1. dikkatle okuyun lütfen...

    hiç bir kadın evliliğe ''boşanma'' amacıyla başlamaz. ama şartlar ne getirir, ne götürür bilinmez. nasıl ki ''evliliğin'' bir çok sebebi varsa, boşanmanın da çok nedeni vardır. aldatılmış olabilirler, istenmemiş olabilirler, değersiz görülmüş olabilirler, sonradan beğenilmemiş olabilirler... şiddetli geçimsizlik adı altında tek veya 3 celsede dün evli olan kadınlar duruşma bitimi boşanmış, hatta halk arasındaki adıyla dul kadın-a dönerler birden. toplum baskısı artar, yaptıkları tek hareket ''yanlış'' anlaşılabilir, yaftayı üstlerine takar gezerler sonrasında. erkeklerin çoğu da '' nasıl olsa dul , ha bir ha iki fark etmez'' diyerek sadece ve sadece ''aşk'' adı altında sizinle yatmak için size yaklaşabilirler... buraya kadar tamam..

    anlıyorum, anlamaya çalışıyorum sizi inanın... iş ararken ki zorluklarınızı, tek başına kalmışlığın direncini, faturaların ödenmesindeki sıkıntılarınızı, aslında ''sevilmeye'' ne çok ihtiyacınızın olduğunu...

    edit: daha fazla uğraşmak istemediğim için '' sakıncalı'' kısmı kaldırıyorum.
  2. terbiyesiz, bencil, arsız, ağlak, kendine acınması için her haltı yapabilecek, kendini haklı çıkarmak adına kimseye acımayan, yalancı, bir kaşık suda boğmaya dahi değmeyecek kaka kadınlardır boşanmış kadınlar. boşanmış erkekler değildir, zaten boşanmış erkekler kadın değildir. boşanmamış diğer kimseler de kaka değildir. boşanmış kadınlar, benim anlamlandıramadığım bir şekilde ezberi bozup, oraya buraya kafasını çarpan yaralı her hangi bir hayvan gibi oluyorlar. sadece boşanmış kadınlar böyle oluyorlar evet, hayatının alışkanlık yapan her hangi bir yanından vazgeçen, vazgeçmek zorunda kalan başkasında görmedim hiç bu tür ezber bozulmasını. bunlarda böyle bir kendini kaf dağında görmeler, bir 'zirve benim sen kimsin?' havaları, 'tuttuğumu kopardım, para bende, mal bende, oh mis, istediğim gibi yaşarım.' söylemleri, 'bağ benim belletirim, am benim elletirim.' bakışları, 'amaaan çocuksa çocuk n'olacak canım, doğan büyüyüp oluyor işte o da olur gider.' rahatlığı. hani odunu ıslatıp dövsen zevk alacak denli aymaz. çok ahmak oluyorlar canım çok. hep bu boşanmış kadınlardır toplumdaki ahlakın riyayla bezenmesinin müsebbibi, başkaları değil. ne oluyorsa boşanmış kadınların nursuzluğundan oluyor, açlığından, zavallılığından. o ne doymazlıktır tanrı'm, o ne yamalı ar perdesidir yüzlerindeki, o ne pervasızlıktır? dinlesen boşandığı eski nikahlısı, olup olacak en kötü insandır, neler çekmiştir, ne eziyetler yaşamıştır, boşandıktan sonra eski nikahlısının hayatı kararmıştır güya, onsuz ne yapacağını şaşırmıştır adam, peh! hikmeti nerede saklı ise, mahkeme salonundan çıkınca unuturlar sözde sıkıntılarını bu kaka kadınlar. hele o yürüyüşleri yok mu? gidip memelerini kesesi gelir insanın, böyle hoplata hoplata, teşhirci! giyim falan da değişir hemen, açılınır, saçılınır, çatallar fora, kevaşe! dert mert bilmez böyleleri bak yazmadı demeyin, ne faturası, ne zorluğu, ne işi, ne sevmesi, sevilmesi? 'hürleşmiş çatallar' diyorum, 'korkmadan ellenebilecek am, göt, meme' diyorum, oh nefis! dikkatli olun, bunlar birleşmeyi akıl ederlerse bir gün, dünya parasız girip, arzu ettiğinizi seçebileceğiniz bir kerhaneye döner. sonra da koru kolla kocayı, oğlanı, babayı, dayıyı, amcayı, dedeyi... sadece erkekleri boşasın mahkemeler, onlar istedikleri gibi yaşasınlar nikahsız lakin kadınlar nikaha bağlı kalsınlar bence. kimsenin böyle sorunlu, kaka kadınlarla uğraşacak hali yok. sinire kestim yazdıkça, meymenetini yitirmiş müsveddeler yüzünden bradikardi olacağım az kaldı. boşanmış kadınlar size sesleniyorum, nasıl beceriyorsunuz boşanma öncesi ak pak iken, boşandıktan sonra kaka olmayı? boşanmış erkekler size sormuyorum, siz kaka değilsiniz, siz zaten kadın değilsiniz.

    seher'in notu : kendim gibi tanıyıp sevdiğim canım dostumu tenzih ederim, isim vermek istemiyorum, kendisi çok asil ve kaka olamayacak kadar arınmış bir kadındır.

    ne oldu? onca yazdıktan sonra alta düştüğüm not çelişkiye sebep oldu değil mi? 'hepsi aynı mı, yoksa aralarında kaka olmayanı var mı boşanmış kadınların?' ikilemine düşüyor insan ister istemez. hah, ben de onu diyorum işte, 'tek eksiğiniz buydu, onu da tamamladınız, hayırlı olsun şavkınız.'
  3. türkiyede ne yazık ki, insanın yaşı, kariyeri, medeni hali gibi birçok özel konu alabildiğine deşelendiğinden, bir türlü huzur verilmeyen kadınlardır.

    genelleme yapmak belki doğru değil ama yine de, erkek boşansa "aman sana kız mı yok, yenisini alırız" diyen anneler, sözkonusu kendi kızlarının evliliği olduğunda, "aman yavrum, sabret azıcık kocan o senin" yaklaşımına bürünebiliyorlar. yani bu ülkede,boşanmış kadın olabilmek gerçekten çok güçlü olmayı gerektiren birşey. o yüzden, hala birçok mutsuz evlilik maalsef devam edip gitmekte. ama yine de bu zihniyete sahip çocuklar yetiştirdiğimiz için, herşeyden önce çuvaldızı biz bayanlar kendimize batırmalıyız bence.

    çünkü zaten bu evden gelinlikle çıkar kefenle gelirsin zihniyetidir, onca üçüncü sayfa haberinin de esas sebebi.
  4. pek çok nedenden dolayı boşanmış olabilirler. sebepleri ve yaşadıklarını bilmeden ahkam kesmemek gerekiyor. zira, kocasından dayak yediği için boşanmış bir kadına, "neden boşandın madem mükemmeldin?" diye sorarsak, siktiri yeriz.

    edit: düşündüm de, sebepleri bilsek de ahkam kesmemek lazım.
  5. aldatıldığı halde terk etmeyen kadın (198)
    dayak yediği halde ayrılmayan kadın(138)

    belki bu iki başlığı okuyup şevke geldiler, belki okuma yazmaları bile yok, belki boşandıklarından haberleri yok ki olmuyor demeyin oluyor, belki intihardan kurtarıldılar dayak atılabilmek için, belki ölümü göze aldılar nefes alabilmek için, belki ....., belki....

    sonuçta toplum içinde boşanmış kadın olmayı göze aldılar.

    sebepleri ne olursa olsun, erkeklerden çok hemcinsleri tarafından yargılanmayı göze alarak bu yola baş koydukları için ellerinden saygıyla öpüyorum her birinin.
  6. çocukları için diyerek, çalışmadan yaşamak için nafaka isterlermişmiş bu kadınlar ! işverenlerin erkek olmadığı, erkek çalışanların anlayışsız olmadığı, maaşların bir çocuğun geçimine yetecek kadar fazla olduğu, hele hele iş imkanının gani gani olduğu ülkemizde ne büyük orospuluk bu ya. o çcuğu tek başına yapmadın mı lan kadın diye sorarlar adama sayın boşanmış kadın , haddini bilcen. erkekten nafaka mı istenir boşandın diye. sanki çocuğu, ikinizin de imkanlarını göz önüne alarak, ortaklaşa bakma kararıyla yaptınız beraber. namussuz, para avcısı .

    mükemmel kadın boşanmaz tabi bi de. neden boşansın ? mükemmel kadın aldatılmaz, mükemmel kadın ve kocası artık birbirlerini yorduklarını anlamış olamazlar, mükemmel kadın dayak yemez, mükemmel kadın her boku sineye çeker. yıllarca, mükemmel kocası olan kadın boşanmaz sanıyordunuz değil mi ? salaklar sizi, asıl mükemmel kadınlar boşanmaz. çünkü mükemmel kadınları bile aldatacak denli amsalak erkek yok ülkede. hepsi birer inci, kadınlara değer veren, onları başlarının üstünde tutan birer insan harikası.

    boşanacak kadın niye çocuk yapıyor bi de değil mi ? korunsun kaltak . ama sen sevgilinle, ailenden gizli kuytu köşelerde sevişirken korunma, alkol de bok de püsür de, ertesi gün hapları şeker gibi gitsin falan. nolcak ki ? sen boşanmayacaksın nasılsa .
    evlenmeden önce sormak lazım halbuki . boşanacaksa bir kadın ilerde , onun çocuk doğurmaması lazım .

    sizin gibi zeka özürlüler yüzünden, belki anneleriniz kendisini aldatan kocalarını bırakıp gitmedi her şeyi yutup. belki her gece benim bu yatakta, bu evde ne işim var diye düşündü. belki gençken ve aşıkken attığı bir imzanın nasıl da kendisini böyle mahkum ettiğini düşünüp de ağladı gizli gizli. ama kalkıp da gidemedi. çünkü siz ve dahiyene 'boşanmış kadın' tespitleriniz , sizden önce de vardı. tüm kalbimle umuyorum ki, sizin de başınıza gelsin. ha boşanmak değil, estağfurullah. boşanamamak . sizin gibiler yüzünden boşanamamak .

    boşanmayan kadın değil asıl mükemmel olan. sizin gibi insanların olduğu bir ülkede, ben çocuğuma annesinin gurursuz bir kadın olduğunu düşündürtmem deyip, her şeyi göze alıp, akrabaları tarafınan bile yargılanacağını bilerek boşanan kadındır. o kadın aldatıldıysa , bir şeyler olduysa, bu onun değil kocasının mükemmel olmadığını gösterir. ama siz yine de erkeklerin taşaklarını sıvazlayıp, bir ilişkiyi bitirme hakkı bile tanımayın kadına. kadın zaten kadın olsaydı da , erkeğinin gözünü dışarı kaydırmasaydı, efendi davransaydı da dayak yemeseydi, aşk hiç biter mi deyip, artık sevmediği bir adama düzenli mastürbasyon meskeni eyleseydi bedenini değil mi ?
  7. boşanmış olmasa da dul bir kadın tanıyorum,henüz çok genç ve iki minik çocugu var.kocası iş yerine giderken trafik kazasında ölmüş.kadın baş örtülü ve çok okumuşluğu da yok.iş yerinden kadına tazminat verdiler ve aylık bağladılar,çok büyük bişey değil belki ama idare de edbilecek kadar.sonra ölen kocasının annesi ,üvey babası(ki çocuk küçükken üvey olduğu için sürekli dövermiş ve hor görürmüş)ve kardeşleri evini basıyolar ve bu ev oğlumuzun evi sen burda oturamazsın,daha çok gençsin,üç gün sonra başka koca bulursun biz torunlarımıza üvey baba istemeyiz ,nafaka sana değil çocuklara veriliyor ,o para torunlarımız hakkı,sen yiyemezsin,ver torunlarımızı bize sen çek git buralardan,zaten senden gelin olmaz ,sen bizim oğlumuza da gün yüzü göstermedin diye kadını evde dövüyolar.kadın hemen karakola gidiyor,bu insanlardan şikayetçi oluyor.şu an mahkeme sürüyo mu?sonuç ne olacak bilmiyorum.tek bildiğim bu da memleketimden insan manzaralarına dahil bir görüntüydü.kadınla adliyenin önündeki bankda tanıştım,ki memlekettimde bankda tanışılan yabancı kişiler hala terapist gibi görülüp,bütün bi hayat anlatılır.kadın 25 yaşlarında bir dul ve kocasını kaybettikten sonra birkaç ay anca geçmiş,yasını bile tutmasına izin vermemişler öyle diyo.kocasının üvey babası bi yerde bekçi ,annesi bir apartmanda kapıcılık yapıyo,arada temizliğe de gidiyo,yani ekonomik durumları çok iyi değil,o yüzden ölen oğullarının karısını evinden kovmaları da ,nafakayı almaları da onların hakkı,neden?çocuk yıllardır onların oğlu ,gelin kaç yıllık gelin ki?üç gün sonra evlenir zaten(gerçi ellerinde şans olsa kocan öldü sen de yaşama al sana tabut getirdik gir içine de bizi boşuna yorma diyecekler ama)

    şimdi bu da dul kadın konumunda karşılaşılan bi kadın ,sinirlerinin çok bozuk olduğu sigayasını içine çekerken titreyen ellerinden,insanlara duyduğu kızgınlık ,öfke ,kin sesinin tonundan,kadere küskünlüğü buğulanan gözlerinden belli.bu kadına sen niye böylesin denebilir mi?

    bir tane de boşanmış bir kadın tanıyorum.kendisi yakın bir akrabam olur.adı dilek.benden biraz büyük o yüzden ona dilek abla diye sesleniyorum.dilek abla boşandığı eşiyle lisede karşılaşmış,o liseli genç kız ,adam lisenin önünde volta atan boş gezenin boş kalfası,yakışıklı bir serseri.dilek ablamla tanışmışlar nasılsa ,aşık olmuş dilek ablam,ve bu adama kaçmış lise biter bitmez,istemeye bile gelmemişler çünki üniversiteye gitmesi istenen,ailenin tek kızını,memur aile köylü bir çulsuza vermezmiş.önce anne-baba küsmüşler kızlarına sonra torun geliyor,çocuk askere gidiyor diye barışmışlar kızı eve almışlar.çocuk askerden dönünce emekli olan aile,toptancı açıp damada iş kurmuşlar,zamanla büyümüş işler kamyonet alınmış,damat maşallah çok çalışkan diye üstüne yapılmış ,artık oğlumuz sayılır nede olsa diye hiç bişey esirgenmemiş,ikinci torunda doğmuş,sonra sessiz telefonlar başlamış,sonra damat eve her gün biraz daha geç gelmeye başlamış ,sonra bazı geceler gelmez olmuş,artık şüphe büyükmüş kesin aldatılıyorum diye ama bir kişiyle zannediliyomuş,toptancının uğradığı 3 dükkandan birinde bir kırık olabileceği hesap edilmemiş,nihayet kavgalar ,gürültüler kopmuş,adam kabul etmemiş,uzun huzursuzluk yıllarından sonra birgün adam da kabul etmiş ve boşanmışlar.sonradan anlaşılmış ki bu kabul edişin ardında aşık olunan diğer kadına kavuşma istemi varmış.dilek abla artık dul ve iki çocuklu bir kadınmış.çok sevilen sevgili artık onu görmek bile istemediğini başka bir kadına aşık olduğunu söylemiş mahkemeden ayrılırken.kamyonette onunmuş,toptancının yarı hissesi de onunmuş ,artık zenginmiş,isterlerse geri kalan yarısınıda ona devredebilirmiş eski kayınbabası ,nede olsa artık yüzyüze bakamazlarmış.nafaka verirmiş çocuklara merak etmesinmiş ama gelip görmeyi istemezmiş artık.çok sonra öğrendi dilek ablam aşık olduğu kadının da çocugu oldugunu ve artık eski kocasının sadece onlarla ilgilendiğini.yaşadığı en büyük buhran,hayatını yeniden düzene koyması için geçen onca yıldan sonra,babasının buldugu belediyedeki masa başı işine giderken karşılaştığı ,tuhaf görünüşlü adamdan sonra oldu herhalde.adam diğer kadının eski kocasıymış,yasak aşklarından daha ilk zamanlar haberi olmuş ama karısına o kadar aşıkmış ki önce beklemiş geçici bir hevestir diye düşünmüş,onsuz yaşayamam diye düşünmüş,sonra karısı senden boşanmak istiyorum deyincede önce yalvarmış olmamış,sonra dövmüş gene olmamış.dilek ablam bunları dinlerken ağlamaya başlamış,-niye bunları bana anlatıyosun ki?demiş.adam da bak sende çok yalnızsın bende ,onların çocukları dört yaşına girdi çoktan,gel bizde evlenelim demiş.dilek ablamı çığlıklar atarak hayır hayır allah hepinizin belasını versin diye saçlarını yolarken hastaneye kaldırmışlar.bir müddette o hastaneden çıkamadı zaten.şu anda çocukları biraz daha büyüdü ,ikisi de genç kız oldular,hala çalışıyor,hala normal değil.onunda sinirlerinin hala bozuk olduğunu sigarasını içerken titreyen ellerinden ,insanlara duyduğu güvensizliği,öfkeyi, kızgınlığı birden ağlamaklı,birden gülme nöbetleri geçirir halinden anlayabilirsiniz.iki küçük kız çocuğum var,üvey babayla büyütemem,bu saatten sonra kimselere güvenemem dedi hiç evlenmedi.o yıllarda neler yaşadı ,başından neler geçti bilmiyorum ama anormal halleri baki kaldı.hala ne zaman ne yapacak bilinmez ,kahkahaları bütün evi sararken iki dakika sonra nasıl olduğunu anlamadan hıçkırıklarla ağlamaya başladığını duyabilirsiniz ve buna da zamanla alışırsınız.çocukları babalarına hiç baba demez ,yada ben hiç duymadım ,onları terkeden o babanın hep takma çirkin adları olur,her yılda değişir.

    bu da başka bir dul kadının hikayesi ki bende bunlardan daha çok var

    ister kocası ölsün ,isterse boşanmış olsun,bir kadını, sırf medeni hali değişti diye toplumdan dışlamak,kötü gözle bakmak ,kadınlar için kocalarımızı elimizden alabilecek tehlikeli madde,erkekler için kullanıma 7-24 açık et olarak görmek,o medeni hali değişen kadının anormalleşmesine, tuhaflaşmasına neden olmaz mı?ki zaten o medeni halin değişmesine vesile olan olaylar zinciri hep böyle ağdalı acı hikayelerden oluşuyorsa...