kirlenen bizdik dünya değil.tükenen bizdik zaman değil. terkettiğimiz her şehirde biraz eksildik. ilkler özeldi diye sonlar sıradanlaşmalıydı. kandırıldığımızda şaşırmamayı ve kandırmayı öğrendik. her göç sonrası "evet işte burası, orası burası işte" diye diye azaldık. hep güzel başladık ama bitiremedik. kendiliğinden bitsin istedik; korkuyorduk çünkü. çocukluk arkadaşımız büyümüştü çoluk çocuğa karışmıştı oysa biz hala kaçmak istiyorduk.hani biri çıkıp "gidiyorum" dese "kal" diyemeyecektik gelen giden yoktu halbuki. unuttuğumuz bir yerden sonra kimsenin büyümediğiydi çocukluk arkadaşımız en azından deniyordu. biz buzağıyı öküzden çok uzakta arıyorduk belki. çok kullanılmaktan eski duygular.annemizi anlayamıyorduk ya anladığımızda hayatının ne kadar zor olduğunu anladık.hiç yapmadığımız şeyler yapmak istiyorduk bir fransızla dillere destan bir aşk yaşayacaktık daha..