black rose immortal   

adana çık aradan

  1. opethin morningrise isimli albümünden uzun, fakat insanı baymayan mukemmel bir parça, bu adamları çok seviyorum dedirten parça...

    in the name of desperation
    i call your name
    a lamentation i sigh
    again and again
    spiritual eclipse
    the gateways are closed for me to seek
    the night...
    a veil of stars, watching
    my shadow is born from light
    the light of the eye, in darkness
    over troubled waters memories soar
    endlessly, searching night and day
    the moonlight caresses a lonely hill
    with the calmness of a whisper
    i wear a naked soul
    a blank face in the streaming water
    it is cold in here
    frost scar my coat with dust
    eyes attach to your mute portrait
    we spoke only through thoughts
    together we gazed, awaited
    hours brought thirst and the rising sun
    sunbirds leave their dark recesses
    shadows gild the archways
    do not turn your face towards me
    confronting me with my loneliness
    you are in a forest unknown
    the secret orchard
    and your voice is vast and achromatic
    but still so precious
    lullaby of the crescent moon took you
    mesmerized, its kaleidoscopic face
    granted you a hollow stare
    another soul within the divine herd
    i have kept it
    the amaranth symbol
    hidden inside the golden shrine
    until we rejoice in the meadow
    of the end
    when we both walk the shadows
    it will set ablaze and vanish
    black rose immortal
    it is getting dark again
    dusk shuffle across the fields
    the evening trees moan as if they knew
    at night i always dream of you
    (edinburgh, 23.03.2004 16:43 ~ 16:43)


  2. 8:40'dan 15:00'a kadar olan bölümü bu muhteşem parçanın en güzel bölümüdür kanımca.şarkıyı bölsek zaten en az 4 farklı şarkı çıkar bu bölüm de bu 4 şarkının en güzelidir.
    (headfucker, 10.08.2004 23:37)
  3. neden şarkının parçalara ayrılıp tek başına bir albüm haline getirilmediğini düşünmemi saglayan parça.şarkının hiçbi bölümünde sıkılmazsınız,20dknın nası geçtiğini anlamassınız bile,tam yolda dinlenilecek bi albüm olan morningrise'ın 4. parçası.gelmiş geçmiş en büyük müzik olaylarından biri.
    (sercekafasi, 06.03.2005 00:03)
  4. (bkz: mikael akerfeldt)
    (bkz: müzikal deha)
    (ucurtma, 26.07.2005 00:44)
  5. opeth'in morningrise albümünün dördüncü parçası. aciz müzik bilgimle bu şarkıya ancak mükemmel diyebilirim. extreme progressive metal in en iyi örneklerinden belkide en iyisi. şarkıyı dinlerken gökyüzüne bakıp düşüncelere dalarsınız. tanrıyı ararsınız. çünkü bunu yapan insan olamaz.

    bunu yapan bunları da yaptı:

    (bkz: the apostle in triumph)
    (bkz: the twilight is my robe)
    (bkz: when)
    (bkz: white cluster)
    (bkz: bleak)
    (bkz: the drapery falls)
    (bkz: funeral portrait)
    (bkz: closure)
    (bkz: hope leaves)
    (bkz: ghost of perdition)

    edit başa şimşir tarak: aslında o kadar güzel de değilmiş. geçişler olmamış, çok kopuk kalmış parçalar birbirinden. blackwater park daha iyi gibi geldi şu an.(bunu yapan insan olmama ahvalini sürdürüyor halen.)
    (muskulpesent, 05.07.2006 15:25 ~ 01.11.2007 16:31)
  6. başı nispeten daha coşturucu melodilere sahipken, 9.43'ten itibaren giderek daha da yürek paralayıcı olur. 13.37'den itibaren (i have kept it...) 14.33'e kadarki bölüm (black rose immortal) kesinlikle şarkının doruk noktasıdır.

    bu bölümlerinin aksine clean söylenen bölümleri de insana inanılmaz bir huzur ve mutluluk duygusu verir. burada kadim insan mikael akerfeldt'in sesinin büyük payi vardır tabii. 25 dakikalık bir metro yolculuğunun göz açıp kapayıncaya kadar geçmesini sağlar, tabii eger ses sonuna kadar açıksa şarkının sonundaki cığlığı duyan diğer yolcuların kınayan ya da şaşkın bakışlarına mahsur kalabilirsiniz.
    (iao, 17.07.2006 00:15 ~ 25.06.2008 21:06)
  7. opeth in son derece tehlikeli olan şarkıdır. mikeal in duygusunu hissettirdiği en başarılı parçadır aynı zamanda. anlamsız yere ağlama hissi verir insana ve asla girmemesi gereken düşünceleri sokar aklınıza. türkçe sözlerini merak edenler için nacizane olarak yazayım:

    umutsuzluğun adı ile adını anıyorum
    kendimi paralayarak iç çekiyorum tekrar tekrar

    ruhani yücelik
    aradığım aralı kapılar benim için kapandı

    gece…
    yıldızlardan birinin pençesi izliyor
    gölgem ışıktan doğuyor
    karanlığın içindeki gözlerin ışığından

    rahatsız suların üzerinde anılar uçuşuyor
    sonsuza dek gece ve gündüzü arayış
    ay ışığı yalnız bir tepeyi okşuyor
    bir fısıldayışın telaşıyla

    çıplak bir ruha bürünüyorum
    boş bir surat sel gibi akıyor
    burası soğuk
    ayaz üzerimde tozlu izler bırakıyor

    gözler sessiz portrene asılıyor
    sadece bütün düşünceleri konuşurduk
    hep beraber gözlerimizi dikip bekledik
    saatler susadı ve güneş yükseldi

    güneş kuşları karanlık kovuklarını terk ediyorlar
    gölge kemerli geçitlerde süzülüyor

    yüzünü bana doğru çevirme
    yalnızlığımın üzerine yürü benimle
    sen bilinmeyen bir ormandasın
    gizli kemer
    sesin engin ve şeffaf
    fakat hala çok değerli

    hilalin ninnisi seni aldı
    hipnotize edilmiş kaleydeskopik yüz
    boş bir bakışla seni kabullendi
    ilahi kalbin içinde başka ruh

    onu tutmuştum
    amarant sembolü
    gizli altın tapınağın içinde
    çayırlardaki coşkumuzdan beri
    sonunda gölgeler ile yürürken biz
    o alevlere atılacak ve kaybolacak
    kara gül ölümsüzdür

    hava yeniden kararıyor
    alacakaranlık tarlaların üzerinde süzülüyor
    gece ağaçları bilirmişçesine inliyordu
    geceleri hep seni rüyamda gördüğümü
    (dna, 02.11.2006 16:39 ~ 07.09.2007 23:20)
  8. bu nasıl bir şarkıdırki dinlenip hayran kalınalı aylar yıllar olmasına rağmen hala ardarda 4-5 kere dinlenilebilir ki kendisi bi kaç saate tekabül eder
    (anarion, 06.02.2007 01:45)
  9. mikael akerfeldt'in 'opeth'in en epik şarkısı' olarak nitelendirdiği şarkı.
    (orchidaceae, 13.05.2007 23:41 ~ 14.07.2008 22:53)
  10. içinden alelade bir gruba 1-2 albüm çıkartacak güçte opeth parçası. her ortamda dinlenebilir; her ruh haline uyabilir. bir dinleyen bir daha vazgeçemez.

    zannımca pink floyd'un echoesu ne ise opeth'in black rose immortal'ı odur***.
    (jack, 26.05.2007 01:02)
  11. playlistimin vazgeçilmezinden olan opeth şarkısı.şarkı değil metal senfonisi demek daha doğru.9:40 tan sonrası özellikle tekrar tekrar dinlenen,muhteşem bi müziğe sahip.
    (sophie, 26.05.2007 18:43 ~ 18:44)
  12. maslak kampüsündeki ağaçlı yola girerken şarkının 17:24 nden itibaren olan kısmı dinlenirse, bi de hafif yağmur varsa ,insanı havalara uçuracak girdiği yerin itü değil de farklı bi dünya olduğunu zannettirecek şarkı ya da sophie'nin dediği gibi metal senfonisi.
    (trollvisa, 31.08.2007 15:35)
  13. şarkı süresinin uzun olmasına rağmen insanı sıkmaz, lezzetlidir, her daim dinlenebilir bir opeth şarkısıdır.
    (fulya, 31.08.2007 15:44)
  14. bas gitarların icrası hakkında ciddi sorunları olan opeth parçası. aslında bas gitar sorunu morningrise albümünün temel sorunudur. opeth elemanları o bas kayıtlarından dolayı albümü sevmediklerini söylerler. bence black rose immortal kesinlikle yeniden kaydedilmelidir. umarım böyle bir şey gerçekleşir. ayrıca her yanı sorun olsa da bir şeyin değişeceğini sanmıyorum, tam anlamıyla eşşiz bir parça. on tane daha sağlam parça çıkar bundan.
    (negatif, 31.08.2007 15:51)
  15. mikael akerfeldt'in tanrı rolüne soyunduğu kutsal şarkı.
    (headfucker, 06.09.2007 14:20)
  16. bas gitarlarının icrası hakkındaki sorunların dahi rahatlıkla gözden kaçırılabileceği kadar enfes olan, uzun zamandır defalarca dinlenmesine rağmen sıkmayan ve hala yeni keşfedilebilen bir noktaya sahip olabilen, dinlediğimde bana cehennemin alevlerinde soluyan ölümsüz siyah gülün yapraklarının arasına gizlenmiş bir cenneti, karanlığın ardında aramaya çalışan bir ruhu tasvir eden şaheser.
    (anjeliq, 06.09.2007 23:22)
  17. konserde herkesin umutla beklediği ancak çalınamayacak kadar uzun olan, nickimin ilham kaynağı ve mikael gibi güzel bir insanın içinde ne denli büyük bir şeytanın barındığını adeta haykıran binyılın şaheseri.


    (bkz: hidden inside the golden shrine)
    (black rose immortal, 05.11.2007 13:42)
  18. şarkının doruk noktası burasıdır;

    ı have kept it
    the amaranth symbol
    hidden inside the golden shrine
    until we rejoice in the meadow
    of the end
    when we both walk the shadows
    it will set ablaze and vanish


    ayrıca genç kızlarımızda bir "black rose immortal" olma akımı vardır ki sormayın gitsin..pafta pafta, çarşaf çarşaf donatırlar msn nicklerini, üye oldukları siteleri vs. vs...bir diğer değişik akım için (bkz: cadaveria olma akımı)
    (divine spleen, 07.11.2007 23:17 ~ 23:22)
  19. black rose ve immortal ilişkisiyle lord soth çağrışımı yaptıran müzikal şaheser.
    (yata yata paslandık, 07.11.2007 23:22)
  20. 20 dakikalık mükemmel bir opeth şaheseri. o sert girişiyle sizi bulunduğunuz ortamdan başka dünyalara götürür. şarkı içerisinde kimi zaman sonbaharı yaşarsınız, kimi zaman ilkbahar... kimi zaman ağlatır, kimi zaman huzura kavuşturur. nihayetinde biter şarkı. siz de yeniden dinlemek için 'play' tuşuna basarsınız.böyle de gider saatlerce.

    'do not turn your face towards me
    confronting me with my loneliness'
    (höytfield, 11.12.2007 01:50)
  21. başlangıcında gaza getirip ardından damardan verdiği arabesk etkinin şarkı boyunca sürmesi nörotoksin etkisi yapar. öyle ki; beni gaza gelip 'burayı dağıtırım' tribinden çıkartıp 'bu dünyanın a.k' tribine sokar. o denli de güzel bir şarkıdır. afedersiniz mikael vokalleriyle, gitarıyla, basıyla, melodisiyle siker atar.

    (bkz: çok seviyorum lan)
    (shagrath, 25.06.2008 21:04)
  22. 8.15te giren solosuna hayran olduğum muhteşemin de ötesindeki parça.
    (lord hypnos, 12.07.2008 15:32)