1. hastalık habercisidir. ayrıca ne kadar gırç gırç yapılsa da tatmin olmaz bünye, tatmin edenler çok azdır, onlar da çok önemli insanlardır, böyle çok süper insanlar. karşı cins falan hep vermek istermiş bunlara, valla bi arkadaş anlattı bak.

    bu kaşıntıdan iki gün sonra hastalık baş vermeyi bırakıp iyice kendini gösterir.
  2. şu an yaşadığım bir durum. su içersin, ıhlamur içersin fayda etmez. elini boğazına sokup güzelce kaşıma isteği uyandırır..
  3. hastalanmaya meğilin varsa bir dondurma yersin ardından boğazında hafif bir acı ile kaşınma başlar, nane şekeri iyi gelebilr, öksürük şurubu içmek gerekir.
  4. allah belasını versin! 22 senedir sadece bir kere alerjik reaksiyon ya da her ne boksa ondan olmuş bir insan bir gün sabah uyandığında alerjik nirit olduğunu fark ediyor. beyni burnundan sıvılaşmış da akıyormuş gibi hissediyor, nefes alamıyor, burnu ve gözleri kaşınıyor, tat alamıyor, gözleri sulanmış önünü göremiyor, yatamıyor, kalkamıyor, yemek yiyemiyor, ders çalışamıyor, uyuyamıyor… bunun yeterince kötü olduğunu düşünürken boğazında hafif bir kaşınma hissediyor. tam olarak anlamıyor önce küçük dil ya da gırtlağıyla(artık o bölgede ne varsa) baskı yapıyor.. önce biraz iyi hissettirse de artıyor kaşıntı. dilini oraya doğru kıvırıp kaşımaya çalışıyor, ama nafile. kaşıntıyı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyor. parmağını sokuyor, kusmaktan beter oluyor öğürmeleri. parmak da işe yaramıyor. en sonunda aklına bir çözüm daha geliyor: mideye giden yol gırtlaktan geçer! mümkün olduğunca sert şeyleri çiğnemeden yutmaya çabalıyor ki o yiyecekler kaşınan yere sürtsün, kaşıntısı geçsin. yiyor yiyor yiyor geçmiyor.. en sonunda vazgeçiyor uğraşmaktan. bir süre sonra fark ediyor ki ne kaşıntı var ne bir şey. kendiliğinden gitmiş. alerjik niritten beter, ölümden biraz daha iyi ne var deseler boğaz kaşıntısı derim susarım. lanet!
  5. sıcak bitki çayları iyi geliyor lakin geçici bir süreliğine. çay bitince kaşıntı, öksürük nöbetleriyle tekrar baş gösteriyor ve geçmek bilmiyor.