şirket kazandıkça siz de kazanırsınız, şirket kaybettikçe de siz de kaybedersiniz. yaptığınız iş tamamen ticaret ve ortaklıktır. zira bir şirketin iş gücü ortağı olunabileceği gibi, sermaye ortağı da olunabilir.
gelelim borsada yatırım olayına,
borsada kısa vade, orta vade yada uzun vadeli yatırım yapabilirsiniz. genel olarak orta ve uzun vadeli yatırım yapmak daha az risklidir, bunların yanında kısa vadede al-sat yaparak ta pekala para kazanabilirsiniz.
aslında borsa sabır işidir, sabreden kişi sahip olduğu şirketin mali tablolarında olağandışı bir düşüş yoksa her zaman kazanabilir.
ama iyi teknik analiz yapabiliyorsanız, sahip olduğunuz şirkete ait hisse senetlerinin fiyat hareketlerini iyice öğrenmişseniz al-sat yaparak ta para kazanabilirsiniz.
her iki durumda da dikkat etmeniz gereken önemli hususlar mevcuttur,
önce kısa vadeli al-sat yapmaktan biraz bahsedeyim.
bir kere, senedin yani kağıdın günlük ortalama fiyat-işlem hacmi değişimlerini çok iyi öğrenmelisiniz. diyelim ki iş yatırım ortaklığına ait hisse senedi aldınız. kağıdın kısa vadedeki tüm teknik analizlerini yapmanız gerekiyor. en önemli göstergeler stochastic, cci, rsi ve macd dir.
bunların ne anlama geldiğini öğrenin. arzu edenler www.paragaranti.com sitesinden teknik analiz indikatörlerinin ne anlama geldiğini öğrenebilir.
kağıdın alım-satım bölgelerini öğrenmeniz çok işinize yarar. lakin borsada kağıtlar bazen analizlerin aksi istikametinde imkb endeksinin yönüne göre fiyat hareketi de yapabilir.
gün içinde kağıda verilen alım-satım emirlerini saniye endeksinden takip edin. kimler mal toplayıp, kimlerin mal boşalttığına dikkat edin. hangi fiyatta hangi işlem hacmi ile kağıt, hangi fiyatlarda tutuluyor dikkat edin. sürekli al-sat yapan bir yatırımcı genellikle 1 yada 2 kağıt seçer ve gün içindeki fiyat-hacim hareketlerini ezberler ve kendisine çıtır yapar.
borsa dilinde çorba parası olarak tabir edilen parayı kazanır.
al-sat yapan şahıs takip ettiği kağıdın günlük açılış, kapanış ve gün içi fiyatlarını ezberlemiştir.
örneğin abcde kağıdı gün içinde günlük ortalama hacimle 1,80 ile 1,90 ytl arasında hareket etsin. 1,80 ytl hisse bedelinde stochastic eğrisi -20 den +80 e doğru hareket etmeye başlasın, ayrıca 9 ve 22 günlük hareketli ortalamaları macd eğrisinde dipte kesişip tavana doğru yükselmeye başlamış olsun. aynı zamanda rsi de ortalama eğrisine yakınlaşmaya başlasın. bu durumda alım yapılmaya başlanır. borsada alım için emir girilir. günlerdir takip ettiğiniz hisse senedinin hangi fiyat hareketi yaptığını öğrenmiş olduğunuzdan ve teknik analiz sonuçları da al sinyali vermeye başladığından, alım emri gerçekleştikten sonra kağıt yükselişe geçecektir. siyasetle ya da ekonomi ile ilgili imkb yi ve para piyasalarını olumsuz etkileyecek bir gelişme olmamışsa, alım yaptıktan sonra 1,88 ya da 1,86 gibi bir fiyattan satış emri girilebilir. aynı işlem iki seansta bir kaç defa tekrarlanabilir.
al-sat yapmanın riskleri de mevcuttur. işlem hacmi sığ olan kağıtlarda al-sat asla yapılmamalı. patron kağıdı olarak nitelendirilen ve ekseriyetle çoğunluk hisselerin özel ya da tüzel bir kişinin elinde bulunduğu şirketlere ait hisse senetlerine yönelmemek gerekmektedir. al-sat yapan şahıs, kağıdın sahibi tarafından teşhis edildiği andan itibaren dümenden mal boşaltılmaya başlanır. girilen satış emirleri gene aynı kişiler tarafından karşılanarak, paniğe kapılan küçük yatırımcının da boşalttığı mallar da toplanmak suretiyle hem maliyet düşürülür hem de al-satçı kahramanımız zarara uğratılmış olur.
imkb-30 ya da imkb-50 kağıtları ile al-sat yapmak en mantıklısıdır. işlem hacmi günlük 100.000 ytl nin altında gerçekleşen hisse senetlerinde al-sat yapılmamalıdır.
netice olarak, al-satla ilgili olarak yapılması gereken ilk ve en önemli iş kağıdın fiyat+işlem hacmi korelasyonlu hareketlerini iyice öğrenmek ve teknik analiz yapabilmektir.
orta ve uzun vadeli yatırım yapmak,
‘borsada sabreden her zaman kazanır’ teorisinden yola çıkarsak, akıllı bir yatırımcının, özellikle bu yatırımcı küçük bir yatırımcı ise uygulaması gereken yatırım şekli orta ve uzun vadeli alım satımdır. borsada yatırım yapmanın anlamı da, yapılan ticaretin ya da şirket yatırımlarının hissedara kar getirmesini beklemektir. sağlam olarak tabir edilebilecek hisse senetleri yatırımcısına kolay kolay para kaybettirmezler.
peki orta ya da uzun vadeli kağıt alırken nelere dikkat etmeliyiz?
herşeyden önce şirketin mali tabloları iyice incelenmelidir. şirketin karlılık durumu, ödenmiş sermayesi, toplam borçları, beklentileri, yatırımları, bedelli bedelsiz sermaye artırımları, temettüleri gibi bilgilerini mutlaka takip etmek gerekir.
alınacak hisse senetlerinde belli katsayılara dikkat etmek gerekir. örneğin pd/dd, f/k ve beta katsayılarına bakmak gereklidir. pd/dd (piyasa değeri/defter değeri) sektör ortalamasının altında olan kağıtlar tercih edilmelidir. f/k (fiyat/kazanç) oranı düşük olan kağıtlar seçilmelidir. beta katsayısı ise 1 değerine en yakın olan ve işlem hacmi yoğun olan endeks kağıtlarına itibar edilmelidir.bu katsayı kırılganlığı ifade eder. 1 den uzaklaştıkça kağıdın daha esnek fiyat hareketi yaptığı görülür.
şirketin karlılığı ve yatırımlarının yanında yatırım yapmak için ülkede ekonomik istikrar olup olmadığını da göz önünde bulundurmak gerekir.
imf kredi dilimini serbest bıraktığında borsa yükselir. dolar düşerken borsa yükselir, faiz düşerken borsa yükselir. kar satışları gelen bir seviyeden aşağıya doğru inen bir borsa toparlanmak için yükselir, orta ve uzun vadeli yatırım için de kısa vadeli işlemlerde göz önünde bulundurulması gereken indikatörler incelenmelidir.
spekülatif kağıtlardan uzak durulmalıdır. borsadaki spekülatif kağıtları zamanla tanırsınız. bu kağıtlar kesinlikle alınmamalıdır. tecrübelerim sonucunda imkb 100 endeksindeki spekülatif kağıtlarının sadece boğa piyasası hakim iken yükseldiklerini ama genellikle düşüş trendinde olduklarını, kimisinin mahkemeler ve spk ile boğuştuklarını, kimilerinin aşırı primli olduklarını öğrendim.
bunların yerine iskontolu imkb-30 ya da imkb-50 kağıtları tercih edilmelidir. iskonto demek kağıdın prim yapma potansiyelinin bulunması demektir. bu bağlamda, pd/dd nin sektör ortalamasının altında olması tercih edilmelidir. sektörlerin karlılık sezonları, temettü dağıtma süreleri göz önünde bulundurulmalıdır.
bedelli sermaye artırımından kesinlikle uzak durulmalıdır, bedelsiz sermaye artırımı yapacak olan hisse senetlerine para yatırılmalıdır. dikkat edilecek olan önemli bir husus ta hisseye ait beklentinin önceden satın alınmadığından emin olunmasıdır.
bol kazançlar dileğiyle...
- (bkz: burası borsa kim kime korsa)
- ekim ayı borsada yatırım yapmak için tehlikeli bir aydır. diğerleri ise kasım, aralık, ocak, şubat, mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarıdır.
- borsa sözcüğü bruges'deki eski bir banker ailesinin adından gelmekteymiş.
bruges'de adı yabancı tacirler tarafından van der bourse, van der börse yahut van der purse gibi değişik biçimlerde söylenen bir banker ailsesi varmış. bu aile hotel des bourses denilen ve armasında üç tane para kesesi bulunan bir han işletirmiş. ortaçağdan beri canlı ticaret merkezlerinden biri olan bruges'e gelen iş adamları, burada toparlanırlarmış. mal ortada olmadığı halde, nümune üzerinden muamele yaparlarmış.
mal ve senet üzerine bu tür işlemler, ortacağ fuarlarında daha önce de ceryan ederdi. fuar zamanı dışında veya bozuk havalarda, kapalı yer toplantıları yapılırdır. alıcı ve satıcıların toplandınlar yerlere loca, alış- veriş ve ya burjuva kırathanesi denilirdir. ancak hotel des bourses'un şöhreti zamanla yayılmış ve ordaki muamele usullleri taklit edilmiştir. ve borsa sözcüğü de yerleşmiştir.
- bir ülkenin ekonomisini yönlendirebilmek için kullanılabilecek en iyi yöntemdir borsaya girmek. ülkenin sıcak para akışını elinde bulunduran güçler dolayısıyla ülke ekonomisine de hakim olmaktadır. herhangi bir oynamada (borsadan para çekme gibi) ülke kriz içine girebilmektedir.
(bkz: ekonomik kriz)
(bkz: 2001 krizi)(bo, 02.09.2007 17:00 ~ 17:02)
- borsa ile ilgili bir fıkra(alıntı ama nerden olduğu belli değil)
a:ahmet m:mehmet
mehmet borsadan canı yanmış bir şahıs
a:abi borsa nedir?
m:uygulamalı anlatayım evladım
mehmet ortaya sıçar
a:bu boku ye sana 1milyon ytl vereyim
mehmet tamam abi der ve boku yer
sonra aynı şekilde mehmet,ahmet'in sıçmasını ve onu yemesi karşılığında 1milyon ytl vermesini ister
m:buyur abi sıçtım ye sana 1milyon ytl
tabi 2side boku yemiştir.ahmet anlam veremez ve sorar
a:abi naptık biz?
m:bak kardeşim şuan 2milyon ytl işlem hacmi gerçekleştirdik.2 dakidaka 2 trilyon döndü burda.ama ortada para yok.borsada böyledir sadece "boku yediğinle kalırsın"der.(han20, 19.10.2007 19:24 ~ 19:24)
- püresi, hünkarbeğendisi ve profiterolü leziz olan lokantalar zinciri.
- hikayede anlatılan sistemdir borsa:
bir zamanlar köyün birine bir adam gelmiş ve tanesi 10$dan maymun alacağını söylemiş.
köyde çok maymun olduğu için köylüler sevinçle ormana koşup maymunları yakalamaya başlamışlar.
adam, binlerce maymunu 10$ dan satın alınca ortalıkta maymunlar azalmış,yakalaması zorlaşmış.
köylüler tam maymun yakalamaktan vazgeçecekken adam tanesine 20$ vereceğini söylemiş.
tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya başlamışlar.
bir süre sonra da fiyatı 25$a çıkarmış.ancak bırak yakalamayı, maymuna rastlamak bile çok zorlaşmış.
bunun üzerine adam fiyatı 50$ a çıkardığını,ancak kendisinin işi olduğu için şehre gitmesi gerektiğini,yardımcısının onun yerine alım yapacağını söylemiş.
o yokken yardımcısı köylülere demiş ki; şu büyük kafesteki maymunlar var ya ben onların tamamını size tanesi 35$ dan satayım,siz de adam gelince ona 50$ dan satarsınız.
köylüler bütün birikimlerini bir araya toplayarak bütün maymunları satın almışlar.
sonra ne adamı ne de yardımcısını bir daha gören olmamış.
- (bkz: imkb)
- sirkecide şubesi bulunan restorant.
- arz talep dengesine konu olabilecek her türlü enstrümanın alış verişinin yapılabildiği yer anlamına gelir. borsanın bir beklenti olayı olduğunu anlatan özlü sözler vardır yıllardır süregelen ve bunlardan en klasiği olan "borsada beklenti alınır, gerçek satılır" cümlesi borsanın tüm olayını anlatır zaten. borsada alırken ve satarken derecelendirme ile teklif sunulur. 100 lira olan bir kağıdı o fiyata göre belirlenmiş fiyat adımlarından herhangi birini ya da birkaçını ekleme ya da eksiltme yoluyla teklif verilir. peki borsada bu kadar keskin düşüşler ya da yükselişler nasıl olmakta? çoğu insanın bir anda kavrayamadığı konudur bu: misal; ertesi gün abd faiz yükseltiyorsa ya da o gece dow jones çok büyük bir düşüş yaşadıysa ertesi gün imkb'nin düşmesi garantidir. 2 alıcı 2 satıcı olsun imoda. ertesi gün 100 lra olan bir kağıdı hiç kimse 100 liradan almaz. polyanna değilse hiçbir satıcı da bu fiyattan satabileceğini ummaz. dolayısıyla alıcı 2 kişiden biri 87 diğeri 86 ya 1'er lot alım emri yazar. satıcılardan bir tanesi de 87 diğeri 86 ya satış emri yazar. 100 liralık kağıt 87 ye gelene kadar hiçbir alıcı satıcı ile karşılaşmadığından 87 ye düşer. 87deki alım satımlar kapanınca bir alt kademeye gider. artık kağıdın değeri budur. ve bu olay bu şekilde devam eder. alıcı fiyatların düşeceğini bekleyip aşağıya emir yazıp beklentiyi almış ; satıcıda aşağı trende yakalanmamak için düşüş sırasında gerçek fiyatlara gerçeği satmıştır. işte borsanın olayı budur; zaman meselesidir, adrenalin yüklüdür, candır.
- it. çanta
- tamamen arz-talep dengesiyle hareket eden yatırım aracıdır.
tüm dünya borsalarında olduğu gibi bizim borsamızı da ayılar ve boğalar yönlendirir.
boğaların görevi herşey güzel olacak, al-al al imajını küçük yatırımcıya yayarak alım yapmasını sağlar ve elindeki hissenin değerini arttırır yani talep artarsa otomatik olarak fiyat artar.
ayıların görevi ise kötümser imaj yaymaktır.herşey kötüye gidecek, kriz kapıda sat-sat-sat vs. haberleri küçük yatırımcıya ulaştırır. bunu gören küçük yatırımcı elindeki hisseleri satmaya başlar arz fazlalaşır talep azalır. tabii ki bu durumda hisselerin değeri de düşer.
günlük düşünen, gaza gelen, herkes nereye gidiyorsa oraya giden küçük yatırımcı kaybetmeye mahkumdur. çünkü çoğunluk hiçbir zaman zengin olamaz.
herkes alıyorsa satan tarafta olanlar, herkes satıyorsa alan tarafta olanlar hep kazanır. yani oyuncu değil yatırımcı olmalı. küçük hareketleri değil büyük resmi görmeli
borsa ; faiz ve döviz le ters orantılı, gayrimenkul piyasası ile doğru orantılıdır.
|