ing. çamaşır suyu, 2 ayrı güzel şeyin adı
1-nirvananın pek bi içten bi albümünün adı. paper cuts gibi hasta bi şarkıyı barındırır.
2-halen yayınlanmakta olan pokemondan bile daha gay bi soundtracke sahip bi anime serisi. hollow denilen içinde uktesi kalmış, kötü hissiyatlar içerisinde tipi kaymış ruhları soul societye(japonca soo-ulo soo-sayi-tioo okunur-ahiret yani) geri gönderen ruh biçicileri konu alır. bu elemanlar hayvani ruhani güçlere sahip olup bu güçler sayesinde fantastik aksiyonlara girişebilmektedirler.
hikaye kuchiki rukia adlı ruh biçicinin güçlerini ruhunda kontrol edemediği çok yoğun bi güç barındıran kurosaki ichigoya aktarmasıyla başlar sonra dallanır budaklanır alakasız yan hikayeler türer. ama genel olarak her bölümde birileri birileriyle dövüşür, anime olmak böyle bişedir zaten.
baba figürü şahanedir sırf onun göründüğü bi kaç an için bile izlenir.
ilk bölümleri adamı sıktıkça sıkan, fakat sonra inanılmaz hız kazanan anime. narutofillerlara geçtikten sonra shounen jump magazine tarafından ortaya konulan, bu yüzden bir çok naruto fanını kendine çeken bir seri olmakla birlikte, fin, hollandalı, japon ve türk oyuncularla hazırladığım masaüstü frpsetting ve sisteminin konusu ve mekanıdır. dövüş sahneleri başarılı ve komedi kısımları yerindedir.
şu aralar filler'ı biten ve tam gaz bir şekilde bölümlere devam ettiği söylenen aşmış anime serisi. ben daha filler'a yeni başladım halbuki.. filler'ı da o kadar sıkıcı değildir, alışılmış filler'ların üzerinde bir konusu vardır. kötü olsa bile izlenir aslında, bleach'tir en nihayetinde..
ilk bölümü oldukça gaz başlamıştır, hele ki 50lere gelindiğinde hızı tavan yapmıştır, bizi sandalyemizden düşürmüştür..
başkahramanı ise 16 yaşında bir lise öğrencisi olan kurasaki ichigo'dur.
filler bölümlerin bitmesiyle beraber inanılmaz bir gazla geri dönüş yapan naruto ile beraber son günlerin tek geçilen anime serisi.
mk tam da bahar dönemi başlarken olmaz ki. gece gündüz manga mı okuyayım, anime mi izleyeyim yoksa dördüncü defa aldığım fizik dersiyle mi uğraşayım?
insaf.
nirvana nın , endüstriyel kaygılardan uzak albümü, bu albüm çıktıktan sonra amerika turnesine küçük bir karavanla çıkmışlardır, sırayla kendileri şöförlük yapmışlardır, sora ise gelen nevermind ve loser diye adlandırılan gençlik, muhtemelşen şöförleri olmak için yalvarmıştır.
nirvana'nın 1989 çıkışlı ilk albümü.zannımca grubun en sert ve en grunge albümüdür.içinde tek bir kötü şarkı bulamazsınız.kayıtlar vokal ve elektroda kurt cobain, bateride chad chaning, bas gitarda krist novoselic ile yapılmıştır.
track listi şöyle;
1. blew
2. floyd the barber
3. about a girl
4. school
5. love buzz
6. paper cuts
7. negative creep
8. scoff
9. swap meet
10. mr moustache
11. sifting
12. big cheese
13. downer
biricik naruto 'mun shippuuden serisi başladığı, ve seyredecek halihazırda başka bölüm kalmadığı için hafta saydığımızdan kelli arada bir aldattığım metres kıvamındaki animedir.
zilyon bölüm filler doldursa da naruto 'nun kurgu ve konusu itibariyle daha sağlam olduğu açıktır. lakin iş komediye gelince bleach 'in eline su dökemez. örnek:
(sado ve nova adlı iki karakter müthiş sessiz, nadir konuşan karakterlerdir. ve olay icabı ikisinin beraber takılmaları gerekir bir noktada..bu arada başka bir mekanda bu garip durum diğer karakterlere dert olur)
- sado 'yla nova beraber gittiler di mi ?
- evet.
- konuşacaklar mı çok merak ediyorum.
(bu arada ekrana bi yere gitmekte olan sado 'yla nova gelir)
s: (döner bakar kafasını sallar)
n: (aynen karşılık verir..ve ekranda şu yazar)
-failed attempt at conversation- (daaaaaat ! diye bir efekt eşliğinde)
(left 'in nazal sekresyonları içmekte olduğu ıhlamura bu bomba karşısında hönkürmesiyle karışıverir..mundar olan ıhlamura lanet ederken salya sümük gülünmektedir..cd 'ler de devrilir..)
naruto' nun tüm bölümleri yalayıp yuttuktan sonra ve mangasınıda okuyup bitirdikten sonra kendini boşlukta hisseden anime severlerin naruto özlemini dindirdiği liman misali bir başka animedir. esas oğlan ichigo denilen uzun boylu dalyan gibi turuncu saçlı çocuktur. soul society' den gelen rukia ile tanışmasıyla hayatı değişir. 12 bölümünü devirene kadar sabrederseniz gerçekten izlenmeye değer anime.
japonların 15 yaşında bir çocuk nasıl bir vücut yapısındadır diye oturup düşünmeden çizdikleri karakter ichigo'nun 10 gün eğitim gördükten sonra rukia'yı kurtarıcam ulan! diye soul society'e gidip bütün kaptanları yendiği fantastik animedir. orihimenin göğüsleri arada bütün ekranı kaplayıp görüşü engellese de güzeldir, izlenebilir, bakıp bakıp gülünebilir.. 131. bölüm itibariyle iğrenç filler'lar geri gelmiştir.. bitmesi dört gözle beklenmektedir.
kim ne derse desin ne death note, ne naruto ne de sailor moon böyle harika açılış ve kapanış şarkılarına sahip olamamıştır. her konuda narutonun gerisinde kalsa da müzikleriyle naruto'ya 1000 basmış hatta bir de nanik yapmış animedir! aksini iddia eden hollow'dur. dinlenmezse olmazlar: yui-life, ichirin no hana (ki youtube'a girip klibini bi izleyin zahmet olmazsa) ve uverworld-d-tecnolife'tır... j-pop'a yeni bir boyut getirmiş seri'dir..
başında gözleriniz pörtlek pörtlek izleyip inanılmaz keyif aldığınız.. ancak ilerleyen bölümlerde işi ticarete döktüklerinden doldurma bölümlerle karşılaşıp isyana geçtiğiniz anime. 136. bölümdeyim, yeter artık amma çalıştılar ama yaa..
artık ana hikayeye odaklanmış *, aksiyonu ağırlığını bozmayacak raddede ayarlanmış şekilde 2. hikayesinin de finaline doğru ilerler olmuş animedir.
özellikle son 2 bölümdür, gördüğüm en iyi dizayn edilmiş kötü karakterlerden rahatlıkla orochimaru 'nun ardına yerleştirebileceğim ulquiorra 'nın rahatsız edici sakinliğine eşlik eden harika sözleri, karakterin derinleşmesine sürekli katkıda bulunuyor, 3. hikayenin bir yerlerine ister istemez bu espada 'yı yerleştiriyorsunuz. tite kubo 'nun bu manga için yaptığı en iyi şey kendileri. enfes.
naruto sadık bir eş lâkin bleach de kışkırtıcı bir metres. çok cezbedici hamleler yapıyor sürekli, bir sonraki buluşmanızı iple çekiyorsunuz.
edit: harika karakterlerden bahsetmişken araya ikkaku 'yu da sıkıştırmam gerekir. vallahi zanpakotou 'yu özledik.
144 ve 145. bölümleriyle seyirciyi tiksindirmiştir.. en heyecanlı ve aksiyon dolu olması gereken yerde filler tadı vermektedir. orihime ölsündür. bir koca memeli hatun için ichigoya yazık mı olacaktır? heyecanla bekliyoruz..
ayrıca yeni açılış ve bitiş müziklerini naruto'nunkileri hazırlayan bir grubun yaptığını duymuştum. ikinciye dinleyince açılış müziğinde bariz bir naruto havası olduğunu sezdim.. yakında renji kaybolur da senaryo onu aramaya dönerse şaşmayacağım kesindir...
izlerken insanı yaran bir anime'dir. 63. bölüm'e kadar iyi gitmesine rağmen henüz 50. bölümlerde filler'lar başlamıştır. şuanda dizi eski havasını kazanmış 152. bölümün çıkması ile tam gaz gitmektedir.
tabii birde türkçe çevirileri hazırlayan kazasker takma isimli öğretmenimiz zübeyir abi'ye teşekkür etmek lazım.
manganın 268-269. sayılarını kapsayan animenin 160. bölümü en sevdiğim ve en etkileyici bölümler listemde zirveye yükselmiştir, animatörleri buradan tebrik etmek istiyorum. kaien in, "there is no heart without you" konuşması ve geride "don't die alone kuchiki" sesleri esliginde rukia nin yerde sürünerek orihime ye ilerlemeye çalıştığı sahnede yüregim aha börçük börçük oldu.
mangası için de bir şeyler söylemek isterdim, ama şimdi akşam akşam sinirimi bozmak istemiyorum. soul society bölümlerindeki heyecan ve gerilime kavuşacağımız günleri sabırla beklemekteyiz. kim derdi ki noinoi- kenpachi dövüşü sıkıcı olacak...
an itibariyle 166. bölümde olan ve devam eden anime serisi. kon'lu sahnelerde yardıran, zaraki kenpachi'li sahnelerde ağzı açık bıraktıran seridir. genel olarak soul society adındaki ruhlar alemi ile shinigami adındaki ruhsal varlıkların hikayesini anlatmaktadır.
"gerçek gücüm bu değil, aslında bu da değil, bir de bu var, bu ise bambaşka" tarzı combat prosedürü ile kimi zaman canımdan can alan bir anime. ilahi ishida, önce lightsaber çekip sonra da quincy sadece projectile kullanır geyiği yaparsan ufak at demezler mi adama?
168. bölüm itibariyle filler'lara başlamış olan anime serisi.
fillerların 50-60 bölüm süreceği söyleniyor. "hangi insan evlatı en heyecenlı yerinde yapar bunu "diye düşünmekten alamıyor biz hayranlarını.
yaşlandırıcı animedir
nasıl mı
--dikkat, biraz spoiler aromalı. çok değil--
esas oğlanımız ve esas kızımız var tabii ki. esas kızımız bilmemnelere gidiyor bir bölümde (15-20 arasında bir şeydi). üç-beş bölüm sonra esas oğlanımız eğitilip (bkz: miyagi) (bkz: karate kid) kızın götürüldüğü mekanı dağıtmaya gider. şu ana kadar iyi. ama 64. bölümde geri dönüyorlar! 64e gelene kadar kahramanımız izleyicinin gözü seyirmeye başlıyor.
şimdi buradaki sorun nerede? bir sezon 13 bölümdür (6 aylık dönem) ve animeler genelde 2 sezon yani 26 bölüm sürer. tek sezon sürenler ise sık sık karşımıza çıkmaktadır. sırf hikayenin tamamlanması 45-50 bölüm sürünce insan tepki gösteriyor tabii. sonraki filler isimli zaman kayıplarına girmiyorum bile.
alıp gazı giden animelerin farkındayım. sailormoon 200 bölüm, naruto 276 diye gidiyor, dragonball desen ben çocukken ana kahramanı da çocuktu, şimdi büyümüş dalyan gibi olmuş, çoluk çocuğa karışmış, one piece desen son bölüm kaçıncı bakmaya korkuyorum. ama bence bir yerde hikaye başlamalı, gelişmeli, sonra bitmesini bilmeli. zira her biri 25-30 dakikadan zibilyon tane bölüm izleyecek sabır bende ne yazıktır ki yok
not: orihime karakteri erkek izleyiciyi çekmek için konulmamışsa namerdim
edit: usako'nun yardımlarıyla bölüm sayısı istatistikleri düzeltildi.