kara kitap'taki en etkileyici bölümlerden biri.
ibni zerhani'nin, kitabın sonların yazarın tekrar anacağı "hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz. yazı hariç" epigrafı ile başlar. kitabın karakterlerinden gazeteci
celal salik'in kitap boyunca pek çok kez okunan köşe yazılarının ilki hatta en lezzetlilerindendir.
post apokaliptik öğeler ile genelde batılı eserlerde karşılaşmaya alışkın okuyucu için şaşırtıcı gelebilecek bir işleyişe ve
karanlıkbir ruh haline sahip.
sonu ise celal'in meçhul sevgilisine seslenişi ile biter.
"şehrin ışıklarına dönerken, felaket anlarında ölümü karşılamanın en mutlu yolunun bu olduğunu düşünerek uzaktaki bir sevgiliye acıyla sesleneceğim: canım, güzelim, kederlim, felaketler zamanı gelip çattı, gel bana, nerede olursan ol, ister sigara dumanıyla dolu bir yazıhanede, ister çamaşır kokan bir evin soğanlı mutfağında, ister dağınık mavi bir yatak odasında, nerede olursan ol, vakit tamam, gel bana; yaklaşan korkunç felaketi unutmak için perdeleri çekili yarı karanlık bir odanın sessizliğinde bütün gücümüzle birbirimize sarılarak
ölümü beklemenin zamanı geldi artık."