ilişkiye başlamış iki insan ve ardından gelen ayrılık çanlarıyla kulakların doygunluk noktasına gelip, iplerin koptuğu anda, taraflardan herhangi birinin, ilişkisinin bitiş sebebine göre iyi yada kötü kendi kendine yada çevresine biten ilişkisinin ardından söylediği ilk sözdür.
biten bir aşk için
söylenecek söz şu olmalı
-güzeldi yine de
hiç kimse bir aşkı
onarmaya kalkmasın
kaybedilmeye değer
en güzel anında bitirilmişse eğer.
zordur... gerçekten çok zor neden biliyor musun? çünkü birini seversin ilktir senin için kavgalar kandırmalar başlar sen delicesine aşıkken ve bir gün gelir ayrılırsın ondan karakterinin kaybolduğunu anladığında. sonra uzun süre hayır dersin herkese. gün gelir yine bir şey başlar manasızdır ona sevginin şekli. belki çok farklı zannetmen, bilmenden ötürü müdür nedir. belki sadece bir minnettarlıktır sevgiden öte... artık gerçekten sevdiğin için değil, gerçekten sevildiğini bildiğin için onlasındır. huzurlu aylar gelir geçer. ciddileşince durum ağırlaşırsın yeterincede ağırken, kendi yaşın gibi olamassın artık bitmiştir o neşeli görünen sıfatın... yerini daha sağlam yere basan mantıkçıl bir insan almışken bu seferde karşındaki tabir-i caizse mantıksızlaşır dolar taşar yakınlıklarından, konuştuklarından. gözü döner sevgisinden ve sana zarar vermeye başlar. bu durumda oturur düşünürsün sevmek mi sevilmek mi diye güler geçer mantıkçıl ifadenle ona otokontrolune sahip çıkmaması halinde kaybedeceğin bir şey olmadığını açık net ve sert bir şekilde söylersin...
bu bir süre dingin gitmesine yeterlidir. sonrasında karakterlerin sen ne yaparsan yap ne olursan ol değişmeyeceğini anlar bizzat yaşarsın. evet artık bunun da yürümeyeceğini anlar yoluna tek devam etmeyi uygun görürsün...
başın ağrır her gün doğumunda bu süre boyunca yoğun düşünceler, olaylar, öğütler ve bir türlü açılmasını istemediğin geçmişinin insanları sorulmaktan. yaşamak, hatırlamak istemesende bir şekilde karşına çıkar ve zaman derki bak geçti... canın acımıyor... farkındamısın onu onca şeye rağmen affedebilirsin!! hayır dersin zamana sen geçtin ve bittin. farkında olduğum tek şey artık etkilemediğin!
bu sefer daha güçlü hissedersin çünkü tecrübelenmişsindir artık aşk şanstır, inanmadığın ve inanacak bir yaşantın olmadığına inancındır.
365. günün sabahında kalkar yanlız hissedersin dağınık ailenin ortasında. sorun sırf dağınık olmasıda değildir mutsuzken dağıldığında mutlu olması gereken huzuru bu şekilde aramış ve uygulamış insanların daha da mutsuzlukları çirkeflikleri seni daha da yanlızlığa iter. uzun zamandır hayatından haberdar ve dostun olan kişiyle hergün, her sabahın akşamı, her akşamın sabahı vardiyalı görüşür ona alışır ve bir şekilde gerçekleşen seni ona, onu sana iten sebepler ilişkisi doğar... düşünmessin neden hergün görüştüğünü, sorgulamassın, yakıştıranlara kızar; "hayır! asla onu bir ilişki olarak düşünmedim" dersin nedense aynı şekilde davranır karşı tarafta... neden her gün görüşsende özleminin sebepsiz arttığını anlamassın. gün gelir dostunla dudak dudağa kalırsın. o an ne olup bittiğini daha iyi anlarsın... tüm vücudun karıncalanır. savunmasızc yakalnmış ve elinden tek bir şey gelmemiştir. düşünürsün bir anda arkanı dönüp koşarcasına eve giderken o gücü nasıl bulduğunu ve nasıl dona kalmanın seni bu kadar farklı hissettireceğiini... eve vardığında nefesin tükenmiş yorgunsundur. aynı şekilde sorgulamamak ister kitaplara verirsin kendini kelimelerin anlamı sana anlattıkları bugün tamamen senin yaşadıklarındır. sonra bir bakarsın ki kitabı değil kendini okuyorsundur. 3 gün boyunca evden çıkmassın ondanda haber almak istemessin… ( ki zaten o da aramamıştır ) 3, günün sonunda bir mj alınır. “özledim, gene buluşup kaynatsak mı?” karar veremesin bir yandan utanır bir yandan can atarsın hazırlanmaya demeden zaten hazırlanıp evden çıkışının acelesi almış başını gitmiştir. uzaktan görürsünüz birbirinizi bakarak yavaşça yaklasır bir andayine sımsıkı kollarında kulursunuz kendinizi ne kadar süre durabilirseniz durursunuz demek yerinde olmaz çünkü o an zaman durmuş gibidir. çok özlenen bir dosttur sarıldığın, çok özlenen bir yakının, çok özlenen aşkındır belki… sorgulamadan dolanılır sokaklarda sevgili ötesi bir başlık altında gülerek eylenerek, hem bir anda ciddi hemde bir anda olanlara dona kalarak. evet dersin kendince bu kader olmalı seçim değildi bu bir anda oldu ve gülersin bunları düşünüp onca tatlı anıyı arkanda bırakarak 6 ayın hergünü sıkılmadan görüşülerek… sonra… bir sabah kalkar aradığını görürsün ama sen o uyurken aramış ve sen duymamışsındır. ararsın o gün boyunca fakat çıkmaz telefonlarına. 3 gün aynı durum ard arda ve yoğunluğu dehşetle artan o lanet zaman geçer. artık sağlığından şüphe eder kendi sağlığını kaybeder arkadaşlarından ulaşmaya çalışırsın. kimsenin ona ulaşamaması seni dfahada dehşete düşürür derken her yer kararır. gözünü açtığında elini sıkıca tutan kuzenin vardır yanında. en sonunda kardeşini ararsın… durumu anlatır artık meraktan ölebileceğini açıkça ifade edersin. artık ayrılık umrunda olmaktan çıkar ya ona bişi olduysalar kafanı darmadağın eder. çok geçmeden kardeşi sana geri döner arayacağım onu ben dedi ve çok endişeliydi der. ardından bir arkadaşı daha geri döner. bayıldığından ve bir şekilde hayatta olduğundan seni haberdar etmesi gerektiğini içeren bir mj attığını söyler.
artık tek bir şeyden eminsindir. sağlığı gayet iyidir, şükürler olsun dersin gözlerinden yaşlar umarsızca aka aka. ama geriye kalan tek şeyde senin “sevdiğin” sende habersiz 3 günü geçirmiştir. evet acı duymamıştır seni merakta bırakmaktan yada haber alamamaktan. kesin olan diğer şeyde kesinlikle ya biri vardır hayatında senden başka yada biri kafasını karıştırıyordur. çünkü sağlığından haberdar edip sana haber vermesini isteyip ona mj atan arkadaşına bile geri dönmemiştir. ne olursa olsun seni artık sevmesede o mj’a geri dönerdi. mutlaka yüzü yok demekki bitmeyen tek bir şey yok dersin. hala ve hala aramaması sende olan biten hakkında herşeyi daha iyi anlamanı sağlar. evet bir şekilde kendini toparlayacak ve sana geri dönüş yapacaktır bittiğini net olarak kararlaştırdığınızda ise ne söylerdiniz tek bir şey mi? bence hiçbir şey söyleyemezdiniz…
çünkü ben söyleyemeyeceğimden eminim. uzun bir suskunluk işte hepsi bu…
+aman allahım neye dönüşmüşüm, bir an önce kendime dönmeliyim. bu halimle ben bile kendimi sevemem.
biten ilişkinin ardından söylenecek son söz: bir ilişki yaşandıysa, bitmesinde kimse suçlu değil. (-içinde aşk olan ve ihanet olmayan ilişkiler için-. yok lan pollyanna felan değilim ama öyle yani. bir etki tepki meselesi. olaylar bi yere getirir kişileri ve ilişkileri. ve çoğu zaman hakettiğine inandığını yaşarsın. o yüzden önce bilinçaltını temizlemek lazım. ve hiç dinlenmeden kendine gelmeden, bir ihanetin yıkımını üstünden atmadan hemen yepyeni bir ilişki kurmaya kalkışmamak, yıkık bir temele sağlam bir ev yapılmayacağını bilip veli göçer mantığıyla ilişki yaşamamak lazım. sonuçlardan da kimse sorumlu değil. karakter çatışmaları gayet doğal bir sebep, anlaşmazlıklar her iki tarafın da suçu olamaz. sadece aşk yaşanmaz, ee anlaşamadığın insanla da aşk yaşama, arkadaşı ol ne bilim uzaktan akrabası felan ol ama sevgilisi olma yani. bu kadar basit işte sonunda. suçlu yok, sonunda kendi hatalarını da anlarsın, her hata suç değildir, hata yapmadan öğrenilmez bazı şeyler. ne kendini ne bir zamanlar sevgilin olmayı haketmiş birini suçlu görmezsin, sadece hatalarınızı görür ders çıkartır, eski bir dost gibi hatırlamayı tercih edersin. gün gelir karşına çıkarsa bir lise anısı gibi tatlı ve geçmişte kalmış olarak anıp gülümseyeceğini bilirsin.)
ilk olarak kamerayı açın. kayda basın. giden günlerim oldu diyin. şarkının devamıyla birlikte duşun altına girin. yavaş yavaş ıslanırken alnınızdan dökülen şaçları kenara atın. acı çekin.