1. eskiden herşeyin bembeyaz tertemiz görüldüğü ama büyüdükçe aslında hepsinin ne kadar kirli olduğunu,biz büyüdükçe bizimle beraber dünyanın da kirlendiğini çok iyi özetleyen cümle.
  2. ''bi sabah uyandığımda,herşey değişmişti,hayat dün gece uyuduğumdaki kadar kolay değildi.ne olmuştu da bir gecede herşey değişmişti,bir gecede değişebilecek kadar kolaymıdı herşey.işte o günden sonra güldüğüm,ağladığım şeylerde değişti.neden 3 gün öncesine kadar beni hasta edercesine,kan kustururcasına kadar ağlatan olaylar 3 gün sonra beni nasıl tepkisiz bırakabilirdi?cevap geldi derin sessizlikten,büyüyorsun.hiç inanamadım bu söze ben hep ben değilmiydim?yoksa alışıyorudum bu sahte dünyaya,korkularım bi anda bu sahte dünyanın bir parçası olmak mı olmuştu.karar veremedim;büyüyormuydum,alışıyormuydum?işte o sabahtan geriye sadece,herşeyin sahte olduğu kaldı.herşey zaten hep kirliydi ve biz büyüdük ve biz alıştık''dedirten cümledir...
  3. murathan munganın dizeleri yamulmuyorsam.
    tabi biz büyüyünce mi gerçekten dünya değişti, kirlendi; ya da hep böyle miydi de biz mi o çocuk saflığıyla fark edemedik; yada dünya aynı da biz mi değiştik orası meçhuldur işte.
    ama hangi nesil olursa olsun bu duyguyu hissetmeye mahkum malesef...
  4. gabriel garcia marquez evvelini şöyle anlatır:
    "dünya daha öylesine çiçeği burnundaydı ki birçokşeyin adı yoktu ve onlardan bahsederken parmakla göstermek gerekiyordu."
  5. nesil farkı aramaksızın, herkesin ağızbirliğiyle tekrarladığı söz.
    o değil de, bir de şu açıdan bakmaya ne dersiniz?
    belki de biz büyüdük ve aslında dünyanın "bombok" bir yer olduğunu fark ettik. her geçen jenerasyon "madem dünya bu kadar kirli, o zaman ben de sıçayım, hep beraber sıçalım içine?" diye düşünmüş olabilir.
    hiç öyle bez reklamlarındaki gibi de olmuyor valla; sıçıyoruz, sıçıyoruz, popomuz kuru falan kalmıyor, daha da ıslanıyor.
    du bakalım bi yerlere gidiyoruz da neresi olduğu meçhul.
  6. biz büydük ve aaa kirliymiş dünya!!!hepimiz eminim çok şaşırdık bunu farkettiğimizde ki muhtemelen çoğumuz bunu üniversitede anladık hayatın toz pembe olmadığını, arkadaş dediğimiz şahsiyetsiz şahsiyetlerin elinde kazma kürekle bizim geçtiğimiz yollarda harıl harıl çukur kazdığını ya da yavrucum diyen her teyzenin veya amcanın bunu içindeki şefkat yoğunluğundan söylemediğini, bunları gördükçe madalyonun diğer yüzüyle karşılaştıkça dost sohbetlerinde hani şu şarkı vardı ya "biz büyüdük ve kirlendi dünya" anlamlı kelime grubunu sık sık tekrarlar olduk.