blue jean   

adana çık aradan

  1. 17'lik teenage kızların dergisi desem de inanmayın.değil.bir zamanlar çok popülerdi.şimdi pek o kadar değil(popüler gene de eski havası yok).böyle eğitici kitap filan veriyolar(bi hafta britney spears veriyolar öteki hafta korn veriyolar).posterleri de muhteşem(bir yüzde justin timberlake diğer yüzde marilyn manson filan oluyo şaşırıyosun hangisini assam diye.)

    2 sene sonra gelen edit: aylık çıkar bu dergi. 80'lerde haftalık çıkardı. 80'lerde bu dergiyi alan bir arkadaş var tanıdığım (bkz: soulforged)
    (man on the moon, 09.07.2004 02:14 ~ 03.03.2006 23:35)
  2. çoğu zaman festivallere indirimli biletler verir,filmlere indirimli biletler verir.kaset verir,cd verir,hiç yoktansa poster verir.
    (man on the moon, 09.07.2004 02:18)
  3. eski sayıları çok iyi mousepad olarak kullanılabilir.deseniz ki ben 100 tane blue jean okusam müzik kültürüm gelişir mi?gelişmez.sadece öğrenebildiğiniz yabancı şarkıların türkçe versiyonları ile müzik gruplarının tarihi özgeçmişidir.
    (man on the moon, 09.07.2004 02:22)
  4. mart sayısı bilmem kaç bin satmış yada basılmış,eski olması dışında hiçbir anlam ifade etmeyen manasız yazılarla dolu ama nostaljik bulduğum eskiden verdiği çıkartmalarla birkaç nesilin defterlerinin üstünü boş bırakmayan dergi.
    (lapsus, 01.04.2005 13:04)
  5. (bkz: blue jean arka sayfa atışma panosu yazıları)
    (wondrous, 03.03.2006 23:28)
  6. vakti zamanında aldığım artık gözlemlediğim kadarıyla bir evanescence, bir ay green day her ay blue materyalleri veren dergi. vakti zamanında içinde okunabilecek yazarlar okunacak bir şeyler vardı (ben küçüktüm..) ama şu an muhtemelen (çoktandır içini inceleyemedim, kapağı yetti) diğer bütün gençlik dergileri gibi blue'nun x elemanın fi tarihindeki kız arkadaşının gözünün rengi gibi gerekli(!) bilgilerle bezelidir (..ve büyüdüm). kardeş dergisi hey girl'dü muhtemelen hala öyledir.
    (nighttimebird, 17.07.2006 21:04)
  7. genç kız dergisi.aynı yayınevinden hey girl çıkar ama demek ki yetmiyor.

    ülkemin en büyük müzik ve gençlik dergisi olmakla övünür bu derginin yönetimi.yanlıştır.mtv ne verirse,onu türkçe olarak aktarmaktan başka bir olayı olmayan dergidir.chip nasıl alman versiyonun türkçe çevirisiyse,blue jean'de mtv dilini türkiye'ye entegre eder.

    blue jean her zaman pop kültürüne uygun yayın yapmaktaydı.fakat son üç-dört yıldır izlediği politika popüler kültür kadar genç kızları da hedef almaktadır.blue denen tek atımlık grubun bir süre öncesine kadar neredeyse çeyiz setini verecek kadar takip etmeleri,bbg tarzı her ay "duncan'ın karısının adet günlerini açıklıyoruz.","simon'un sevgilisinin fotosunu veriyoruz." gibi saçma haberlere yönelmeleri buna örnektir.artık popçusu bile "yeter,blue'dan bıktık!" derken,blue jean yönetimi "arz-talep meselesi" diyordu.metal müzik istekleri gelirken ise politik cevaplarla geçiştiriyorlardı.artan moda,cart curt sayfaları ise niyeti bozduklarının göstegesiydi.bu noktada artık tamamen samimiyetlerini sattıkları belli olmuştur.bilmem kaç bin basmaları kalitelerini ayaklar altına almadıklarını göstermez.

    okumakla müzikal bilginizde bir ilerleme olur mu?1998-2005 arası aldım,okudum ama sevdiğim tarz adına bana katkısı %3-4 falandır.yani pek faydalı bir dergide değildir artık.mtv tarzı pop-hiphop-rock yani tek sıkımlık ve ya piyasa şeyler dinliyorsanız,tam size göre...ama herhangi bir tür olsun,undergruond piyasalarını merak ediyorsanız,blue jean size hiçbirşey vermez.metal ve punk takılıyorsanız,zaten almayın dergiyi...metal diye gözünüze evanescence,korn,linkin park sokarlar,punk için avril demem yeterli darbeyi bırakacaktır herhalde...yani müziği gerçekten bilmek isteyenlere hitap edecek dergi değildir.adı üstünde popüler kültür dergisi,ana kitle genç kızlar ve ortam akışkanlarıdır.

    dergide metalci kimlikleriyle bilinen çağlan tekil ve doğu yücel'de çok etkin değillerdir.çağlan tekil bolca hatalı bilgi verebilmektedir.(en son dergiye öyle bir göz gezdirdiğimde,my dying bride'a 1999'da giren gitarist hamish glencross için "grubun kurucu elemanı" demişti.)doğu yücel geldikten sonra dergide bir süre metal müzik adına hareketlenme olsa da,artık bu ivmede durmuştur.ara sıra dışardan metal grupları üzerine yazı almaktadır blue jean.o yazılarda tatmin edici olmaktan çok uzaktır.

    arka sayfa ilanları,'86'dan beri blue jean'in yarattığı pop kitlesinin yansımasıdır."system of a down,him,evanescence,nirvana,linkin park,limp bizkit,korn dinlerim,metalciler görüşelim,rapçiler yaklaşmasın!"(burada garip olan ne mi?metal grubu yok!) gibi ilanlar hala bolca vardır.bu bilinçsiz kitle,blue jean'in çok ekmeğini yemiştir,yani türkiye'de bu tarz kitlelerin olmasında blue jean'in payı çoktur.birde popçu-metalci,rapçi-popçu,rapçi-metalci
    kavgaları vardır,bunlar klasiktir,gülmek için birebirdir.

    sözün özü,blue jean artık tamamen popüler kültüre ve kızlara yönelik yayınıyla kendi sonunu getirecek dergidir.arkasında güçlü bir yayın organı olduğundan bu durum hemen olmaz ama bu dergi bu mantıkla da iyiye gitmez.
    (enslaved, 11.01.2007 00:35)
  8. şaka maka 20 yılını devirmiş müzik dergisi. 90larda oldukça revaçtaymış kendileri sanıyorum, zira bir zamanlar anneannemin kömürlüğünde gezdiğimde birkaç sayısına rastlamış, birkaç güzel poster bulmuşluğum vardır. eskiden daha güzelmiş tabi. koca koca posterler... o değil de koca queen posterini hediye etmiştim bir arkadaşa, arkasında mariah carey vardı. mariah carey severdi o arkadaş. lanet olsun...

    -böhühühü

    (bkz: hem yazıyorum hem ağlıyorum biliyor musun)
    (sycrone one, 23.02.2007 00:26 ~ 00:28)
  9. headbang adlı tazecik ekiyle,yıllardır sırtını çevirdiği metal müzik severlere gülümsemeye başlamış gençlik+1/4 genç kız dergisi...
    (enslaved, 28.02.2007 20:14)
  10. bir dönem ülkenin dört bir yanından gönderilen graffiti fotoğraflarını yayınlıyorlardı, 90ların başından bu yana graffiti kültürünün türkiye'de yaygınlaşmasına önayak olmuş müzik dergisidir.

    internet adresi de varmış; http://www.bluejean.com.tr
    (why georgia, 25.07.2007 23:25 ~ 23:27)
  11. ilk sayısını,ilk alanlardan biri olduğum ve bunu alabilmek için sabah 5'te bayinin önüne gelip beklediğim dergidir. ( 80'li yıllar ) o yıllarda müzik dergisi hiç yoktu, cd teknolojisi zaten yoktu, kasetler vardı. biri yurtdışından bana cd'ler getirmişti ama o sırada cd-çalar yoktu ve ben o cd'leri aldıktan yaklaşık 1 sene sonra dinleyebildim. öyle yabancı grup posterleri falan da yoktu. blue jean'ın çıkacağı duyulunca sevinçten uçmuştuk. ilk sayısını sabahın köründe bayinin açtığı kutudan aldığım günkü heyecanımı bir müziksever olarak hiç unutamıyorum. o zamanlar bol bol çıkartmalar, posterler verirdi. herkesin defter ve kitabında bunlar bulunurdu. hatta sevmediğimiz grupların çıkartmalarını sevenlerle takas yapar, onlardan başkalarını alırdık. blue jean o sıralar yanlış hatırlamıyorsam ufak tefek hediyeler de veriyordu, müzik ile ilgili kolyeler gibi şeyler. blue jean dergi kolleksiyonu yapardı herkes.

    şu anki durumundan haberim yok ama duyduğum kadarıyla fazlasıyla popüler kültür dergisi olmuş durumda, eski zamanlardaki misyonundan eser yok.
    (age of aquarius, 25.07.2007 23:36 ~ 23:38)
  12. en son okuduğum iki yazıda sürekli "bok", "muhabbet" ve ":)" şeklinde kelime ve ifadelere yer veren dergi. müzik hakkında bilgi? üzgünüm leyla.
    (fingerbang, 08.11.2007 15:43)
  13. haydi haydi gidelim parkasıyla vurulmuş yatar iken bulunmuş.
    (ali kamber, 08.11.2007 15:46)
  14. 90'lı yıllarda daha internet bugünkü gibi yaygın değilken ve kablolu yayın sahibi olmanın ormanda 10 kaplan gücüne denk geldiği zamanlarda, yabancı müziği takip edebildiğimiz sayılı birkaç kaynaktan birisiydi. ne zamanki lisede bir arkadaşımdan, "aa sen blue jean mi okuyorsun?" sorusuna karşılık, "evet neden?" diye sorduğumda, "ben blue jean'i ortaokul çocukları okur sanırdım.." cevabını aldığımda, artık büyüdüğümü ve bir şeylerin de bir daha geri dönmemek üzere sonsuza dek değiştiğini anlamıştım.

    dergide, repçilerle metalcilerin birbirine girdiği bir sayfayı hatırlıyorum hayal meyal. hayal meyal 90'lar.

    nerden baksan 5-6 sene oldu blue jean devrinin benim için sonlanmasından. artık bant'ımı alırken, dergiler arasında blue jean ile göz göze geliyorum ara sıra. içimi bir ürperti, buhran dolu ortaokul ve erken dönem lise yıllarımın o nevrozlarla dolan olduramayışları sarıyor. ve hüzünle fark ediyorum ki, değişen hiçbir şey yok aslında. her şey hala aynı. değişen sadece isimler ve bir iki ufak kavramla birlikte, çığrından çıkmışçasına hızlandırılmış bir zaman.

    erken dönem çocukluğumuz, tıpkı blue jean'in aslında yerel bir dünyada ve bütün ruhsal yoksulluklara karşın, kendini aslında o olmadığımız kişilerin yüzlerinde ve hayatlarında ve ülkelerinde düşlemesi gibi nefessiz kaldı.

    kötü bir düş değildi elbette. fakat kim olduğumuzu çözemezken, lahmacun kokan nefesiyle ibrahim tatlıses bıyıklı sokaklarda creep dinleyerek yürümek ve en selim ışık halimizle blue jean okumak, tarif edilemez bir bunalımdı.

    taş beton kaldırımlarda bisikletlerimizden düşüyorduk. büyüyünce kazananlardan olacağımızı sanıyorduk. her şey çok müthiş olacaktı.

    90lar nasıl bir delirişti öyle, blue jean artık cevap veremez bu soruya, ama ilk ordaydı yabancılaşma, cevap hala olasılıkla o sayfaların arasında bir yerde.

    bize ne olmuştu belli değil.
    (geber marla singer, 13.04.2008 17:16 ~ 17:18)