olmamış, olmamış, olmamış...olmamış. olmamış hüleeeyn! aklımın kıyısından bile geçmiyordu
blade efsanesinin bu kadar suyunun çıkarılacağı.
normalde üçlemelerde son filmin
epikite modülü en yüksek olur. zira her filmin hikayesi kendi içinde giriş-gelişme-sonuç bölümlerini barındırsa da 2. ve 3. filmler
protagonisti bir önceki filmden daha haşin koşullarda görevini yapmaya zorlar. son filme gelindiğinde esas oğlanın işi çok çok zordur, iyi-kötü arasındaki çatışma inanılmaz boyutlara ulaşmıştır.
elimizdeki film ise bir üçlemenin nasıl bitirilmeyeceğine dair ibret verici bir örnek niteliğinde. amerigan dejenere hip hop kültürü empoze edilmiş, blade/vampir/gotik/karanlık konseptleriyle yakından uzaktan alakası olmayan bol
fucklı espri müsveddeleri bu rezaletin ana sebebi. ilk iki filmi her sene onlarcası üretilen aksiyon filmlerinden biri olmaktan kurtaran gizemli vampirik hikaye ve karanlık atmosferden eser kalmamış. çıtır çerez bir aksiyon filmine indirgenmiş güzelim blade! aksiyon olarak da ahım şahım bişi beklemeyin, sürekli kullanılan kül olma efekti dışında pek bi olayı yok.
wesley snipes abimizin yanına gelen iki yeni yetmeden
jessica biel iyi iş çıkarmış ama
ryan reynolds ise hala
two guys and a girl'deki
berg gibi rol yapmış. gerçi onun suçu değildir büyük olasılıkla, yönetmen müsveddesi
david goyer'indir bütün suç. yanlış anlaşılmasın, berg favori sitkom karakterlerimden biridir ama blade'le, vampirik kan emicilerle, deri kostümlerle alakasını pek kuramadım.
in conclusion, go fuck yourself david goyer!
* dracula ve eski vampirik kehanetler gibi gayet gizemli, ilginç ve etkileyici atmosfer oluşturma potansiyeline sahip bir konunun başarıyla içine etmiş. (bu arada bu konuyu da kendisi yazmıştır, hem yönetmen hem de senarist bu filmde. ilk iki filmin de senaristiydi aynı zamanda.)
mükemmel bir atlayış demekten kendimi alamıyorum. aslında kim bu dingili yönetmen seçmiş onu merak ediyorum. hayır herhangi bir aksiyon filmi çekebilir belki de, blade zaten ilk iki filmle kendisini diğer dandik holivut aksiyonlarından ayırmış bir seri. kendi atmosferini oluşturmuş,
van helsing,
underworld ve daha pek çok benzeri gelicek olan vampirik aksiyon filmlerinin hepsine çok büyük bir ilham kaynağı olmuştur. sanki önceden kralötesi iki tane film çekilmemiş gibi konseptin bir kenara itilmesini anlamak çok güç. hikayedeki pek çok mantık boşluğundan/hatasından bahsetmiyorum bile. (
marvel'a da kafam girsin bu arada.)
hiç kimseye tavsiye etmiyorum bu filmi. cidden paranıza yazık. bunun gibi onlarca film çıkıyor her sene. şahsen bu filmi kaale almıyorum ve serinin gerçek üçüncü ve son filmini bekliyorum. gerekirse
marvel hq'sunu basar, çizerleri rehin alırım. wesley babanın yerinde olsam çekim sırasında işin çığrından çıktığını görünce goyer'in iki yakasından tutup alnının ortasına kafayı çakıp pılımı pırtımı deri trençkotumu katanamı toplayıp giderdim.
filmin hikayesi ise özet olarak şöyle. vampirler blade'i cebren ve hileyle kamuoyuna piskopat bir katil olarak göstermeye çalışıp ondan kurtulmak istiyorlar. bu arada da ilk vampir drakula'yı diriltip onun kanını ve genlerini kullanarak birer
daywalker olmayı planlıyorlar. ilk planları tutsa da
nightstalkers denen vampir avcısı elemanlar blade'i kurtarıp drakula ve komplocu vampirleri alt etmesinde yardımcı oluyorlar.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
az da olsa akılda kalan yerler:
--> psikiyatrist: do you even know who the president is.
blade: an asshole...
--> küçük kız: why do you do that? (blade'i kan açlığını bastıran serumu alırken görünce)
blade: there's bad stuff inside me, this keeps it from getting out.
küçük kız: why can't you just be nice?
blade: because the world isn't nice...
--> hannibal king: ı just have two things to say to you. one, your hairdo is re-dıculous.
and two, ı ate a bunch of garlic and ı just farted. silent but deadly.
--> jessica biel'le tanıştığımız dövüş sahnesi. filmin sitesinden çekebilirsiniz. (bkz:
http://www.bladetrinity.com)
--> hannibal'ın "köpek" fobisi
--> bi de parker posey iyi bi makyaj ve sivri köpek dişleriyle gayet seksi olabiliyomuş.