m.ö. 7.yy'da trakya'dan anadolu'ya göçen bitinler'in batı marmara'da kurdukları devlet. m.ö. 3.yy sonları ve 2.yy'da en güçlü dönemini yaşadı, roma'nın ülke üzerindeki hakimiyeti'nin artmasıyla birlikte bitinya-pontus olarak yeni bir hal aldı. bitinya sınırları içinde günümüzde istanbul anadolu yakası, bursa'nın büyük bir bölümü, izmit, sakarya ırmağı ve çevresi ile bolu ve zonguldak illeri yer alıyordu. bursa ilinin adı(prusa), şehri kuran bitinya kralı prusias'dan gelir.
bölge, adını küçük asia (anadolu)’ya trakya ve boğazlar üzerinden girmiş bir thrak boyu olan bithynler’den almıştır.
homeros’un eserlerinde bithyn adına rastlanmamaktadır, buna karşılık iliada’da bölge halkını mysialılar ve phrygialılar olarak adlandırmıştır. thoukydides, strabon, plinius gibi yazarlar da zaman zaman asia thrakları adını verdikleri bu halkınküçük asia’ya avrupa’dan geldiği konusunda hemfikirdirler. küçük asia’ya m.ö. 1200 yıllarında girmeye başlayan thrak kökenli bu halklar, boylar halinde hareket ediyorlardı. her boy ayrı bir beyin yönetimi altındaydı. bunlardan adları en çok duyulanları phrygler ve myslerdir. küçük asia’ya dalgalar halinde ve daha çok hellespontos üzerinden gelen bu ilk thrak boyları önceleri hellespontos ve propontis kıyıları ile ida dağı yani marmara denizinin güney kesiminde birbirine yakın ama ayrı ayrı bölgelere yerleştiler. thrak boylarının göçü daha sonra m.ö. ı. binyılın ilk yarısı içinde de sürmüş, küçük asia’nın kuzeybatı kesimleri bu kez bosporos üzerinden geçerekgelen göçmen dalgalarının etkisi altına girmiştir. bu boyların en tanınmışı olan bithynler, yerleştikleri bölgeye kendi adlarını vermişlerdir.
bithynia bölgesi günümüzde istanbul ilinin tüm anadolu yakasını; kocaeli, adapazarı, bolu illerinin tümünü; zonguldak ilinin batı yarısını; bilecik ve bursa illerinin daha çok kuzey kesimlerini kapsıyordu.
kuzeyinde karadeniz (pontos euksinos) bulunur.
bölge günümüzde de olduğu gibi eski çağlarda da termal turizmi açısından önem taşıyordu. örneğin bursa’nın bugünki adı çekirge olan basilika therma kaplıcaları romalılar döneminden beri halkın tedavi amacıyla akın ettiği bir yerdi. kuzeyde, astakos körfezi’nin güney kıyıları üzerineki pythia thermai ve çevresi ise özellikle bizanslılar döneminde ün kazanmıştı. bu yörede iustinianus bir saray ile halka açık bir hamam inşa ettirmişti.