beyaz badanalı evleri ve gece hayatıyla tanınan güzel tatil beldesi
yerli turizmin gözde mekanı olan
muğla ilçesi
mfö'nün bir şarkısı. çok iyidir çok hoştur fakat yaz vakti bodrumda sıkça çalınır gına da getirirler insana.
** (togisama, 16.03.2004 01:43 ~ 02.08.2004 11:18)
yokuş başına geldiğinde
bodrum'u göreceksin,
sanma ki sen
geldiğin gibi gideceksin
senden öncekiler de böyleydiler
akıllarını hep bodrum'da
bırakıp gittiler...
cevat şakir kabaağaçlı
bodrum kesinlikle bir tatil yöresinden öte bir yerleşim yeridir.bana göre bir yaşam biçimi..neden mi?o kadar sıkış tıkış bayık bir caddesi, çok da mükemmel olmayan bir denizi olan bir yer nasıl olur da bu kadar pahalı olmasına rağmen bağımlılık yaparcasına kendisini sevdirtebilir.ilginç bir yerdir,taksim'in belirli mekanlarının müdavimleri her sene burdadır.
yazın vazgeçilmez tek adresi. bodrumda bir ömür geçer. tek kelimeyle mükemmel bir yer.
kunteper canavarı yuzunden eski populeritesini yitiren mekan.
en güzel yanı sabah sessiz sokaklarında o güzelliğin içinde gezebilmektir.
gümbetiyle, yalıkavağıyla, turgutreisiyle, türkbüküyle, karainciriyle, bağlasıyla mükemmel bir yerdir.bütün koyları özel tesisler tarafından kapatılmadan önce çok daha mükemmeldi bodrum. ancak gene de, bir sabah erken kalkıp bir tekne turuna katılır, bir kaç sessiz koyda tekneden denize atlarsanız, bodrumun harika bir yer olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. insan bodruma gittikçe bağımlı hale gelir ve bütün tatillerde orda olmak istersiniz. güneşini, mükemmel denizini, akşamüstü duyulan deniz kokusunu, sahilini, barlar sokağını biraz uzak kalsanız özlersiniz. kısacası, bodrum anlatılmaz, yaşanır.
taksim'in yazlık kıyafet giydirilmiş hali gibidir
*
bir zamanlarda algida'nın dondurmasıydı. kapta: çikolata+kaysı dondurma üzerine marmelat ve çikolata taneler. ama artık yok.
çarşısının ara sokaklarında ucuz barlara rastlayabileceğiniz popüler tatil mekanı. pahalı mekânlar da vardır tabi
(bkz.
veli bar)
(mavio, 10.08.2004 07:19)
tüm güzelliğine rağmen eğer giderken geride sevgili bırakılıyorsa tad alınmayacak yer. (bkz.
sensiz bodrum bile çekilmiyor)
"isa ustanın yeri" adlı dürümcünün turist yardım(!) maksadıyla "jesus's home" şeklinde çevirildiği yer
*
ruhumu bırakıp döndüğüm büyülü ortam. evet hepsi göz yanılması, hepsi parlak sedefli ilüzyon orada yaşananların, müzik bile havada asılı kalıyo belki çoğu zaman, bakışlarda hep aynı sis perdesi, hiçbiri "gerçek" değil belki..ama aşk gibi, huzursuzluğun sarhoşluğu gibi, masal mavisi gibi bir yer, hiçbir zaman gidildiği gibi dönülmemiş olan, her daim bulutların üzerinden göz kırparak kendini hatırlatan..
herşeyin ingilizce/fransızca yazıldığı
* ama "çimlere basmayınız" yazısının hiç bir dile çevrilmediği yer. neden acaba?
sadeleştirilmiş, düşük doz istanbul
(bkz:
özlemek)
giderken otobüste sol taraftan bilet al ki, yaklaşırken manzaraya doyabilesin..
seferad ın da bir şarkısı vardır bu güzide mekan hakkında..
sözleri de söyledir:
koca kış devrildi yaz geldi sonunda,
uzansa her gece yine sabahlara
şimdi tam zamanı topla eşyaları
güneş bizi bekler yine bodrumda
bu yaz bodrumda yine kumsalda yine barlarda yine seninim
sularla oynasak senle koylarında
güneşin izleri çıksa burnumuza
yine kumlar buşalsa her tarafımıza
merhaba bodruma senin kollarında
bu yaz bodrumda yine kumsalda yine barlarda yine seninim...
yavaş yavaş kulaklarda çınlamaya başladı bile...
(smooth, 12.05.2005 22:00 ~ 29.06.2006 12:18)
bedroom of turkey olarak da bilinen yer.
mfö'nün şarkısını dinledikçe içimdeki yaşlı adam ortaya çıkıyor.her şeyi bırakıp deniz kıyısa yerleşmek,ayaklarımı uzatmak ve her şeyden uzaklaşmak istiyorum.bunalım anlarda dinlememek lazım sanırım.kaç kişiydik o zaman kaç kişi kaldık şimdi;sizi götürüyor lise çağınıza.uyumak lazım ama
bir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan kısmı.
zeki müren in müzesinin olduğu belde.
her nefes alışınızda denizkızlarının üzerinize yapıştığı,sevginin,gücün,özgürlüğün ve mütevazi sohbetlerin hiç eksik olmadığı deniz...bodrum...
"hiç bitmesin" dedirtecek,belki de en alışılabilir esaret,ege.dünyaya ilk feryadımı attığım,çocukluğumun coşkulu yollarını kendisiyle eskittiğim,ilk kalp çarpıntımı alaca pullu balıklarına anlattığım ve bir gün uçup gitmek zorunda kaldığım evim,bodrum...
şişede balık olsam,çok şey görmüş tahta masalarda rakı naralarımı savursam,sıcacık sohbetlerinde kaybolsam yıldız yıldız ...