bemeks önemli bir tutkuydu o zamanlar. herkes gözü gibi bakar ayda bir fren pabuçlarını değiştirir kimisi çeşitli modifikasyonlara tabii tutarak işte göbek fren olsun ne bileyim boynuzdur bilmemnedir bisikletini geliştirirdi. yalnız şımarık zengin züppesi tadında ihtişamlı görüntüsü, sayı olarak 18 21 24, çeşit olarak ise normal ve otomatik olarak adlandırılan viteslere sahip olan büyük bisikletler çıktı bisiklet ruhu gitti.
neden mi ;
öncesinde bir bmx vardı. kim daha fazla kaydıracak kim önünü kaldırıp kaç pedal atacak kim site etrafında 5 tur yarışında birinci olacak bunlar önemli konulardı. ama burada bir gerçek vardı kazanan kendi kazanıyor görüntüsü olurdu. ta ki o şerefsiz vitesli bisikletler peydah oldu işte yok seninki şu kadar vites benimki öyle olsa ben de geçerdim bilmemkini gibi çemkirmeler saçma sapan bahaneler türemeye başladı. o dayanışmalar yerlebir oldu.
ayrıca hiçbir çocuk babasına baba şu bisikletin şu olayı süper bu böyle işte kalkışta şu kadar saniyede 100 ü bulur yedek parçası rahat bulunur gibi açıklamalar yapamadığından her babanın alt tarafı bisiklet düşüncesi mevcuttu. bmx dönemlerinde standart birşey olduğu için baba bir bmx alır gelirdi eve. lakin vitesli bisikletler çıktı sonra işte
bianchi ' si olanlar statü olarak yukarıda göründü toplu bisiklet dolaşmalarında top sahibi olduğundan takım kaptanı olan oyuncu havalarına girdiler. kaç çocuk babasına küsmüştür salak saçma model bir bisiklet alıp geldi diye. ayrıca mahallede gerizekalı gibi
royalle
sarda aynı fabrikada üretiliyor mu üretilmiyor mu tartışması yaptığımızı bilirim.
işte böyle dostlar bmx candı ciğerdi. televizyonda milyon tane artizlik hareket yapanların sahip olduğunuz bisikletin aynısıyla onları yapması gururlandırırdı insanı. aynı hareketleri deneyip kafa göz yarmak çoğu bmx sahibinin vücudunda bakıp hatırlayacağı izler bırakmıştır.