belki ilginizi çeker
  1. · ırak
  2. · para
  3. · takanak
  4. · galatasaray a dair iç burkan detaylar
  5. · çingene borcu
  6. · ani edimli borç ilişkisi
  7. · vatan borcu
  8. · sözlük yazarlarının mal varlıkları
  9. · çocuğuna kendi mesleğinden isim vermek
  10. · malvarlığı
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · ezel
  2. · yatmadan önce dinlenen son şarkı
  3. · ugg düşmanı ezik kızlar
  4. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  5. · kemal kılıçdaroğlu
  6. · recep tayyip erdoğan
  7. · allahın belası piç şerefsiz altıncı nesil yazarlar
  8. · akşama gel de madalyanı vereyim
  9. · bülent ersoy deniz baykal ilişkisi

borç  

  1. her yerde bulamayacağınız, en güzel örneklerinden biri ankara kale içi restoranda yapılan, harika otantik çorba. orjinal isminin bortsch olduğu ve dilimize borç olarak geçtiğini duydum.

    tarifi ise şöyle:

    malzemeler
    2 lt et suyu (2 tablet et suyu olabilir)
    2 büyük pancar
    2 büyük soğan
    250 gr kadar lahana
    2 orta boy patates
    1 orta boy kereviz
    1 havuç
    3 çorba kaşğı domates salçası
    50 gr margarin
    3 defne yaprağı
    bir demet maydanoz sapı
    4 - 5 diş sarmısak
    1 tatlı kaşığı toz seker
    tuz, karabiber, kırmızı biber
    servis esnasında yoğurt veya ekşi krema

    yapılış tarifi
    2 litre et suyunu veya içine 2 et suyu tableti koyduğunuz çorba suyunu kaynamaya bırakınız ve kaynayınca söndürünüz.
    pancarların kabuklarını soyunuz ve kibrit çöpü inceliğinde doğrayınız. pancarları cam bir kaseye alınız. plastik kaplar pancar rengine boyanır.
    tuzla dövülmüş ve macun haline gelmiş sarmısakları pancarlara katınız ve bir miktar ovaladıktan sonra bir kenara ayırınız.
    soğanı ince çintiniz ve yağ ile kavurunuz. soğanlar ölünce içine domates salçası ilave ediniz, salça kokusunun yok olması için bir miktar daha soğanlarla beraber kavurmaya devam ediniz.
    şimdi pancarları ilave ediniz, ateşin altını kısınız pancarlar yumuşak bir hal alana kadar pişiriniz. fazla kavurmayınız, pancarlar daha sonra çorba ile de pişeceği için çok yumuşak olur.
    hazırlamış olduğumuz et suyunu bu soğanlı, salçalı, pancar kavurmasına ilave ediniz.
    şimdi küp halinde doğranmış havuç, kereviz, patates (biraz büyükçe), doğranmış lahana, defne yaprağı, şeker, bağlanmış maydanoz sapı çorbaya ilave ediniz.
    sebzeler yumuşak bir hal alana kadar kaynamaya bırakınız. çorba pişince maydanoz sapı ve defne yapraklarını servisten önce çıkarınız.
    ekşi krema veya iyice çırpılmış yoğurtla beraber servis yapılır ve her tabağa konan bir veya iki çorba kaşığı yoğurt, çorbaya özel bir lezzet verir.
    (spartacus, 06.12.2005 09:53)
  2. evlenme arifesindeki genç bünyelerin altına girerek gerdekten önce yaşadıkları ilişkinin öznesi.
    (hansvoralberg, 11.07.2007 23:17)
  3. cep telefonununuzun bile alışık olmadığı bir telefon trafiğine takılmaktır.gece gündüz aranmak.altmış günlük senedin yirmibeşinci gününde arayıp,hal hatır sormadan para soran insanlara küfür etmeden cevap verebilmek için sarfedilen çaba.

    (bkz: anlatılmaz yaşanır)
    (adrian, 01.08.2007 18:35)
  4. bir gün kırım han’ı sadrazama borç istemeye gelmiş. sadrazam verme taraftarı değil. kanuni'ye arz etmiş. padişah, “verin” demiş ve ilave etmiş. “bugün borç alan yarın emir alır”.
    (karahisari, 30.01.2008 00:36)
  5. içten içe sevmediğiniz, ama yakanızdan düşmeyen, bir türlü kıramadığınız ya da kırsanız da anlamayacak kadar yüzsüz arkadaşınız ola ki sizden * isterse, ondan kurtulmanız için elinize geçen, kaçırılmaması gereken müthiş bir fırsattır bu. miktarını asla düşünmemelisiniz. otuzdur, ellidir, yetmiştir. verin gitsin. ve kurtuluşunuzun keyfini çıkarın. ama her zaman bu kadar keyifli olmamaktadır tabi. gayet yolunda giden ilişkileri - dostluktur, arkadaşlıktır, odur, budur - zamanında geri ödenmediği taktirde zora sokmakta, yokuşa sürebilmektedir. borcu alan taraf, ödeyememişliğin yüküyle, veren taraf ise acaba parayı geri istiyorum sanar mı düşüncesiyle, konuşmalara, aradaki samimiyete mesafe koymaktır.
    ayrıca;
    (bkz: para isteme benden buz gibi soğurum senden)
    (bkz: borcun iyisi vermek derdin iyisi ölmek)
    (bkz: borçlunun dili kısa gerek)
    (nickim kırk dokuz karakter olsun diye uğraşıyorum, 03.04.2008 20:54 ~ 20:54)
  6. dünya üzerindeki en bereketli şeylerden birisidir. bitmek bilmez.
    (closer, 16.12.2008 13:15)
  7. atasözlerinde yanlış aktarılan bir şey. ne idüğü belirsiz para sorunu.
    borç yiğidin kamçısıydı hani lan? nerede ben niye kamçılanmıyorum. aksine borç üstüne borç yapıyorum. kamçı mamçı değil olsa olsa bok olur. borç yiğidin bokudur. üstüne sürekli yenilerini ekler. offf çok dertliyim..
    (memories never die, 29.01.2009 16:01)
  8. orijinal ismi borscht, bortsch vs şekillerde yazılan lezzetli çorba. aslında yapımında kullanılan sebze çeşitliliği ile ana yemek sayılabilecek kadar doyurucudur. kırmızı rengini pancardan alır, pancarla beraber lahana, soğan gibi sebzeler içerse de türk damak tadına da gayet uygundur. itü makina fakültesine inerken yol üstünde sol tarafta, pek kimsenin dikkatini çekmeyen ayazpaşa rus lokantası vardır. orda bu borç çorbasının alası bulunabilir.
    (üşeniyorumöyleyseyarın, 08.06.2009 18:49)
  9. bülent ecevit'in yazdığı, bana en anlamlı gelen, en sevdiğim şiir

    sorunlarla savaşır
    zamanla yarışırken
    unutmayabiliyorsan
    çiçekleri sulamayı

    usanmayabiliyorsan
    pencerene konan
    güvercini ağarlamaktan
    sabahları

    karanlıkta ağlayan
    sahipsiz köpeğin
    paylaşabiliyorsan
    yalnızlığını

    yemeğini yerken açları
    ocağın yanarken üşüyenleri
    sen işindeyken işsizleri
    duyabiliyorsan yanıbaşında

    yanan ormanla yanabiliyorsan
    gönlüne gömebiliyorsan
    seni yaşatmak için
    şehit düşen askeri

    yaradana borcunu
    biliyorsun demek
    ödeyemesen de
    ölünceyedek
    (erdemetal, 14.07.2009 20:12)
  10. çok çeşidi olmakla birlikte basitçe maddi ve manevi borçlar olarak özetlenebilir. maddi olanlar malum borçlar hukuku kapsamında manevi olanlarsa vicdan terazisiyle anlam kazanıyor. dini bağlamda ise amel defteri meselesi.
    bir bektaşi fıkrası var konuya ilişkin çok da güzel özetliyor maddiyat maneviyat ilişkisini.

    bir toplantıda, kelli felli,
    şiş göbek,
    avurdu yellinin biri,
    yüksek perdeden konuşup dururken,
    bir ara bektaşi'ye dönüp sormuş:
    "baba eren" demiş.
    "borcun var mı?"

    bizim ki yutar mı? farkında işin.
    ama yanıtlamış yine de efendice,
    "var" demiş, "var biraz,
    bizim mahalle bakkalına."

    kelli felli, şiş göbek kahkahayla gülmüş buna
    ve kahkadan zaman buldukça
    "erenler" demiş, kahkahkah, "onu sormadım,
    benim muradım namaz niyaz borcu.

    bektaşi gülümsemiş,
    "efendi" demiş, "kusura bakma,
    namaz niyaz borcunu tanrı sorar ancak,
    sana düşen yalnızca
    bakkal borcunu sormak!"
    (impossible, 25.09.2009 19:38)
  11. verdikten sonra çoğu zaman alınamayan herşey
    (gazozağacı, 25.09.2009 19:56)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil