boşgezen ve kalfası   

adana çık aradan

  1. ferhan şensoy'un kaleminden çıkan rasim öztekin'in de başrollerinden birini oynadığı kanal d yapımı dizi.giriş şarkısında şöyle muhteşem bir laf geçerdi.'varolmak ağır iş başka iş istemem'.
    (suspect, 12.02.2006 12:15 ~ 12:16)
  2. (bkz: üstad görmeyen şakirt her yana yorgalar)
    (van den budenmayer, 01.06.2006 02:28)
  3. mi fa sol mi fa sol seyyar vatandaşım tam adresim yok benim... küçüktük pek anlamıyorduk lakin gene de biliyorduk bu dizide iş vardı..keşke tekrar mekrar verseler..
    (hayatberbat, 02.10.2006 09:56)
  4. ince esprilerle bezenmiş güzel bir diziydi.. yıllar önce bir söyleşide bu dizinin halk için fazla ağır gelmesi nedeniyle kaldırıldığını söylemişlerdi.. kimse anlamıyormuş esprileri, kanalın bu nedenle diziyi yayınlamak istemediğini söylemişlerdi.. milleti iyice aptallaştırmaya karar verdikleri yıllardı.. kuşum aydınların, salak salak seda sayanların habercisiydi belkide..
    (amy, 02.10.2006 10:47 ~ 13.03.2007 16:40)
  5. bir diğer versiyonu için (bkz: varsayalım ismail).
    (esbjorn, 02.10.2006 10:56)
  6. üstad tarafından güncelleştirilerek tiyatro oyunu haline getirilmiş eserdir. 19 mart 2008'den itibaren sekiz kişilik bir kadroyla sahneye konacaktır.
    (tatlı kavanozu, 23.02.2008 17:51)
  7. bugün galatasaray lisesi camiasına özel oynanmış oyundur. üstad yine üstüne düşenden fazlasını yapmaya çaba göstermemiş. oyun boyunca ampullere, sonunda da direkt olarak feto'ya dayamıştır. ortayaşın üstüne yönelik esprilerle dolu güzelcene bir oyun.
    (tatlı kavanozu, 29.03.2008 23:35)
  8. köşe dönücü, varsayalım ismail, mesela muzaffer, gülşen abi, medeni haller gibi seksenli-doksanlı yıllarda türk televizyonunda fırtına gibi esmiş absürd komedi dizilerinin şahikası, başyapıtı. kabareden, orta oyunundan, absürd tiyatrodan ve herhalde magic circus'tan falan da beslenerek, bir tv dizisi formatı içinde kalıp kendi ekran dilini yaratmayı başaran ferhan şensoy'un yaptığı büyük işti doğrusu bu dizide.

    bir de tabi, tarık papuççuoğlu'nun encümen abi'si, rasim öztekin'in su-kung'u, baykal kent'in mukavva gömlekli oçoçoro moçoçoro bey'i, derya baykal'ın popçu-çiçekçi tiplemesi (atla koş atla koş / gel benimle gel benimle / orda coş orda coş) başta olmak üzere muhteşem tipleri ve ferhan şensoy'un kendine özgü vurgularıyla dil ile oyun hamuru gibi oynaması tam manasıyla benzersiz yapıyordu bu diziyi.

    jenerik şarkısının şöyle sözleri vardı:

    a a a atiti
    atiti patiti

    mi fa sol
    mi fa sol
    zor iştir boş gezmek
    fazla mesai ister
    yatacak yer ister
    yemek ister içmek ister

    mi fa sol
    mi fa sol
    zor iştir boş gezmek
    uzun uzun yürümek ister
    mek ister

    la si do
    la si do
    yürürüm hayatı
    varolmaktır işim
    varolmak ağır iş
    başka iş istemem

    a a a atiti
    titi titi patiti
    patiti patiti

    mi fa sol
    mi fa sol
    seyyar vatandaşım
    tam adresim yok benim
    boş gezmektir işim
    nerde akşam orda sabah

    mi fa sol
    mi fa sol
    zor iştir boş gezmek
    eni konu yüzsüzlük ister
    lük ister

    la si do
    la si do
    yürürüm hayatı
    varolmaktır işim
    varolmak ağır iş
    başka iş istemem
    (tembel, 09.07.2008 17:34 ~ 17:51)
  9. yayınlandığı dönemde bir çok kişinin hiç izlemediğini farketmemle "ulan tek izleyen ben miyim bu diziyi" duygusu yaratan özgün bir çalışmaydı televizyon dünyası için.doğal olarak anlaşılamadı ve sonuçta ömrü kelebekler kadar sürdü beyaz camda.

    edit:yazmayı unuttum. başlığı görünce içimi bir huzur kapladı demek başkalarıda seyrediyormuş diye...
    (kasaba insanı, 09.07.2008 18:32 ~ 18:34)
  10. hiç unutmadığım sahnelerinden biri derya baykal'ın 90'lardaki abidik gubidik pop şarkıcılarını makaraya saran popçu tiplemesinin "atla koş zıpla koş" adlı şarkıyı seslendirdiği sahnedir. akabinde "atla koş dediğim yerde klipte atla koşuyorum ben" dediği an kopartmıştır. üstünden yıllar geçmesine rağmen akla geldikçe güldürür.
    (wykka, 09.07.2008 19:42)
  11. (bkz: yolgezer)
    (eve su getiren sucu, 09.07.2008 20:02)
  12. üç ila beş gömlek büyük gelmiştir , dönemin mizah anlayışına göre. ferhan şensoy 'un jenerikte tek kökten başlayıp iki ayrı ana dala ayrılan ağacın (yani sapan görünümlü bir ağaç. ne diye uzattıysam lafı) tam yolunun üzerinde durduğunu görüp sağından mı solundan mı geçeceğine karar verememesi hala aklımdadır. karşı karşıya geldiklerinde kimin hangi taraftan geçeceğine karar veremeyen insanlar gibi... böyle nice hoş ayrıntı vardı.
    (altlejant, 10.07.2008 00:19)