bilgisayarımdaki mp3 çöplüğünde bir arkadaşımın tavsiyesi ile bulduğum şarkı. smokie ya da styx'in şarkısı. hoş ritmi ve şarkı sözlerinin bazı kısımları bir isyan, kaçma isteği uyandırır kendimde... (bkz:
take me down to my boat on the river)
sadece gitar eşliğinde dillendirilmesi etkileyici bir atmosferin yakalanması için kafidir.
styx in return eo pardadise double albümünün ikinci cd sindeki 4 numarılı parça
sahilde harcanan romantik yaz akşamlarının şarkısı.
sözleri için;
take me back to my boat on the river
ı need to go down, ı need to come down
take me back to my boat on the river
and ı won’t cry out any more
time stands still as ı gaze in her waters
she eases me down, touching me gently
with the waters that flow past my boat on the river
so ı don’t cry out anymore
oh the river is wide
the river it touches my life like the waves on the sand
and all roads lead to tranquillity base
where the frown on my face disappears
take me down to my boat on the river
and ı won’t cry out anymore
oh the river is deep
the river it touches my life like the waves on the sand
and all roads lead to tranquillity base
where the frown on my face disappears
take me down to my boat on the river
ı need to go down, with you let me go down
take me back to my boat on the river
and ı won’t cry out anymore
and ı won’t cry out anymore
and ı won’t cry out anymore
80li yıllarda çocuk olanların ritmine bir yerlerden aşina olduğu şarkı.
sakinleştirici etkisi bulunan çok duygusal şarkı. sevgili müzik öğretmenim, keşke güzel gitar çalabiliyorsun diye sikmeseydin bu şarkıyı. sesin çok kötüydü ve ritmi tutturamıyordun. sen olmasan bu şarkı beynimde çok daha güzel bir yer edinecekti.
insanı geçmişine yolculuk yaptırabilen şarkı. an itibari ile
itü sözlük radyosu'nda dinleyip bir anda çocuklar gibi sevindiğim şarkı.
1979 çıkışlı cornerstone albümünün beşinci şarkısı.
hayattan bıkkınlığı anlatan şarkılar içinde en güzeli. hem huzuru hem isyanı aynı anda içinde bulunduran şarkı.
styx'in dillendirdiği en güzel parçadır. başka bir tane daha yokmuş dediler. ben diyenlerin yazıcısıyım.
"bu kadar dingin ve rahatlatıcı bir şarkının ölümü anlatması ne yaman bir çelişkidir" dedirten şarkıdır...
dinledikçe bıkılan şarkılar vardır. fakat bir de yıllar geçtikçe değişmeyen şarkılar vardır. onlardan birisi.
styx adlı grubun en çok bilinen, gitarla çalması keyifli olan şarkısı.
efkarlı zamanlarımda dinlediğim şarkılardan. insanın içine böyle garip bir huzur yayan, bıktırmayan güzel şarkı.
ölümü anlatan şarkıdır. şarkıdaki bot ise yunan mitolojisinde ölenleri ölüler ülkesine götüren sandaldır.
ben bu güzel şarkıyı
the beatles'tan da dinlediğimi hatırlıyorum. ama kahretsin ki tüm arşivimin silinmesiyle o şarkı da yok olup gitmişti. şimdi kimseye kanıtlayamıyorum.
*
aylar sonra gelen edit:
yalnız değilmişim. olley!
bana bir nick bulun'a teşekkürlerimi iletir, şapka çıkarırım efenim. teşekkürler.
artık 'ahaha beatles söylemedi ki bu şarkıyı, götünden sallıyorsun' diyenlerin bi taraflarına soka soka dinleyebilicem. çok mesudum, çok bahtiyarım. bulutlar üzerinde uçuşuyorum.
(ninn worx, 26.08.2008 22:40 ~ 14.11.2008 00:36)
ne alaka bilmiyorum ama radyo spor'da geçen gün çalması ile beraber, ana böyle bir şarkı vardı diyerek koştum eve, edindim. dinliyorum sabah akşam.
bunun yanına,
el condor pasa ve
le vent nous portera koyun, 3ü 1 arada yapın, çok keyifli oluyor.
(regulus, 30.07.2009 23:15 ~ 23:16)
şarap gibi bir şarkıdır. yıllar geçtikçe sözleri daha anlamlı, müziği ise kulağa daha hoş gelmektedir.
lise hazırlıktayken sözlerinin tamamını öğrendiğim ilk ingilizce şarkıydı. ve sözlerini anlayıp duygulandığım ilk ingilizce şarkı oldu aynı zamanda. üzerinden 9 yıl geçti, hala ilk gün gibi etkiliyor.
styx'in insanı sakinleştiren, sıkılmadan tekrar tekrar dinlenebilen şarkısı. ritmi ve aradaki gitar soloları enfestir. solistin sesi de bir o kadar huzur vericidir. yıllar önce, nişanlı oldukları dönemde babamın annem için doldurmuş olduğu kasette bulup dinlemiştim ilk olarak. onların 80'lerde dinleyip duygulandığı şarkının şimdilerde bizlerde aynı duyguları uyandırıyor olması şarkının ölümsüzlük yolunda nasıl ilerlediğine hoş bir örnektir.
klasik bir girizgah yapmak isterim; aslında folk müzik sevmem ama bu şarkıyı dinledikten sonra işler biraz değişti.
cat stevens/
yusuf islam yorumu insanın ağzına sıçar söylemesi ayıptır. ayrıca bu şarkının
the bates tarafından coverlanması
the beatles tarafından da söylendiği gibi bir yanılgıya yol açmıştır. ha dersen hadi len ordan benim elimde
the beatles coverı var al bu da kanıtı o zaman işler değişir. seve seve hatamızdan döneriz.
dur şarkı kaçtı.
yusuf islam adlı güzel abimiz şarkının aralarında ''hey hey'' diyor ya hah işte orda fareli köyün kavalcısının ardına takılmış çocuklar gibi hissedersiniz kendinizi. sebebsiz bir sürüklenme ile melodiyi takip edersiniz. ''take me down to my boat on the river/and i won't cry out anymore'' kısmından sonra ''everybody'' diyerek hepimizi denize döker bu güzel abimiz. bir daha da bizden haber alınamaz.
styx yorumu için de yukarda söylediklerim geçerlidir. şarkı güzel yapacak bir şey yok.
(ya hu, 28.11.2009 10:12 ~ 20:39)