sosyal bilimlerdeki eğitiminde, külüplerden çıkmayan öğrencileri sayesinde türkiyede tartışma götürmez üstünlüğü olan, fakat istanbul teknik üniversitesi'nin mühendislik eğitim seviyesine çıkamamış ve daha çok robert kolejinden miras kalma kampüsü(ve felsefesi) ile ünlü üniversite.
robert koleji'nden devşirme, onlarca aktif kulübe sahip, öğrenci belgesi 3mtl değerinde, yurt ücretleri ise hayli düşük, gündüz vassaf gibi insanlar yetiştirmiş, bilgisayar lablarında celeron266-32mbram-2mbvga türü konfigürasyonlara rastlanabilen, itülüleri kıskandıran üniversite.
öğrencilerinin %80ni kıçı kalkık olan ancak hiçbir zaman "bizim üniversite boğaziçinden daha iyi" kompleksine sahip olmayan öğrencileri barındıran üniversite .ayrıca kalite üniversite öğrencilerinin kendi üniversitelerini kıyasladıkları üniversite. bunun dışında samimiyet kurulması en zor insanları barındıran üniversite
öğrencilerin sınav salonlarını birbirlerine yanlış tarif ettiği,
ortalama düşmesin diye dersten kalacağı kesinleşenlerin sınavlara gitmediği,
bencilliğin hat safhaya ulşatığı,
ama çok güzel manzarası olan amerika kökenli, ingilizce eğitimin verilmeye çalışıldığı, yurdu kilyos da olan okul.
mühendislik egitiminde mesleki bilgi kadar yöneticilik bilgisi verdiği için itüden ayrılan, mezunlarının (mühendis olanlarının) mesleki bilgi bakımından itülü kadar hazır olmadığı söylenen okul.ama itülü den daha sosyal oldukları kesin. itünün genel politikası ise hazır eleman yetiştimek yani çıktığında meslek hakkında gerekli gereksiz herşeyi bilmeli ama yöneticiliği zamanla öğrenmeli gibi bişey. yahu iyice saçmaladım ama siz anlarsınız ne de olsa itülüyüz.
moleküler biyoloji ve genetik bölümündeki bir öğrencinin üstüne boya kokusu siner yada kıyafetine boya damlarsa diye beni gezdirmeyi reddettiği okul..**
ekseriyette lisede çok çalışkan ve öküz öğrenciler boğaziçine girdiklerinde sosyal patlama yaşarlar.hele istanbul dışından geldilerse tam bir kaos onlar için.önce bütün kluplere yazılırlar sonrada dersleri yüzünden bu kluplerden ayrılırlar.çünkü okulun kültürü gereği dersleri sıkı takip gerekiyor,ve ortalamaları çok yüksek çıkıyor böylede olunca bizim okulda 3 ile geçebilidiğin notlarla boğaziçinde ancak geçebiliyorsun...çok kötü
pfizer firmasına hayatlarını pazarlayan öğrencilerin bulunduğu üniversitedir..
agf* karahisar otonomu bakın nasıl seslenmiş onlara..
"pfizer, çok değil 9 yıl önce, nijerya’da bir hastane ile anlaşıp, hastanede yatan çocuklar üzerinde izinsiz beyin ilacı denedi. sonuç, 11 çocuk öldü, 200 çocuk sakat kaldı.
bu pfizer’in ve diğer küresel şirketlerin işlediği binlerce suçtan sadece biri.
şimdi sen, boğaziçili, büyük ihtimalle bunu okuyunca bir anlık için sızlayacak. ama münferit vakadır diyeceksin.
küresel gaspçıların çıkarları için sudan bahanelerle ırak’ta 100.000 insanın katledilmesi de mi münferit vakaydı? büyük ihtimalle senin için afrika’daki açlığın sebebi de afrikalıların tembel olması, öyle mi?
dünya üzerinde her 5 saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor.
ama senin elinden bir şey gelmez, değil mi? yalan!
bu bildirinin asıl hedefi her zaman olduğu gibi katil şirketler değil! hedef sensin!
üzülünecek, acınacak durumda olanlar hep bombalardan, açlıktan, sefaletten ölenler oldu. peki bütün bunlara ses çıkarmayan, “elimden bir şey gelmez” ikiyüzlülüğüyle vicdanı kabuk bağlayan sen de ölmüyor musun? sen de acınacak durumda değil misin?
kapitalizm seni de öldürecek! bedenini katlederek değil, vicdanını, onurunu, kişiliğini elinden alarak. seni aptallaştırıp, zavallılaştırarak öldürecek. seni bir şirkete sokup sabah sekiz akşam altı çalıştırarak, bütün yaşamını bir zorunluluk alanına çevirerek seni yok edecek!
vicdan, acıklı bir olayla karşılaştığında “vah yazık” çekmek için değildir.
onur, gücünün yettiğine gurur yapmak için değildir.
onuruna, vicdanına sahip çıkanların önlerinde güzel bir hayat var. iktidarları yıkarak yaratılacak, özgürlük tutkusuyla yaşanacak bir hayat. ekmek, adalet ve özgürlük mücadelesini hepimiz için vereceğimiz bir hayat!