banyo yapılır, okul çantası hazırlanır bizimkiler büyük bir keyifle izlenirdi ancak ilerleyen saat nedeniyle ardından başlayacak olan parlement club'ün filmleri için anneden izin asla çıkmazdı.
dizinin sonunda ali'nin yorumu ve müziğiyle haftasonunun bittiğini ve yarın okul olduğunu hatırlatan, izleyicilerin, oyuncuların büyümesine tanıklık ettiği uzun soluklu, başarılı yapım.
bölüm sonlarında özet yapan dış ses ali'nin; yayını süresince ilkokuldan, üniversiteye, ordan nişanlanmaya kadar gittiğ, sonradan kanal kanal gezen; eski bölümleri de yıllarca yayınlanan yeri asla dolmayacak; ikinci bahar'ın dahi yerini dolduramadığ dizi.
bir de diğer dizilerin aksine herkesimin günlük olaylar işlenirdi. sanırım bugün bir sürü dizi en fazla yüz küsür bölüm çekebilirken, bu dizinin yıllarca izlenmsi bundandı. insanlar ağaları, babaları, sürünen bir türlü doğrulamayanları değil; kendilerini izliyordu.
kapcılar kralı adlı muhteşem bir kemal sunal filminden esinlenerek senaryosu yazılmıştır.benzer karakterlere sahiptir,komşular arasındaki ilişkiler ve apartman hayatı işlenmiştir.
günümzde bile yayınlanması halinde şimdilerde gösterimde olan birçok yerli diziden kat be kat fazla reyting toplayacağına inandıgım, kuruntu ailesi'nden sonra türk tv tarihinin en uzun soluklu yerli dizisidir.
türk televizyon tarihinin en uzun soluklu ve belkide en çok izlenen dizisiydi.katiliyle,cemiliyle,kapıcı caferi,şükrüsü ile her katmandan bir insan profili canlandırılırdı.aynı ekip yaz döneminde bizimkilere ara verip burhaniye yöresinde çekilen yazlıkçılar dizisinde rol alırdı.keşke başlamasıyla biten dizilerin yerine bu ekibi kurup tekrar bu dizi çekilse diyebilsek ama halil pazarlamanın,nazım'ın,doktorun,hüsnü'nün(şükrü'nün babası),halil pazarlamanın bacanağının,leyla'nın(şükrü'nün annesi) artık aramızda olmadığı gerçeği herhalde bu isteğimizi bize geri çevirtir.belki onlarsız bir dizi çevrilse dahi biz o eski hazzı alamayız kim bilir..
mezarlığa dönmüş dizi... flash tvdeki tekrarlarına baktığımda hemen her sahnede aramızdan ayrılmış bir oyuncu görüp hüzünlendim, ulan bu kadar mı yaşlandık dedim... en eskilerden nazım ve kadim dostu, sonra dede,anneanne,eskici, sabri bey artık yok... hey gidi günler hey...
her ailenin, her ferdin kendinden bişeyler bulduğu dizi.
dizi şükrü'nün oğlu ali'nin dilinden anlatılır, ali her bölüm sonunda haftanın olaylarını ayrıca özetlerdi.
ali'nin dayısı hapse girmiş, dedesi vefat etmiş, babası ile amcası* kaç kere kavga etmiş, kız arkadaşı olmuş ve bir nesil büyümüştü.
çocukluk döneminde başlayıp uzun yıllar devam eden türk dizisi. pazar akşamları ödevlerimi bitirme saatimle başlar, bazen çay bazen de yemek eşliğinde izlenirdi. o saatte kimse internet başında, kafede yada ne bileyim orda burda sürtmezdi, herkez bir arada olur, keyifle seyrederdi. konusunda aşk, şahvet, intikam, para, silah ve çatışma barındırmadan yıllarca kendini izlettirmişti.